Ana içeriğe geç
Sözlük

fin ile cümle

fin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Finlandiya haritada.Finland is on the map.
Bir fincan kahve bir kron.A cup of coffee costs one crown.
Bir fincan kahve bir kron mu?Does a cup of coffee cost one crown?
Bir fincan kahve, baş ağrımı ortadan kaldırdı.A cup of coffee cleared up my headache.
Bir fincan kahve için onu içeriye davet etti.She invited him in for a cup of coffee.
Köpeğime her akşam iki fincan köpek maması yediririm.I feed my dog two cups of dog food every evening.
Bu programın finansmanı aşağıdaki sponsorlar tarafından sağlanmıştır.Funding for this program was provided by the following sponsors.
Aperatif olarak, meyve ve fındık yer.For snacks, she eats fruit or nuts.
Sabahları her zaman bir fincan kahve içerim.I always drink a cup of coffee every morning.
Bana bir fincan kahve getirmeni istiyorum.I'd like you to get me a cup of coffee.
Gidip size bir fincan kahve getireceğim.I'll go and get you a cup of coffee.
Bana bir fincan daha kahve doldur ve bir çörek daha yiyeceğim.Pour me another cup of coffee and I'll eat another doughnut.
Bir fincan kahve mi veya bir fincan çay mı tercih edersin?Would you rather have a cup of coffee or a cup of tea?
Lütfen iki bardak çay ve bir fincan kahve alabilir miyiz?Please can we have two cups of tea and one cup of coffee.
Ben Finlandiyalıyım.I'm Finnish.
Ben Finim.I'm Finnish.
Helsinki Finlandiya'nın başkentidir.Helsinki is the capital of Finland.
Tom daha önce üç fincan kahve içti.Tom has already drunk three cups of coffee.
Tom final sınavını geçemedi.Tom failed to pass the final exam.
Tom kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.Tom drank a few cups of coffee to keep himself awake.
Tom bir fincan kahve içti.Tom drank a cup of coffee.
Tom'un bir fincan kahve için yeterli parası yok.Tom doesn't have enough time for a cup of coffee.
Tom finans alanında bir uzman olduğunu iddia etti.Tom claimed to be an expert in finance.
Tom her zaman sabahleyin en az üç fincan kahve içer.Tom always drinks at least three cups of coffee in the morning.
Tom Mary'ye bir fincan kahve doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee.
Tom, Mary ve John'un finansal durumlarını tartışmalarını dinlememeye çalıştı.Tom tried not to listen to Mary and John discussing their financial situation.
Lütfen bana bir fincan kahve ver.Please give me a cup of coffee.
Tom Mary'ye bir fincan kahve koydu ve kendi fincanını tepeleme doldurdu.Tom poured Mary a cup of coffee and topped off his own.
Ben bir fincan çay alacağım.I'll take a cup of tea.
Tom'un acelesi vardı bu yüzden ikinci fincan kahvesini içmeden bıraktı.Tom was in a hurry so he left his second cup of coffee undrunk.
Tom strafor bir fincandan kahve içiyorduTom was drinking coffee out of a Styrofoam cup.
Tom bir fincan kahve içmek istiyor.Tom wants to drink a cup of coffee.
Tom gününe genellikle sıcak bir fincan kahveyle başlar.Tom usually starts his day with a hot cup of coffee.
Tom kendine ikinci fincan kahveyi doldurdu.Tom poured himself a second cup of coffee.
Tom şu an finaller için inekliyor.Tom is now cramming for the finals.
Tom mükemmel bir fincan kahveyi demlemeyi öğrenmeye çalışıyor.Tom has been trying to learn how to brew the perfect cup of coffee.
Tom ikinci fincan kahveyi içti ve bir çörek daha yedi.Tom drank a second cup of coffee and ate another doughnut.
Tom akşam yemeğinden sonra bir fincan kafeinsiz kahve içti.Tom drank a cup of decaf after dinner.
Tom garsondan bir fincan kahve daha istedi.Tom asked the waiter for another cup of coffee.
Bu çayın sıcaklığı fincanımı tutamayacak kadar sıcak yapıyor.The hotness of this tea is making my cup too hot to hold.
Kendime bir fincan kahve doldurmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I poured myself a cup of coffee?
Ben o fincanı kullanıyorum.I'm using that cup.
Ben Finim ama İsveççe de konuşuyorum.I am Finnish, but I speak also Swedish.
Şampiyonanın finalleri Meksika'da olacak.The finals of the championship will be in Mexico.
Tom Mary'ye bir fincan kahve verdi.Tom gave Mary a cup of coffee.
Final Fantasy bir film değil, video oyunudur.Final Fantasy is not a movie, but a videogame.
Size bir fincan sıcak kahve yapayım.Let me make you a cup of hot coffee.
Final sınavları yaklaşıyor, bu yüzden meşgulüm.Final exams are coming up, so I'm busy.
Zaten Norveç ve Finlandiya'ya gidiyorum.I am already going to Norway and Finland.
Zaten Norveç ve Finlandiya'ya gideceğim.I am already going to Norway and Finland.
Bu öğleden sonra final sınavına hazırlanacağım.I'm going to prepare for the final exams this afternoon.
Bu öğleden sonra final sınavlarına çalışacağım.I'm going to study for the final exams this afternoon.
Fındıkfaresi gibi yorgunum.I am tired like a dormouse.
Sana yıldız ışığı ve bir fincan çay verebilirim.I can give you the starlight and a cup of tea.
O, Finlandiya'nın başbakanıdır.She is the Prime Minister of Finland.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar yatmıyor.Mary is staying up late this week to prepare for her finals.
Babam her sabah bir fincan kahve içer.My father drinks a cup of coffee every morning.
Sabahleyin, Sandra bir dilim ekmek yer ve bir fincan kahve içer.In the morning, Sandra eats a slice of bread and drinks a cup of coffee.
Sabahleyin her zaman iki fincan kahve içerim.I always drink two cups of coffee in the morning.
Babam anneme tam da onun hoşlandığı şekilde bir fincan kahve yaptı.My father made my mother a cup of coffee just the way she likes it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod