Ana içeriğe geç
Sözlük

filika ile cümle

filika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Filikalara geçin!Go to the lifeboats!
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Martin Jarvis as Sir Cosmo Duff-Gordon: A Scottish baronet who is rescued in Lifeboat 1.
Kocasıyla birlikte 1 numaralı filikada kurtuldu.She is rescued in Lifeboat 1 with her husband.
Filikalar ve bacalar yüzde on oranında küçültüldü.The lifeboats and funnels were shrunken by ten percent.
Rose filikaya bindikten sonra Cal Jack'e anlaşmanın sadece kendisi için geçerli olduğunu söyler.After Rose boards one, Cal tells Jack the arrangement is only for himself.
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.There were 20 vessels in the class.
Grup filikalarla tropik bir adaya gelir.The ship runs aground on a tropical island.
Ana güverte üzerinde olması gereken filika da yerinde değildi.The proposed siding on the main line was not built.
Nutmeg(Hindistancevizi), 1930'lardan bir geminin filikası.The Nutmeg.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.A 1930s ship's lifeboat, which I've been restoring in the garden of my beach house in England.
Benimle birlikte filikamdaydı.She was with me on my lifeboat.
Geriye sadece bizim filikamız kaldı. Kardeşim, ben ve iki tayfa.Our lifeboat was the only one saved... my brother and I and two sailors.
Bunun üzerine askerler ipleri kesip filikayı denize düşürdüler.Then the soldiers cut away the ropes of the boat, and let it fall off.
Gavdos denen küçük bir adanın rüzgar altına sığınarak geminin filikasını güçlükle sağlama alabildik.And running under a certain island which is called Clauda, we had much work to come by the boat:
Poole Harbour, Dorset, İngiltere'de rıhtımda Severn sınıfı No.17-31 filikanın baş kasarasıForedeck of Severn-class lifeboat No. 17-31 at quay in Poole Harbour, Dorset, England.
Mümkün olduğunda, bilgileri deniz yoluyla iletmek için şalopa ve filika kullanıldı.When possible, sloops and cutters were used to relay information by sea.
Filikanın kurtulanları aramak üzere geri döndüğünde herhangi birini bulup bulmadığı bilinmemektedir.Sie bitten den Fischer, nach seiner Rückkehr niemandem von ihrer Existenz zu erzählen.
Sabah filikanın içinde uyuyan birini görürler.Eines Morgens findet Şivan sie tot im Bett vor.
Bir süre sonra da filikadakiler açlıktan, susuzluktan ya da boğularak öldüler.Andere würden in Lagern verhungern oder ersticken.
Bu filikalar batacak olan gemiye en yakın olanlardandı.Ce fut le dernier des navires à être sabordé.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.L'opinion générale est qu'à bord on avait dû boire plus que de raison.
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.A bordo se encontraban 20 personas.
Filikalar ve bacalar yüzde on oranında küçültüldü.Los botes salvavidas y chimeneas se redujeron en un 10%.
Bu filikalar batacak olan gemiye en yakın olanlardandı.Lo más probable es que se hayan pertenecido a los buques que se estrellaron aquí.
Yaralıları taşımak için sahile yaklaşan filikalar da başta yoğun bir ateş altına alındı.Yo, al principio, atendía a los heridos en la misma línea de fuego.
Gemiden 6 numaralı filikada kaçtı.Ella se salvó en el bote nº 11.
Kevin De La Noy, Üçüncü Subay Herbert Pitman rolünde: 5 numaralı filikanın yönetimindeki subay.Kevin De La Noy è il terzo ufficiale Herbert Pitman.
Bu sırada Beşinci Subay Lowe hayatta kalanları aramak üzere bir filikayla yola çıkmıştır.Il quinto ufficiale Harold Lowe, al comando di una lancia, torna indietro in cerca di superstiti.
Sabah filikanın içinde uyuyan birini görürler.Viene ritrovato la mattina addormentato sulla strada del mare.
Filikanın kurtulanları aramak üzere geri döndüğünde herhangi birini bulup bulmadığı bilinmemektedir.Никто не знает, что за ними, ибо все моряки, отправляющиеся за Пределы, никогда не возвращались.
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.Тогда на его борт было поднято 23 человека.
Gemiden 6 numaralı filikada kaçtı.Судну был присвоен бортовой номер 5.
Kocasıyla birlikte 1 numaralı filikada kurtuldu.Его брак с первой женой был бездетным.
Gemiden 6 numaralı filikada kaçtı.كانوا على حد سواء انقاذ على قارب النجاة رقم 6.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.لذلك فإن الشركة الصانعة فعلياً زودت السفينة بما هو أكثر من المنصوص عليه قانونياً.
Hemen arkasından 00.55'te altı numaralı filikada yine 28 kişi ile iskele tarafından indirildi.وكان قارب النجاة رقم 6 على جانب الميناء هو التالي الذي تم إنزاله في الساعة 00:55، وكان عليه 28 شخصًا كذلك.
Kevin De La Noy, Üçüncü Subay Herbert Pitman rolünde: 5 numaralı filikanın yönetimindeki subay.Kevin De La Noy como Terceiro Oficial Herbert Pitman: ele é encarregado do Bote 5.
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Martin Jarvis como Sir Cosmo Duff Gordon: um baronete escocês que se salvou abordo do Bote Salva-Vidas 1.
Eşiyle kendisi 40 kişi alabilecek kapasitedeki 1 numaralı filikadaki 12 kişiden ikisiydiler.Ele e sua esposa estavam entre as 12 pessoas no Bote 1, cuja capacidade era 40.
Filikalar ve bacalar yüzde on oranında küçültüldü.Os botes salva-vidas e as chaminés foram reduzidos em 10%.
Rose'u kurtarır; ama Jack filika gelene kadar hipotermiden ölmüştür.Ele salva Rose, mas não chega cedo o bastante para resgatar Jack, que morre de hipotermia.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Porém, acredita-se que o barco estava transportando mais pessoas do que estava registrado.
Gemiden 6 numaralı filikada kaçtı.Fleet escapa do naufrágio no Bote 6.
Gemiden 6 numaralı filikada kaçtı.Zelf stapte ze in reddingsboot nummer 6.
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.Aan boord waren tientallen Australiërs.
Filikalar nerede?Waar zijn de reddingsboten?
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.Przyprowadził ze sobą 20 okrętów.
Grup filikalarla tropik bir adaya gelir.Pewien rozbitek ratuje się na tropikalnej wyspie.
Aslında 16 tane filika olmasına rağmen 4 tane daha eklenmişti.Som mest var 16 sågar i gång samtidigt.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.Sålunda hade Titanic fler livbåtar än vad som lagligen krävdes.
Bu yüzden gemide 20 filika vardı.Skulle tro ja va tjugoen vecker på skeppe.
Kevin De La Noy, Üçüncü Subay Herbert Pitman rolünde: 5 numaralı filikanın yönetimindeki subay.Кевін Де Ла Ной — Третій офіцер Герберт Пітман.
Ana güverte üzerinde olması gereken filika da yerinde değildi.В інших місцях бронювання головної палуби не було.
6 numaralı filikanın yönetimindedir.Він керував шлюпкою #6.
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Martin Jarvis în rolul lui Sir Cosmo Duff-Gordon: Un baronet scoțian care a urcat în Barca de salvare 1.
Rose filikaya bindikten sonra Cal Jack'e anlaşmanın sadece kendisi için geçerli olduğunu söyler.După ce Rose se urca în una, Cal îi spune lui Jack că aranjamentul este doar pentru el.
Filikalar ve bacalar yüzde on oranında küçültüldü.Bărcile de salvare și coșurile de fum au fost micșorate cu 10%.
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Sir Cosmo Duff-Gordon (Martin Jarvis): Skót nemes, aki az 1-es csónakban menekült meg.
Bu ateş kasırgasında bazı filikalar, içlerindeki herkesin ölmüş olması sonucu akıntıya kapıldılar.Az kigyulladt, majdnem mindenki meghalt, aki bent volt.
Oyuncular isterse yüzerek, isterse de filika kullanarak gemilerine ulaşabiliyorlar.Pelaajat parantelevat laivojaan halutessaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod