"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Elefantii sunt dresati cu ajutorul recompensei pozitive, si nu sunt niciodata loviti."
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Gajah diajarkan untuk tampil bersama Penguatan positif, dan tidak pernah memukul ".
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."Nikdy, nikdy, nikdy neuvidíte nikoho, že by používal hůl k něčemu jinému než k vedení nebo jako nástroj.
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."- Norsut opetetaan esiintymään myönteisellä kannustamisella eikä niitä ikinä lyödä.
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Слонам преподают выступить с положительное укрепление, и никогда хит".
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""פילים לומדים להופיע בעזרת חיזוקים חיוביים, ולעולם לא מכים אותם."
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.나는 그들이 코끼리와 낙타를 타는 것에 대해 듣고 싶습니다라고, 약 도전 장교들이 사냥 호랑이 것. "내 말은! "기쁘게 마사 외쳤다.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.Смея да твърдя, че биха искали да чуят за езда на слонове и камили, както и за служителите ще лов на тигри.
Filler ve deve sürme duymak istiyorum demek, ve cesaret memurları avı kaplanları olacak.狩り虎に行く役員。"私の言葉!"喜んでマーサは叫んだ。 "それは、'日が彼らの頭をきれいに設定します。
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Claro que nunca tivemos problemas com elefantes.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.En jawel, we hebben geen problemen gehad met olifanten.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.E senza dubbio, non abbiamo avuto problemi con gli elefanti.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.És tényleg nem volt soha gondunk az elefántbikákkal.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Într-adevăr, n-am avut nicio problemă cu elefanţii africani.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.분명히, 아직 숫 코끼리의 문제가 없었습니다.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Na mou duši, ještě přes něj neprošel žádný slon.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.No i z pewnością nie mieliśmy żadnego problemu z samcami słoni.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Pour sûr, nous n'avons eu aucun problème avec des éléphants en rut.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Und in der Tat hatten wir noch keine Probleme mit Elefantenbullen!
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Và tôi chắc rằng chúng ta sẽ không phải lo lắng về những con voi ấy nữa.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.Y de hecho, todavía no hemos tenido problemas con ningún elefante.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.И действительно, у нас не было никаких проблем со слонами.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.И със сигурност поне със слонове нямахме проблеми.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.І дійсно, у нас не було ніяких проблем зі слонами.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.וכצפוי, לא היו לנו בעיות עם פילים.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.ومن المؤكد أننا ليست لدينا أى مشاكل مع ذكرالأفيال.
Gerçi, zaten buralarda fillerle sorun yaşandığını sanmıyorum.(笑)
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler a Harvardról mondta:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler da Universidade de Harvard disse:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler de Harvard dijo:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler de la Harvard zicea:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler di Harvard disse:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler fra Harvard sagde:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler från Harvard sa,
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler van Harvard zei:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler von der Harvard-Universität sagte:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Aaron Filler z Uniwersytetu Harvarda powiedział:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki: "Artık evrimsel baskılardan bahsetmesek olmaz mı?[inaudible] de Harvard a déclaré, n'est-il pas temps de cesser de parler de pressions sélectives?
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Jeden vědec z Harvardu prohlásil:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:하버드의 아론 필러가 말합니다.
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Ο Άαρον Φίλερ από το Χάρβαρντ είπε:
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Аарон Филлер из Гарварда сказал
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:Ейрън Филър от Харвард каза,
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:אהרון פילר מהרווארד אמר,
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:وقال ارون فيلير من جامعة هارفارد ،
Harvard'dan Aaron Filler dedi ki:"選択圧を議論するのは止めようじゃないか
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Elefanten vor dem königlichen Palast
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Elefantes frente al Palacio Real.
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Les éléphants devant le Palais royal.
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Olifanten voor het Koninklijk Paleis
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Sloni před Královským palácem
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Ελέφαντες μπροστά από το Βασιλικό Ανάκτορο.
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.Слоны перед Королевским дворцом
Kraliyet Sarayı'nın önünde filler.أفيال أمام القصر الملكي.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.메리는 인도에서 조각된 상아를 본 그녀는 코끼리에 대한 모든 알았어요.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.Maria a văzut fildeş sculptat în India, şi ea ştia totul despre elefanţi.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.Maria aveva visto in avorio scolpito in India e lei sapeva tutto di elefanti.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.María había visto marfil tallado en la India y ella lo sabía todo sobre los elefantes.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.Maria hade sett snidade elfenben i Indien och hon visste allt om elefanter.
Mary Hindistan'da oyma fildişi görmüştü ve o filler hakkında her şeyi biliyordu.Mária látta faragott elefántcsont Indiában, és ő mindent tudott az elefántok.