Derek Parfit isminde bir filozofun beni ve aynı alanda çalıştığım arkadaşlarımı etkilemiş bir sözü var.Философът Дерек Парфит, е казал някои думи, които вдъхновиха съавторите ми и мен.
Derek Parfit isminde bir filozofun beni ve aynı alanda çalıştığım arkadaşlarımı etkilemiş bir sözü var.ישנו פילוסוף, דרק פארפיט, אשר אמר כמה מילים שהיו להשראה עבורי ועמיתיי.
Derek Parfit isminde bir filozofun beni ve aynı alanda çalıştığım arkadaşlarımı etkilemiş bir sözü var.هناك فيلسوف، ديريك بارفيت، قال لي بعض الكلمات التي كانت ملهمة لي و لمساعدي في الكتابة و التأليف
Derek Parfit isminde bir filozofun beni ve aynı alanda çalıştığım arkadaşlarımı etkilemiş bir sözü var.次の言葉から着想を得ました。 「私たちはときに、失敗を思い込み、失敗を想像することで
Dođa, filozof Martin Heidegger'in belirttiđi gibi, sýnýrsýzca sömürebileceđimiz büyük bir benzin istasyonudur.받아들이지 못하고 눈을 감아버립니다. 특히 자연계와 연결된 문제에 대해선 정도가 더 심하죠.
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınČtvrté vysvětlení je zachyceno v titulu knihy zvané
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınCzwarte wyjaśnienie jest zawarte w tytule książki
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınDie vierte Erklärung ist aus einem Buch mit dem Titel
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ın네번째 이론은 철학자 피터 싱어가 쓴 확장하는 동심원이란
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınLa cuarta explicación fue capturada en el título de un libro
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınŠtvrté vysvetlenie je obsiahnuté v knižke
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınΗ τέταρτη εξήγηση αποτυπώνεται στον τίτλο ενός βιβλίου
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınЧетверте пояснення відображене у назві книжки
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınЧетвёртое объяснение отражено в названии книги
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınההסבר הרביעי תומצת בכותרת של ספר,
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ınالتفسير الرابع موضح في عنوان كتاب
Dördüncü açıklama, filozof Peter Singer'ın他人の利害を自らのものとして考える力です
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Als je een scheepsvloot wilt bouwen, ga je niet zitten praten over timmerwerk.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Bila Anda ingin membangun armada kapal, Anda tidak duduk berbicara tentang ilmu tukang kayu.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Dacă vrei să construieşti o flotă de vapoare, nu trebuie sa stai la poveşti despre tâmplărie.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Ha egy flottányi hajót akarsz építeni, nem üldögélsz az ácsmunkáról beszélve.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Jeśli chcesz zbudować flotę statków, nie nawołuj do zdobycia drewna.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."만일 함대를 구축하려면, 그냥 앉아서 목공에 대해서나 떠들지 않아요.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Nếu bạn muốn xây dựng một đội tàu, bạn không nên ngồi đó và nói về nghề mộc.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Om du vill bygga en flotta så sitter du inte och talar om snickeri och hantverk.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Se quiserem construir uma frota de navios, "não se sentem a falar de carpintaria.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Se vuoi costruire una flottiglia di navi, non ti metti a parlare di carpenteria.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Si quieres construir una flotilla de buques, no te sientes a hablar de carpintería.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Wenn man eine Flotte an Schiffen bauen will, sitzt man nicht herum und redet über Schreinerei.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Αν θέλεις να φτιάξεις μία αρμάδα πλοίων, δεν κάθεσαι να μιλάς για την ξυλουργική.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Ако искате да изградите флотилия от кораби, не седите и говорите за дърводелство.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz."Если хочешь построить флотилию кораблей, не нужно рассиживать и обсуждать трудности плотничного дела.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz." אם אתה רוצה לבנות שייטת של ספינות, אתה לא יושב ומדבר על נגרות.
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz.إذا اردت ان تبني اسطولا من السفن .. لاتهتم فحسب بالنجارة ..
"Eğer gemilerden küçük bir filo kurmak istiyorsanız, marangozluk hakkında konuşup zaman kaybetmezsiniz.大工仕事について話し込むんじゃなくて 離れた岸を探検するビジョンで
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz. Bunun iki temel ogesi var.Asta este ceea ce avem, filozofia către care trebuie să ne schimbăm. şi care are două componente.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Das ist die Philosophie, die wir uns aneignen müssen.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Đây là những gì chúng ta có, chúng ta phải thay đổi theo triết lý đó.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Dit is wat we hebben, de filosofie die het moet worden.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Ebbe a filozófiai irányba kell változtatnunk.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Esto es lo que tenemos, la filosofía a la que debemos cambiar.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.이것이 우리가 갖고 있는 것, 바로 우리가 변화를 지향하는 철학이죠.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Si tratta della filosofia verso la quale dobbiamo dirigerci.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.To filozofia, na którą musimy się przestawić.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Tohle je co máme, filozofie, kterou musíme změnit.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Toto je to, čo tu máme, filozofiu ktorá musí byť zmenená.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Voici ce que nous avons, la philosophie vers laquelle nous devons aller.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Αυτό είναι που έχουμε, η φιλοσοφία προς την οποία πρέπει να κινηθούμε.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Вот что у нас есть, философия, которую мы должны принять.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.Това имаме, философията, към която трябва да води промяната.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.זה מה שיש לנו, הפילוסופיה אליה אנו צריכים לעבור.
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.ان الفلسفة التي نملكها .. يجب ان نغيرها
Elimizdeki bu, iste bu filozofiye yonelmeliyiz.そこには本質的な要素が二つあります
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Gdybym był naukowcem czy filozofem chciałbym by ludzie mówili o mnie za 200 lat.
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Kdybych byl vědec, nebo filosof, chtěl bych, aby o mě lidé mluvili ještě za 200 let.
Eper bir bilim adamı yada filozof olsaydım, 200 yıl içinde insanların benim hakkımda konuşmalarını isterdim.Αν ήμουν επιστήμονας ή φιλόσοφος θα ήθελα να αναφέρονται σε μένα μετά από 200 χρόνια.
Euclid, İsa'nın doğumundan 300 yıl önce yaşamış bir filozof ve matematikçi.유클리드는 그리스의 수학자이자 철학자로 기원전 약 300년에 살았던 사람입니다
Euclid, İsa'nın doğumundan 300 yıl önce yaşamış bir filozof ve matematikçi.Bol to grécky matematik a filozof, ktorý žil približne tristo rokov pred našim letopočtom.
Euclid, İsa'nın doğumundan 300 yıl önce yaşamış bir filozof ve matematikçi.Był on greckim matematykiem i filozofem, który żył około 300 lat przed Chrystusem.
Euclid, İsa'nın doğumundan 300 yıl önce yaşamış bir filozof ve matematikçi.Byl to řecký matematik a filozof, který žil přibližně 300 let př. n. l.