Ana içeriğe geç
Sözlük

fin ile cümle

fin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom finalistlerden biri mi?Is Tom one of the finalists?
İkinci Dünya Savaşından önce Finlandiya ve Rusya arasındaki sınır Leningrad'a yakındı.Before WWII, the border between Finland and the USSR was near Leningrad.
Benim bir fincan şekere ihtiyacım var.I need a cup of sugar.
Tom, Finlandiya'ya taşındı ve bir ren geyiği üreticisi oldu.Tom moved to Finland and became a reindeer herder.
Sincap, fındığı yedi.The squirrel ate the hazelnut.
Günü internette fingirdek kız videoları izlemekle geçiriyor.He spends the day watching kitten videos on the Internet.
Finlandiya'nın başkenti Helsinki'ye hoş geldiniz!Welcome to Helsinki, the capital of Finland!
Tom sincabın yaptığını yaptı ve fındıkları yedi.Tom did the same as the squirrel and ate nuts.
Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.Baklava are sweet pastries made from layers of filo dough filled with chopped nuts.
Ben Fin değilim.I'm not Finnish.
Finlandiya'da 187.888 tane göl vardır.There are 187,888 lakes in Finland.
Tom Maria'nın önüne bir fincan kahve koydu.Tom put a cup of coffee in front of Maria.
O zaten üç fincan kahve içti.He's already drunk three cups of coffee.
Finaller yaklaşırken neredeyse sinir krizi geçirecektim.As finals approached, I nearly had a nervous breakdown.
Tom fincanı kırdı.Tom broke the cup.
Tom bana bir fincan çay koydu.Tom poured me a cup of tea.
Tom bir fincan çay sipariş etti.Tom ordered a cup of tea.
Kahve fincanı ağzına kadar dolu.The cup of coffee is full to the brim.
Ben de bir fincan kahve isterim, lütfen.I'd like a cup of coffee, too, please.
Marika Fin ama Almanca konuşuyor.Marika is Finnish, but she speaks German.
Tom bir fincan kahve isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I wanted a cup of coffee.
Çalışmalarım annem tarafından finanse edilir.My studies are financed by my mother.
Şu andan itibaren, ofise geldiğimde masamın üzerinde sıcak bir fincan kahve istiyorum.From now on, I want a hot cup of coffee on my desk when I arrive at the office.
Çay fincanı düştü ve parçalandı.The teacup fell down and shattered.
Tom'un finalist olacağını düşünüyorum.I imagine Tom will be a finalist.
Tom'un bir finalist olacağını düşünüyorum.I expect Tom will be a finalist.
Bence Tom bir finalist olacak.I think Tom will be a finalist.
Fince oldukça muhafazakar bir dildir.Finnish is a pretty conservative language.
O, Fince'de iki kitap yayınladı.He published two books in Finnish.
Devlet finansmanı nerededir?Where is the government funding?
Bir fincan kahve için buluşalım.Let's meet for a cup of coffee.
Önce bir fincan çay alalım.Let's have a cup of tea first.
Bejo bronz fincanda zencefilli bir kahve yapar.Bejo makes a ginger coffee in a bronze cup.
Ben bir finansal uzmanım.I'm a financial expert.
Bu bir fincan.This is a cup.
Tom bağımlılığını finanse etmek için Tom birkaç kredi kartını çaldı.Tom stole several credit cards to fund his addiction.
Tüm finansal sistem yakında çökecek mi?Will the entire financial system collapse soon?
Tom fincanı ağzına kadar doldurdu.Tom filled the cup to the brim.
Sana bir fincan kahve yaptım.I've made you a cup of coffee.
Fadıl, Leyla'nın kaçışını finanse etti.Fadil financed Layla's escape.
Tom bana bir fincan çay doldurdu.Tom poured a cup of tea for me.
Bir fincan daha kahve içmek isterim.I'd like to drink another cup of coffee.
Şimdiden üç fincan kahve içtim.I've drunk three cups of coffee already.
Günde en az üç fincan kahve içerim.I drink at least three cups of coffee a day.
Ben Finlandiya'da doğdum.I was born in Finland.
Bir fincan kahve içinceye kadar uykum geldi.I was feeling sleepy until I drank a cup of coffee.
Kendime bir fincan kahve daha doldurdum.I poured myself another cup of coffee.
Kendime üçüncü bir fincan kahve doldurdum.I poured myself a third cup of coffee.
Kendime bir fincan kahve aldım.I bought myself a cup of coffee.
Sadece bir fincan kahve istedim.I only wanted a cup of coffee.
Kendime bir fincan çay doldurdum.I poured myself a cup of tea.
Sadece benim fincanımdan içtin.You just drank from my cup.
Kendime bir fincan çay yaptım.I made myself a cup of tea.
"Ne alırsınız?" "Üç fincan kahve istiyorum, lütfen.""What would you like?" "I'd like three cups of coffee, please."
Fin Ugor dillerini severim.I love Finno-Ugric languages.
Hızlı bir fincan kahve almak ister misin?Do you want to grab a quick cup of coffee?
Yüksek finans dünyasına hoş geldiniz.Welcome to the world of high finance.
Finlandiya'nın ulusal destanı Kalevala'dır.Finland's national epic is the Kalevala.
Kış Savaşı, Finlandiya ile Sovyetler Birliği arasındaki askeri bir çatışmaydı.The Winter War was a military conflict between Finland and the Soviet Union.
Finlandiya, gondolları ile ünlü değildir.Finland is not famous for its gondolas.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod