Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.Тоді воїни пообтинали верівки в човна, та й дали йому впасти.
Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.ויקצצו אנשי הצבא את חבלי העברה ויתנוה לנפול׃
Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.حينئذ قطع العسكر حبال القارب وتركوه يسقط.
Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.於 是 兵 丁 砍 斷 小 船 的 繩 子 、 由 他 飄 去
Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.於是 兵丁 砍 斷 小船 的 繩子 、 由 他 飄去
- Evet. Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Ja, unser Rettungsboot konnte sich als einziges retten... ...mit meinem Bruder und mir und zwei Matrosen.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.그것은 제가 영국에 있는 제 해안별장의 정원에서 복구시켜오고 있는 것이지요.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.Μια σωσίβια λέμβος από τη δεκαετία του '30, που ανακαίνισα στον κήπο του παραλιακού εξοχικού μου στην Αγγλία.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.אותה שיפצתי בגינה של בית החוף שלי באנגליה.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.والتي كنت احتفظ بها في حديقتي في منزلي الشاطئي في انجلترا
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.庭に復元したものです だから万が一
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.A gdyśmy pod niektórą małą wysepkę przypłynęli, którą zowią Klauda, ledwieśmy mogli bacik zatrzymać.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Am trecut repede pela partea de jos a unui ostrov, numit Clauda, şi abia am putut să punem mîna pe luntre.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.A podbehnúc pod nejaký ostrôvok, zvaný Klauda, sotva sme mohli zvládať čln,
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.A přiběhše pod jeden ostrov neveliký, kterýž slove Klauda, sotva jsme mohli obdržeti člun u bárky.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Correndo a sota-vento de uma pequena ilha chamada Clauda, somente a custo pudemos segurar o batel,
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Ja päästyämme erään pienen, Klauda nimisen saaren suojaan me töintuskin saimme venheen korjuuseen.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.가우다라는 작은 섬 아래로 지나 간신히 거루를 잡아
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Ko nas pa je zaneslo pod neki otočič, po imenu Kavda, smo komaj mogli obdržati čolnič.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Men da vi løb ind under en lille Ø, som kaldes Klavde, formåede vi med Nød og næppe at bjærge Båden.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Mentre passavamo sotto un isolotto chiamato Càudas, a fatica riuscimmo a padroneggiare la scialuppa
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.När vi kommo under en liten ö som hette Kauda, förmådde vi dock, fastän med knapp nöd, bärga skeppsbåten.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Navegamos a sotavento de una pequeña isla que se llama Cauda, y apenas pudimos retener el esquife
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Tàu bị bạt đến dưới một hòn đảo nhỏ kia gọi là Cơ-lô-đa, chúng ta khó nhọc lắm mới cầm được chiếc thuyền.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Tàu bị bạt đến dưới một hòn đảo nhỏ kia gọi_là Cơ-lô-đa , chúng_ta khó_nhọc lắm mới cầm được chiếc thuyền .
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Vi løp da under en liten ø som kalles Klauda, og det var med nød at vi fikk berget båten;
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.Wir kamen aber an eine Insel, die heißt Klauda; da konnten wir kaum den Kahn ergreifen.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.И, набежав на один островок, называемый Клавдой, мы едва могли удержать лодку.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.И понеже бяхме в голяма беда от бурята, на следния ден хванаха да изхвърлят товара.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.На остров же якийсь набігши, званий Кдавда, на силу здолїли удержати човна,
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.ותרץ האניה אל עבר אי קטן הנקרא קלודה וכמעט לא יכלנו לאחז העברה׃
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.فجرينا تحت جزيرة يقال لها كلودي وبالجهد قدرنا ان نملك القارب.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.貼 著 一 個 小 島 的 背 風 岸 奔 行 、 那 島 名 叫 高 大 、 在 那 裡 僅 僅 收 住 了 小 船
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.貼著 一 個小島 的 背風 岸 奔行 、 那島 名叫 高大 、 在 那 裡僅僅 收 住 了 小 船
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Är inte det så, greve? - Självklart, ja.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Bukankah begitu, Count? - Tentu saja, ya.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Czy to nie jest tak, hrabio? - Oczywiście, że tak.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Eikö olekin niin, kreivi? - Totta kai, kyllä.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Er det ikke tilfældet, grev? - Selvfølgelig, ja.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.A mentőcsónak volt az egyetlen mentett ... bátyám és én és két matróz.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Naša rešilni čoln je bil edini shranjene eno ... moj brat in jaz in dva mornarji.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Nostru de barcă de salvare a fost salvat de un singur ... fratele meu şi cu mine şi doi marinari.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Notre canot de sauvetage a été le seul à s'en sortir avec mon frère et moi, ainsi que deux marins
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Onze reddingsboot was de opgeslagen enige ... mijn broer en ik en twee matrozen.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Нашите спасителна лодка е спасена единствено ... брат ми и аз и двама моряци.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Không phải là như vậy, Count? - Tất nhiên, có.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.Náš člun byl jediný, který vydržel.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Nie je to tak, gróf? - Samozrejme, že áno.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Non è vero, conte? - Certo, sì.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Δεν είναι ότι έτσι, Count; - Βεβαίως, ναι.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Не так ли, граф? - Конечно, да.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- Чи не так, граф? - Звичайно, так.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.-- أليس كذلك ، الكونت؟ -- بالطبع ، نعم.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı.- あなたも難破船にいた? - はい。
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.1930年代の救命艇を 英国にある私の海辺の家の
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Eines davon war dies hier, die Nutmeg.
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.넛매그 (Nutmedg), 1930년대 배의 구명보트인데,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.Το "Μοσχοκάρυδο".
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası."אגוז המוסקט" סירת הצלה משנות ה-30,
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası." ذا نت ميج " وهي سفينة إنقاذ منذ 1930