Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda--다중우주와 인류지향 원칙이라는 2가지의 매우 현대적으로
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda--2つのアイデアを生み出しました 多元宇宙論と人間原理です
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda--Boltzmann a ensuite inventé deux concepts très modernes --
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann a seguir inventa duas ideias que parecem muito modernas -- o multiverso e o princípio antrópico.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann continuă să raționeze introducând două idei moderne -- multiversul și principiul antropic.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann dochodzi do odkrycia dwóch bardzo nowoczesnych teorii -- wieloświata i zasady antropicznej.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann habría inventado dos ideas que hoy suenan muy modernas; el multiverso y el principio antrópico.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann ha partorito due idee che sembrano molto moderne -- il multiverso e il principio antropico.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann izumlja dve zelo sodobni ideji -- mnogovesolje in antropično načelo.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann teda vynachádza dve veľmi moderne znejúce myšlienky, multivesmír a antropogenetický princíp.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda-- "çoklu evren" ve "insana bağımlılık presibi".Boltzmann továbbmegy és kitalál két nagyon modern hangzású ötletet -- a multiverzumot és az antropikus elvet.
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda--בולצמן ממשיך וממציא שני רעיונות שנשמעים מודרניים --
Boltzmann çok modern iki fikrin fikir babası olmuş durumda--بولتزمان يستمر في إبتكار فكرتين حين تسمعهما فهما يوحيان بالحداثة--
- Böyle bir şeyle yaşayamam. - Fikrini soran olmadı, tamam mı?- Det kan jeg ikke leve med. - Pis!
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor모닝스타같은 평가기관에서 평가를 하겠지요.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Alors cela amène l'idée d'une sorte d'agence de notation, un peu comme Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Așadar, ne gândim la un fel de agenție de rating, de tipul Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Dan krijgen we de idee van een soort ratingbureau, een soort Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Das führt also zu einer Art Rating-Agentur, wie Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Y eso nos da la idea de una especie de agencia de clasificación, del tipo Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Така че, това носи идеята за някаква рейтингова агенция, от типа на Morningstar.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyor Morningstar gibi.Так вот это рождает идею какого-нибудь рейтингового агенства, типа Морнингстар.
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyorTo daje pomysł pewnego rodzaju agencji rankingowej,
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyorוזה מביא רעיון לכמה סוכנויות דרוג
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyorهذا يأتي بفكرة وكالة تقييم،
Böylece bu bir derecelendirme kuruluşu fikrini ortaya çıkarıyorモーニングスター社のような
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Páčila sa nám myšlienka, že dva vzdialené konce sa nakoniec pobozkajú.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.그래서 저희 아이디어는 양쪽 가장자리 끝이 서로 키스를 하면서 접히게 한것이죠.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Navdušila nas je zamisel, da se dva najbolj skrajna konca združita kot pri poljubu.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Ne-a plăcut ideea că cele mai îndepărtate două părţi ale lui ajungeau să se sărute una pe alta.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Nos gustaba la idea de que los dos extremos del puente acabaran besándose.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Chúng tôi thích cái ý tưởng hai phía đầu cầu có thể chạm vào nhau.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Ci è piaciuta l'idea che le sue estremità si chiudessero in un bacio.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Gostámos da ideia de as suas duas extremidades acabarem por se beijar.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Jadi kami menyukai ide bahwa dua ujungnya akan saling berciuman.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Nous avons aimé l'idée que les deux extrémités finissent par s'embrasser.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Spodobał nam się pomysł że dwie skrajne części mostu całowałyby się ze sobą.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Szóval tetszett az ötlet, hogy a két vége végül megcsókolja egymást.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.We waren te vinden voor het idee om de twee uitersten van de brug elkaar te laten raken.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Wir mochten die Idee, dass sich die zwei Endteile am Ende küssen würden.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Μας άρεσε η ιδέα ότι τα δύο ακραία σημεία της θα κατέληγαν να φιλιούνται.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.И нам понравилась идея о том, что два его дальних края закончили бы поцелуем.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.І нам сподобалась ідея того, що дві його дальні частини будуть вкінці кінців цілуватись одна з одною
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.Така че ние харесахме идеята, че двете най-отдалечената части на него ще се окажат целуващи се помежду си.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.אהבנו את הרעיון ששני החלקים הרחוקים ביותר של זה ישקו אחד לשני בסופו של דבר.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.ولذا فإننا أعجبنا بفكرة أن طرفي الجسر البعيدين سينتهي بهم المطاف بتقبيل بعضهم بعضا.
Böylelikle, en uzak iki ucunun sonuçta birbirlerini öpecekleri fikrini sevdik.というアイデアが気に入りました (拍手)
Böyle sarılmış şaşmamak gerek! Hemşire fikrini geliştirdi ve tüm , gözlerimi açık tutulur.그렇게 싸서 이상할 것도 없지! 나는 간호사 아이디어를 개발, 모든
Böyle sarılmış şaşmamak gerek! Hemşire fikrini geliştirdi ve tüm , gözlerimi açık tutulur.ولا عجب ، ملفوفه من هذا القبيل! أنا وضعت فكرة الممرضة ، وجميع
Böyle sarılmış şaşmamak gerek! Hemşire fikrini geliştirdi ve tüm , gözlerimi açık tutulur.一方では私の目は開いたまま。
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok.""Credem că această cercetare e OK, căci nimic nu e mai grav decât extincția."
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok.""Creemos que esta investigación está bien porque no hay nada más profano que la idea de la extinción".
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok.""Myślimy, że badania są w porządku, bo nie ma nic gorszego niż wyginięcie gatunku".
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok.""Noi condividiamo la ricerca perché non c'è niente di più profano dell'idea dell'estinzione."
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok."Монахи сказали: "Тогда это хорошо. Нет ничего более нечестивого, чем идея вымирания".
"Bu araştırmayı kabul ediyoruz, çünkü yok olma fikrinden daha kötü bir şey yok.""אנו רואים בחיוב את המחקר, "כי אין חילול קודש חמור יותר מאשר הכחדה."
Bu basit fikrin uzun vadeli sonuçları var.Această idee simplă are implicații adânci.
Bu basit fikrin uzun vadeli sonuçları var.Cette idée simple a des implications qui vont loin.
Bu basit fikrin uzun vadeli sonuçları var.Deze eenvoudige gedachte heeft verstrekkende gevolgen.
Bu basit fikrin uzun vadeli sonuçları var.Diese einfache Vorstellung hat weitreichende Folgen.