Pers kralı Büyük Kiros (İngilizce: Cyrus) Yahudilerin Filistin'e dönmelerine izin vermiştir.C.: Ciro, rey de los persas, permite que los judíos vuelvan a Jerusalén (Israel).
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi, Filistinli militan grubu.Los Soldados Rojos de Dios, grupo de autodefensa de Filipinas.
20 Ocak - Yaser Arafat tekrar Filistin Ulusal Yönetimi başkanlığına seçildi.19 de enero: en Palestina, Yasir Arafat es elegido presidente de la Autoridad Nacional Palestina.
1983'te Filistin İslami hareketinin bir Arap ülkesinde kapalı bir toplantı yaptı.En 1983, el movimiento islámico palestino convocó una conferencia interna, cerrada en un Estado árabe.
Roma imparatoru Septimius Severus Suriye, Filistin ve Arabistan'ı ziyaret etti.Septimio Severo visita Siria, Palestina y Arabia.
Filistin Uluslararası Enstitüsü’nden Yılın Erkeği Ödülü, Ürdün Haşimi Krallığı (2012).Premio del Hombre del Año del Instituto Internacional de Palestina, Reino Hachemita de Jordania (2012).
İsrail Filistin'de asker sayısını azaltacak.El Mandato reclutó soldados en Palestina.
Filistinliler tutuklandı.Finalmente los patriotas filipinos fueron capturados.
Arapçada Filistin (فلسطين) kelimesi için Filistin, Filastin veya Falastin denir.Idioma filipino o tagalo, etc. Lo relativo a Filipo o Felipe La denominada Era filipina.
Filistin edebiyatı Fılıstınlı yazarların Arapça romanları, kısa hikâyeleri ve şiirlerinden olüsur.La literatura palestina se refiere a las novelas en lengua árabe, cuentos y poemas realizados por palestinos.
İsrail-Filistin Savaşı başladı.Empieza el conflicto árabe-israelí.
Filistin’de Natufian Kültürü’nün çekirdek yerleşimi.(UNEAC). - Jornada de la cultura en Filipinas.
1979) 24 Ağustos - Yaser Arafat, Filistinli Devlet adamı (ö.24 de agosto: Yasser Arafat, político palestino (f.
Yahudi nüfusunun artmasıyla, Filistinliler yahudi köylerine saldırıda bulundular.Cuando oyeron esto los hijos de Israel, tuvieron temor de los filisteos.
Filistin pasaportu kimlik kartı yerine geçmez.No se acepta una fotocopia del pasaporte.
Filistin devlet başkanı Mahmud Abbas'la buluştu.Palestina: Presidente Mahmoud Abbas.
Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.Con la concesión quedó resguardada la paz ciudadana.
1996-2001 yılları arası Filistin Ulusal Yönetimi'nin temsilcisi olarak görev yaptı.Se desempeñó entre los años 2001 y 2009 como Procurador General de la Nación.
Filistinliler günde birçok kez yerler; öğle yemeği günün en büyük yemeğidir.La gente suele comer 5 veces al día. La cena se acompaña a menudo de un postre.
Konuşması Filistin davasına uluslararası alanda sempati kazandırdı.Entregaron sus discursos epidícticos en el Senado.
İçerde Filistinli siviller, militanlar ve rahipler vardı.Ellos incluían el Arzobispo Kyprianos, obispos, sacerdotes y civiles.
El-Aksa Şehitleri Tugayları, Filistinli El Fetih örgütünün silahlı kanadıdır.La Base de Apoyo Logístico Salta es una unidad militar del Ejército Argentino.
Öykü Filistin'de Kudüs yakınlarında Üçüncü Haçlı Seferi zamanında geçmektedir.La historia está ambientada cerca de Jerusalén, en Palestina, durante la Tercera Cruzada.
Bir Filistinli, Halhul’da bir askere saldırdıktan sonra vurularak öldürüldü.Un niño palestino falleció al ser alcanzado por un misil.
Bu ulusal stadyum, Filistin millî futbol takımına ev sahipliği yapmaktadır.Es el estadio nacional y el hogar del equipo de fútbol nacional de Palestina.
1932 yılında Peres’in babası Filistin’e göçtü ve Tel Aviv’e yerleşti.En 1932 es nombrado representante de la Paramount en el Reino Unido por lo que se traslada a Londres.
1993 - Oslo'da gizli pazarlıklardan sonra, İsrailliler ve Filistinliler arasında antlaşma imzalandı.En 1993 los Acuerdos de Oslo concluyeron como marco para el futuro de las relaciones palestino-israelíes.
Filistin'i ziyaret etmedim.Non ho visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret ettik.Abbiamo visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret etmedik.Non abbiamo visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret ettiler.Hanno visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret etmediler.Non hanno visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret ettiniz.Avete visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret etmediniz.Non avete visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret ettin.Hai visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret etmedin.Non hai visitato la Palestina.
Filistin'i ziyaret ettin mi?Hai visitato la Palestina?
Filistin'i ziyaret etmedin mi?Non hai visitato la Palestina?
Filistin'i ziyaret ettiniz mi?Avete visitato la Palestina?
Filistin'i ziyaret etmediniz mi?Non avete visitato la Palestina?
Filistin'i ziyaret ettiler mi?Hanno visitato la Palestina?
Filistin'i ziyaret etmediler mi?Non hanno visitato la Palestina?
Filistin vatandaşılar.Sono di nazionalità palestinese.
Filistin vatandaşı değiller.Non sono di nazionalità palestinese.
Onlar Filistin uyruklu mu?Sono di nazionalità palestinese?
Filistin uyruklu değiller mi?Non sono di nazionalità palestinese?
Filistin'e tatile gidiyorum.Vado in vacanza in Palestina.
Tatile Filistin'e gitmiyorum.Non vado in vacanza in Palestina.
Filistin'e tatile gidiyorsun.Vai in vacanza in Palestina.
Tatile Filistin'e gitmiyorsun.Non vai in vacanza in Palestina.
Filistin'e tatile gidiyoruz.Andiamo in vacanza in Palestina.
Tatile Filistin'e gitmiyoruz.Non andiamo in vacanza in Palestina.
Filistin'e tatile gidiyorsunuz.Andate in vacanza in Palestina.
Tatile Filistin'e gitmiyorsunuz.Non andate in vacanza in Palestina.
Filistin'e tatile gidiyorlar.Vanno in vacanza in Palestina.
Tatile Filistin'e gitmiyorlar.Non vanno in vacanza in Palestina.
Filistin'e tatile mi gidiyorsun?Vai in vacanza in Palestina?
Tatile Filistin'e gitmiyor musun?Non vai in vacanza in Palestina?
Filistin'e tatile mi gidiyoruz?Andiamo in vacanza in Palestina?
Tatile Filistin'e gitmiyor muyuz?Non andiamo in vacanza in Palestina?