Ana içeriğe geç
Sözlük

filler ile cümle

filler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sumatra'da filler yıldırım ile ilişkilendirilir.În Sumatra, elefanții erau asociați cu fulgerul.
Filler 30'dan fazla emri öğrenebilir.Elefanții pot fi instruiți să răspundă la peste 30 de comenzi.
Romalılar fillerin kendilerinin dindar olduğuna inanır ve güneş ile yıldızlara taptıklarını düşünürlerdi.Romanii considerau că elefanții însuși erau religioși, și credeau că aceștia se închină la soare și la stele.
Bazı eğiticiler filleri fiziksel cezalandırma kullanmadan eğitmeyi denemiştir.Unii dresori au încercat să dreseze elefanți fără a folosi pedeapsa fizică.
Filler saldırgan davranış nöbetleri sergileyebilir ve insanlara karşı yıkıcı davranışlara girebilir.Elefanții pot prezenta comportamente agresive și se pot angaja în acțiuni distructive împotriva oamenilor.
Dokunma filler arasında önemli bir iletişim biçimidir.Atingerea este o formă importantă de comunicare între elefanți.
Afrika fillerinin 21 çift kaburgasına karşın Asya filleri 19 ilâ 20 çift kaburgaya sahiptir.Elefanții africani au 21 de perechi de coaste, în timp ce elefanții asiatici au 19 sau 20 de perechi.
Bilim insanları fillerin ne derecede duyguları olduğunu tartışmaktadır.Oamenii de știință dezbat măsura în care elefanții simt emoții.
Fillerin dinî önemi Afrika'da yalnızca totemiktir ancak Asya'da bu önem daha dikkat çekicidir.Importanța religioasă a animalelor este doar totemică în Africa, dar este mult mai semnificativă în Asia.
Filler iyi yüzücüdür.Elefanții sunt buni înotători.
Uyarılmış filler hortumlarını kaldırabilir.Elefanții excitați își pot ridica trompele.
Aile gruplarında ilgi odağı yavru fillerdir ve anneleri tarafından üç yıl kadar bakılırlar.Puii sunt centrul atenției grupurilor lor familiale și sunt dependenți de mamele lor până la trei ani.
Filler sismik iletişime uyun olarak çeşitli adaptasyonlar geçirmiştir.Elefanții posedă mai multe adaptări potrivite pentru comunicarea seismică.
Filler düşük frekanslarda duyabilirler ve en hassas oldukları aralık 1 kHz civarındadır.Elefanții pot să audă la frecvențe joase și sunt cei mai sensibili la 1 kHz.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.La prânz, elefanții se odihnesc sub copaci și pot adormi stând în picioare.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Elefanții sunt considerați popular ca având o memorie excelentă.
Yunan kralı Pirus MÖ 280 yılında Roma'yı işgal girişiminde savaş fillerini kullanmıştır.Regele grec Pyrrhus a folosit elefanți în încercarea de a invada Roma în 280 î.e.n.
Filler genellikle su kaynaklarına yakın kalmayı tercih eder.Elefanții au tendința să rămână aproape de sursele de apă.
Filler, Asya'da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır.Elefanții sunt folosiți ca animale de povară⁠(d) în Asia.
Filler genellikle hortumlarıyla soluk alır ancak çok az bir hava ağızlarından da geçer.Elefanții inspiră mai ales prin trompă, dar puțin aerul trece și prin gură.
Fillerin hayvanat bahçelerinde tutulması bazı tartışmalara yol açmıştır.Ținerea elefanților în grădini zoologice s-a confruntat cu unele controverse.
Yay kinetiği fillerin hareketinin diğer hayvanlardan farkını açıklayabilir.Cinetica similară unui resort ar putea să explice diferența dintre mișcarea elefanților și a altor animale.
Romalılar filleri diğer hayvanlarla ve insanlarla gladyatör gösterilerinde karşı karşıya getirirdi.În special, romanii i-au pus la luptă împotriva oamenilor și a altor animale în luptele de gladiatori.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elefanții vor încerca să pară mai amenințători prin ridicarea capului și întinderea urechilor.
Filler bazı dinî inanışların da öznesi olmuştur.Elefanții au făcut și obiectul credințelor religioase.
Normal olarak Asya filleri Afrika fillerinden daha kıllıdır.În mod normal, pielea unui elefant asiatic este acoperită cu mai mult păr decât a omologului său african.
Filler ile gergedanlar arasında bazı saldırgan etkileşimler kaydedilmiştir.Au fost înregistrate unele interacțiuni agresive între elefanți și rinoceri.
Fillerin yaşam süresi uzundur ve 60 ilâ 70 yaşına kadar yaşarlar.Elefanții au o viață lungă, ajungând la vârsta de 60–70 de ani.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Elefanții pot avea însă și un impact negativ asupra ecosistemelor.
Genellikle Asya filleri yük hayvanı olarak eğitilir.Indivizii din speciile asiatice au fost deseori dresați ca animale de povară.
Uzun kesici dişleri olmayan erkekler de görülür, özellikle Seylan filleri arasında yaygındır.Există și masculi fără colți, mai ales între elefanții sri-lankezi.
Filler genellikle diğer otçullarla birlikte sakin bir şekilde yaşar ve diğer hayvanlar fillerden uzak durur.Elefanții coexistă de obicei în mod pașnic cu alte erbivore, care, de obicei, se feresc din calea lor.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Inteligența⁠(d) elefanților a fost comparată cu cea a primatelor și a cetaceelor.
Zaman içinde antik dünyadaki neredeyse bütün orduların savaş filleri oldu.În câteva ore, armata a învins peste tot.
Filler, Gotik kiliseleri yapan taş ustaları tarafından sıklıkla kullanılan bir motiftir.Elefanții au fost frecvent ilustrați în motive de către pietrarii bisericilor gotice.
Dişi filler mest durumuna girmezler.De albine nici nu se ating.
Fillerin sismik dalgaları çeşitli nedenlerle kullandığı gözlemlenir.Elefanții par să utilizeze seismice pentru mai multe scopuri.
Yavru filler doğduklarında yaklaşık 85 cm boyunda ve 120 kg ağırlığındadır.Puii se nasc de 85 cm înălțime și cântărind circa 120 kg.
Bunlar Afrika tarzı hafif piyade, milis, süvari ve savaş filleri şeklinde tertiplenmişlerdir.Armata era alcătuită din mercenari, infanteriști africani, miltie, cavareti și elefanți.
Ve elbette filler ittirilip çekilemez, çünkü onlardan daha güçlü bir taş yoktur.Egy elefántot nem lehet elmozdítani, mivel nincs nála erősebb figura.
Üç farklı renkteki altıgenlerde duran filler hiçbir zaman aynı kareleri işgal edemez.A három különböző színű futó sohasem találkozhat.
Bacakları uzundu ancak kafatasları fillerden daha basıktı.Lábaik hosszúak voltak, koponyájuk viszont lapítottabb.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Egyes területeken az elefántok által okozott károk tetemesek.
Ertesi gün savaş filleri Hannibal'in aldığı dahiyane önlemlerle nehri geçtiler.A pun háborúk során háromszor is ellenállt a Hannibal vezette ostromoknak.
Filler dünya üzerindeki en zeki hayvan türlerinden biridir.A faj a Föld egyik legveszélyeztetettebb állatfaja.
Romalılar filleri diğer hayvanlarla ve insanlarla gladyatör gösterilerinde karşı karşıya getirirdi.Gladiaattorit taistelivat gladiaattorinäytännöissä toisia gladiaattoreita tai eläimiä vastaan.
Yaklaşık 5 milyon yıl önceden başlayarak yerlerini günümüzün filleri almıştır.Noin viisi miljoonaa vuotta sitten ne alkoivat vähitellen jäädä modernien norsujen syrjäyttämiksi.
2011 yılında Afrika fillerinin taksonomik konumlaması hâlâ tartışmalı bir konudur.Lapsina maahan tuotujen siirtolaisten oleskeluoikeudesta on 2010-luvulla käyty poliittista väittelyä.
Öğle vakti filler ağaçlar altında dinlenir ve ayakta kestirebilirler.Keskipäivällä ne hakeutuvat puiden ja pensaiden suojaan lepäämään.
Filleri doğrudan görmemiş kişilerin tasvir etmesi oldukça zordur.Ajoitukset eivät valitettavasti koske suoraan löydettyjä ihmisluita.
Deniz filleri, fok ailesinin (Phocidae) kulaksız fok alt takımına dahildirler.Hylkeiden eli varsinaisten hylkeiden heimon (Phocidae) lajeilta puuttuvat ulkoiset korvalehdet.
Filler, Asya'da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır.Οι ελέφαντες χρησιμοποιούνται ως ζώα εργασίας στην Ασία.
Sonuçta tüm filler aynı mezarlığa gitmektedir.Την ίδια ημέρα πηγαίνουν στα νεκροταφεία.
Filler sürüler halinde yaşarlar.Ο ασιατικός ελέφαντας ζει σε κοπάδια.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Μετά την ήττα των ελεφάντων, ο Μέτελλος Σκιπίωνας άρχισε να υποχωρεί.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Η νοημοσύνη των ελεφάντων έχει συγκριθεί με αυτή των πρωτευόντων και των κητωδών.
Geçmişte savaşlarda da kullanılan filler günümüzde hayvanat bahçeleri ve sirklerin üyelerindendir.Στο παρελθόν χρησιμοποιούνταν στον πόλεμο· σήμερα, συχνά εκτίθενται σε ζωολογικούς κήπους και σε τσίρκα.
Örneğin fillerin ayağında çok alçak frekansları algılayan doğal alıcılar vardır.Για παράδειγμα οι ελέφαντες έχουν σχετικά επίπεδα αφτιά κάθετα πλάγια στο κεφάλι τους.
Filler iyi yüzücüdür.Bjørnen er en god svømmer.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Etter at elefantene var tapt begynte Scipio å tape terreng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod