Ana içeriğe geç
Sözlük

filler ile cümle

filler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İnsanlarda bu oran %28, afalinalarda %42.5, şempanzelerde %54, fillerde ise %35'tir.Bij mensen ligt dit op 28%, bij tuimelaars op 42,5%, bij chimpansees op 54%.
Filler de insanlar gibi büyürken davranışları öğrenmek zorundadır.Net als mensen moeten olifanten bepaalde gedragingen leren tijdens hun groei.
Atlarla filler yer değiştirir.Bij de herberg De Klomp werden de paarden gewisseld.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Sno-Bees zijn erg intelligente beesten.
Genel olarak Asya filleri Afrika fillerinden daha küçüktür.De Aziatische olifant is kleiner dan de Afrikaanse olifanten.
Ayrıca filler yasadışı olarak fildişi ticareti için de öldürülmüşlerdir.Verder wordt de vogel (illegaal) gevangen voor de handel.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Hij is gespecialiseerd in de vroege evolutie van primaten en walvisachtigen.
Filler yaklaşık on yıl gibi uzun bir süre öğrenme evresinden geçer.Het leerproces bij olifanten duurt zo'n 10 jaar.
Afrika'da filler, doğumu başlatan hodangiller familyasından bir ağacın yapraklarını çiğnerler.Olifanten gebruiken bladeren van een boom uit de ruwbladigenfamilie om een bevalling in te leiden.
Sumatra'da filler yıldırım ile ilişkilendirilir.In Duisburg is de samenvloeiing met de Ruhr.
All Killer No Filler, Kanadalı punk grubu Sum 41'in 2001 yılında çıkan ilk albümü.Fat Lip is een single van de Canadese band Sum 41 uit 2001.
Deinotheriumlar günümüz fillerinin boyutlarına kadar ulaşmıştı.In het Proterozoïcum groeiden de kratons uit tot de grootte van de hedendaagse continenten.
Filler Afrika ve Hindistan'da bulunur.Olifanten zijn er in Afrika en Indië.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Gawrony są bardzo inteligentnymi ptakami.
Genel olarak fillerin çok mükemmel bir hafızaları olduğuna inanılır.Podobnie jak słonie mają doskonałą pamięć.
Genel olarak Asya filleri Afrika fillerinden daha küçüktür.Lwy azjatyckie są nieco mniejsze od swoich afrykańskich kuzynów.
Deinotheriumlar günümüz fillerinin boyutlarına kadar ulaşmıştı.Protungulatum osiągał wielkość dzisiejszego szczura.
Filler alet kullandığı bilinen birkaç hayvan türünden biridir.Wydra morska jest jednym z nielicznych zwierząt, które posługują się narzędziami.
Mutezile inancındaki adalet esasına göre kişi kendi fillerini kendisi yaratır.Jeżeli wierzycie w rzeczywistą formę Buddy, to musicie znaleźć wasz własny umysł.
Hindistan'da yük hayvanı olarak kullanılan fillerin çoğunun istismar edildiği iddia edilmiştir.Posiadanie konopi indyjskich jest uznawane w większości krajów jako przestępstwo.
Manatigiller, filler ve kangurular polifiyodont olduklarından diğer memelilerden farklıdır.Manatowate, kangury oraz słonie są jedynymi ssakami, u których występuje polifiodontyzm.
Filler iyi yüzücüdür.Tigrarna är duktiga simmare.
Filleri sallarla karşıya geçirmek güçtü, çünkü sala çıkmıyorlardı.Soldaterna fick äta utomhus eftersom det inte fanns några matsalar.
Ebrehe kimselerin olmadığı şehri kolayca ele geçirebileceğini düşünür ancak filler Mekke'ye doğru ilerleyemez.Staden är nämligen så otäck att inte ens trollocker brukar våga sig in där.
Atlarla filler yer değiştirir.Terrängen runt Konj är varierad.
Mastodonlar, filler ve mamutlardan tipik olarak daha kısaydılar.Och generellt sett är reptiler mindre intelligenta än däggdjuren och fåglar.
Adalarda yaşayan cüce fillerin soyunun tükenmesi adaya insanoğlunun ayak basmasıyla bağlantılandırılmamıştır.Вимирання острівних карликових слонів не було пов'язане з приходом на острови людини.
Günümüz fillerinin aksine dört fildişine sahipti.На відміну від сучасних слонових, мали чотири бивні.
Üç farklı renkteki altıgenlerde duran filler hiçbir zaman aynı kareleri işgal edemez.Три слони різних кольорів ніколи не перетинаються.
Filler alet kullandığı bilinen birkaç hayvan türünden biridir.Це один з небагатьох ссавців, у яких відоме використання інструментів.
Filler hem ileriye hem de geriye doğru hareket edebilirler ancak zıplayamaz, tırıs ya da dörtnala gidemezler.Вони рухаються дуже повільно і не можуть стрибати або бігати.
Ancak bu ad Malta adasında bulunan cüce filler için kullanılmaktadır.Проте, це назва карликових слонів з острова Мальта.
Genel olarak Asya filleri Afrika fillerinden daha küçüktür.Загалом азійські слони менші за африканських.
Filler iyi yüzücüdür.Тварини добре плавають.
Atlarla filler yer değiştirir.Коней доведеться розміняти.
All Killer No Filler, Kanadalı punk grubu Sum 41'in 2001 yılında çıkan ilk albümü.Does This Look Infected Too? — концертний міні-альбом канадської поп-панк-групи Sum 41, вийшов в 2003 році.
Fillerin Camulodunum'un ele geçirilmesinde muhtemelen etkisi olmuştur.До того гриб зараховували до роду Camarophyllus.
Filler bisiklet kullanamaz.Слони не вміють кататися на велосипеді.
Filler bisiklete binemez.Слони не вміють кататися на велосипеді.
Aslanlar, kurtlar, filler ve atların hepsi hayvandırlar.Леви, вовки, слони та коні — це все тварини.
Fillerin iyi hafızaları olduğu doğru mu?Правда, що слони мають добру пам'ять?
Bebek filler sevimlidir.Слоненята гарні.
Bilim insanları fillerin ne kadar duyguya sahip olduğu konusunda sıklıkla tartışırlar.Vědci často diskutují o míře, v jaké sloni dokáží cítit emoce.
Tokyo Üniversitesi'nden Dr. Naoko Irie fillerin aritmetik yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir.Dr. Naoko Irie z Tokijské univerzity ukázal, že sloni projevují i dovednosti v aritmetice.
Joyce Poole birçok kere Afrika fillerini oynarken gözlemlemiştir.Joyce Poole mnohokrát pozorovala divoké africké slony při hře.
Medyayı oynat Filler problemler üzerinede önemli miktarda zaman harcayabilmektedir.Přehrát média Sloni jsou schopni strávit značný čas řešením problémů.
Deneyin sonucunda filler %74 en çok elma bulunan kovayı seçti.Zjistilo se, že 74 % času si zvířata správně vybírala ten plnější kbelík.
Bir fil yaralandığında, akraba olmayan filler bile onlara yardım ederler.Je-li slon zraněný, ostatní sloni mu často pomohou, i když nejsou nijak příbuzní.
Filler de insanlar gibi büyürken davranışları öğrenmek zorundadır.Stejně jako lidé se i sloni během růstu musí naučit určitým vzorcům chování.
Fillerin ensefalizasyon oranı (EQ) 1,13 ile 2,36 arasında değişir.Kvocient encefalizace (EQ, tj. velikost mozku v poměru k velikosti těla) slonů se pohybuje mezi 1,13 až 2,36.
Filler yaşayan türler arasında en sıkı bağlarla bağlı topluluklardan birini oluşturur.Sloni mají jedno z nejtěsněji propojených společenství ze všech žijících druhů.
Filler dünya üzerindeki en zeki hayvan türlerinden biridir.Sloni patří mezi nejchytřejší živočichy na světě.
Diğer filler de gelince yüksek sesle çığlık atmaya ve kadının üstünü dallarla örtmeye başlarlar.Když přišli ostatní sloni, začali hlasitě volat a zaházeli ji větvemi.
Termiye, Koyunluca ve Değirmenlik filleri tanımlanmamıştır.Zatím nebyly prozkoumány druhy motýlů, mnohonožek a měkkýšů.
Fillerin insanlara da bu şekilde davranmalarına Afrika'da sıklıkla rastlanır.Výskyty takovéhoto sloního chování vůči lidem jsou známé v celé Africe.
Örneğin deniz memeli türleri ve filler bu duruma örnek verilebilir.Takto orientovat se mohou například ptáci či obojživelníci.
Genel olarak Asya filleri Afrika fillerinden daha küçüktür.Celkově je perský lev nepatrně menší než průměrní lvi afričtí.
Üç farklı renkteki altıgenlerde duran filler hiçbir zaman aynı kareleri işgal edemez.Nevytvářejte povinná místa, do nichž směřují tři linie stejné barvy.
Bazı ülkelerde fillerin hatıra amaçlı avlanması yasaldır.Některé africké státy dovolují na svém území lov slonů za peníze.
Buna rağmen filler oldukça zeki hayvanlardır.Prasata jsou totiž velice čistotná zvířata.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod