Ana içeriğe geç
Sözlük

fildişi ile cümle

fildişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu kale fildişi ve altın ticaretinde önemli bir yer elde etti.Mahdija yra svarbiame aukso ir deimantų gavybos rajone.
Sri Lanka'da fildişi ticareti iki bin yıldan fazladır devam etmektedir.Šiaurės Amerikoje saulėgrąžos indėnų augintos daugiau nei prieš 2000 metų.
Ayrıca filler yasadışı olarak fildişi ticareti için de öldürülmüşlerdir.Be to LZS paukštyne apgyvendinamos iš kontrabandininkų konfiskuotos papūgos.
Dacosta Goore (doğum 31 Aralık 1984), Fildişi Sahilli futbolcudur.Dacosta Goore (sündinud 31. detsembril 1984 Elevandiluurannikul) on Elevandiluuranniku jalgpallur.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.그러나 그들은 아이보리코스트의 13년에 걸친 정치적 위기를 돌아보는 한 권의 책을 만들어 냈습니다.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale nakoniec prišli s knihou, ktorá mapuje posledých 13 rokov politickej krízy na Pobreží Slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale potom přišli s knihou, která rekapitulovala 13 let politické krize Pobřeží slonoviny.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ale wpadli na pomysł książki robiącej bilans 13 lat politycznego kryzysu na Wybrzeżu Kości Słoniowej.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Dar au produs o carte, uitându-se înapoi la ultimii 13 ani de criză politică în Coasta de Fildeş.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.De aztán előálltak egy könyvvel, ami felölelte Elefántcsontpart politikai válságának az elmúlt 13 évét.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Maar ze kwamen op het idee van een boek, waarin werd terug gekeken naar 13 jaar politieke crisis in Ivoorkust.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mais ils ont produit un livre, en revenant sur les 13 années de crise politique en Côte d'Ivoire.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Mas acabaram por fazer um livro, sobre os últimos 13 anos da crise política na Costa do Marfim.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Ma si avvicinarono con un libro, che trattava dei precedenti 13 anni di crisi politica in Costa d'Avorio.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Men sen skapade de en bok, en överblick över 13 år av politisk kris på Elfenbenskusten.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Nhưng họ đã đưa ra một quyển sách, nhìn lại 13 năm trước về sự khủng hỏang chính trị ở Bờ Biển Ngà.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Pero acabaron sacando un libro, que comprende desde 13 años atrás de crisis política en Costa de Marfil.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Tetapi mereka menemukan sebuah buku, melihat kembali 13 tahun lalu mengenai krisis politik di Pantai Gading.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но в итоге они издали журнал, оглядываясь на 13 лет политического кризиса в Кот-д'Ивуаре.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.Но накрая направиха книга, описваща последните 13 години от политическата криза в Кот д'Ивоар.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.אבל הם יצאו עם ספר, שבוחן 13 שנה אחורה את המשבר הפוליטי בחוף השנהב.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.و لكن في النهاية خرجوا بكتاب، يُبيّن ثلاثة عشر عاما من الكوارث السياسية في ساحل العاج.
Ama sonunda Fildişi Sahilinin 13 yıllık politik sorunlarına değinen bir kitap ile geldiler.政治危機を振り返った 一冊の本を作り出した だから共同で何かを作る発想はあったんだ
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.아시아의 상아 시장을 없애 한 해에 2만 5천 마리의 코끼리가 사라지지 않도록 말이죠.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Bạn muốn giảm nhiệt thị trường buôn bán ngà voi ở châu Á để chúng ta không sát hại 25.000 con voi một năm.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Bisogna provare a ridurre il mercato dell'avorio in Asia per non usare 25 000 elefanti ogni anno.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Il faut travailler à réduire le marché de l'ivoire en Asie pour qu'il ne tue plus 25 000 éléphants par an.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Je wil iets doen tegen de ivoorhandel in Azië, zodat je geen 25.000 olifanten per jaar verliest.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Queremos acabar com o mercado asiático de marfim para não se usarem 25 000 elefantes por ano.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Trebuie căutat ca valoarea pieții de fildeș în Asia să scadă pentru a nu folosi 25.000 de elefanți pe an.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Żeby walczyć z handlem kością słoniową w Azji nie można wykorzystywać 25 tys. słoni rocznie.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Να λιγοστέψει η αγορά ελεφαντόδοντου στην Ασία, ώστε να μην χάνονται 25.000 ελέφαντες το χρόνο.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.Пытаетесь обрушить рынок слоновой кости в Азии, чтобы в год не погибало 25 000 слонов.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.אנחנו רוצים לעבוד על הורדת השוק לשנהב של אסיה כדי שלא נצרוך 25,000 פילים בשנה.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.عليكم العمل علىمكافحة السوق السوداء للعاج بآسيا التي يقتل بسببها 25.000 فيل سنويا.
Asya'daki fildişi marketini azaltmak için çalışmak istiyorsunuz, yılda 25.000 fili kaybetmemek için.毎年殺戮される2万5千頭の象を保護したい しかしその一方自然保護生物学者は暗い話題が
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.A minha primeira introdução foi no aeroporto de Abidjan numa suada manhã da Costa do Marfim.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Az első bemutatkozásom az Abidjan repülőtéren volt egy fülledt elefántcsontparti reggelen.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Il primo contatto avvenne all'aeroporto di Abidjan, in Costa d'Avorio, un'afosa mattina.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.제 첫 아프리카 경험은 땀이 나는 어느 아침의 코트디부아르(상아해안)의 아비장 공항이였습니다.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.La première fois, c'était à l'aéroport d'Abidjan par une chaude matinée de Côte d'Ivoire.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Meinen Anfang machte ich in Abidjan am Flughafen an einem schwülen ivorischen Morgen.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mijn eerste introductie vond plaats op de luchthaven van Abidjan, op een zweterige ochtend in Ivoorkust.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Min første introduktion var i lufthavnen i Abidjan på en svedig, Elfenbenskyst-morgen.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mi primera introducción fue en el aeropuerto de Abiyán una calurosa mañana en la Costa de Marfil.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Moje prvé zoznámenie sa s Afrikou bolo na abidjanskom letisku jedného vlhkého rána na Pobreží Slonoviny.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Mój pierwszy pobyt rozpoczął się na lotnisku w Abidjan na Wybrzeżu Kości Słoniowej.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Prima mea iniţiere a fost la aeroportul Abidjan într-o dulce dimineaţă pe Coasta de Fildeş.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Пристигнах на летището в Абиджан през едно горещо утро на Брега на слоновата кост.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.Я впервые познакомилась с континентом в аэропорту Абиджана одним душным кот-д'ивуарским утром.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.ההיכרות הראשונית שלי היתה בשדה התעופה באבידג'אן, בבוקר מיוזע בחוף השנהב.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.أول قدومي كان في مطار ابيدجان في صباح جميل في ساحل العاج.
Başlangıcımı Abidjan Havalimanı'nda, ağır bir Fildişi Sahili sabahıyla yaptım.ウォールストリートを辞め 髪はマーガレット・ミード風にして
Carolina papağanları için, büyük penguen için, step tavuğu için, fildişi gagalı ağaçkakan için,캘리포니아 앵무새, 큰 바다쇠 오리, 멧닭, 큰 흑백색 딱따구리,
Carolina papağanları için, büyük penguen için, step tavuğu için, fildişi gagalı ağaçkakan için,לתוכוני קליפורניה, לנץ הגדול, לתרנגולת הערבה, לנקר מקור-השנהב,
Carolina papağanları için, büyük penguen için, step tavuğu için, fildişi gagalı ağaçkakan için,لطيور براكيت كاروليناوالأوك العظيم ودجاجة هيثونقار الخشب ذو المنقار العاجي
Carolina papağanları için, büyük penguen için, step tavuğu için, fildişi gagalı ağaçkakan için,ニューイングランド・ソウゲンライチョウ ハシジロキツツキ エスキモーコシャクシギ カリブモンクアザラシ
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.hans Hænder er Stænger af Guld, fyldt med Rubiner, hans Liv en Elfenbensplade, besat med Safirer,
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.jeho ruky obliny zlata, vysádzané taršíšom; jeho telo umelecké dielo zo slonovej kosti, obložené zafírami;
Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar, Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.손은 황옥을 물린 황금 노리개 같고 몸은 아로새긴 상아에 청옥을 입힌듯 하구나
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod