Bazen bu dil, Christopher Ehret'in fikrini takiben, izole bir dil olarak tanımlanır.Podle názoru Christophera Ehreta je to jazyk izolovaný.
Eski Apple CEO'su Steve Jobs'un müzik aboneliği hizmeti fikrine karşı olduğu biliniyordu.Bývalý ředitel společnosti Steve Jobs byl dříve proti myšlence hudby skrze předplatné.
Ayrıca bir fikrin önemi (olumlu veya olumsuz yönleriyle) her zaman takdir edilemeyebilir.Významnost (dobrá či špatná) myšlenky nebývá vždy současníky široce oceněna.
İlk defa, İsrail’in yanında, bir Filistin devleti fikrini ortaya koydu.Vůbec poprvé podpořil myšlenku palestinského státu, existujícího po boku Izraele.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.Václav totiž hájil zájmy Svaté stolice.
Ve birleşme fikrini doğurdu.O sdružování idejí.
Avrupa Birliği fikrinin yaygınlaşmasıyla kullanışlı bir sistemin standartlaştırılması gerekliliği doğdu.Založil organizaci Panevropská unie, která měla tyto myšlenky popularizovat.
Fikrin sahibi Victor Hugo 16 ay önce ölmüştü.Mahoneho otec zemřel, když bylo Mahonemu 16 měsíců.
Filmin hikâyesinin fikrini bulan Bob Peterson filmi Ağustos 2013'e kadar yönetti.Film byl až do srpna roku 2013 režírován Petersonem, autorem nápadu na příběh.
Oyundaki özgün fikrin ilham kaynaklarına ilişkin birçok öneri getirildi.Na motivy hry vznikl několikadílný román.
Servqual ölçeğindeki doğrulamama yerine, sadece başarının önceliği fikrini desteklemişlerdir.Mohou svůj postoj v diskuzi obhajovat pouze z principu, spíše než by jim šlo o dosažení pravdy.
Tor projesi de bu fikrin bir ürünüdür.V přeneseném slova smyslu znamená také produkt této činnosti.
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Rádci je od tohoto nápadu zrazují.
Bu fikrin pek çok çeşitli uygulaması olmasına karşın, en güzel örneği İnternet üzerindeki Web sayfalarıdır.Formulář má sice více částí, ale technicky je to jediná webová stránka.
Fikrini değiştirdiğindeyse çok geçti.Veliký brzo změnil svůj názor.
Bu fikrin birçok alanda uygulaması vardır, ama genellikle yanlış uygulanır.Ideea are o aplicare ca regulă generală în multe locuri, dar este frecvent utilizată abuziv.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Mai târziu el a negat această promisiune.
Bu ona Almanya'yı bir bütün haline getirme fikrini verdi.În acest fel vei face Germaniei un mare serviciu.
Ancak George Lucas daha sonra fikrini değiştirdi.Hans Jeschonnek și-a schimbat rapid punctul de vedere.
Ama son anda Adams fikrini değiştirdi.Până în cele din urmă, Halder și-a schimbat în mod radical opiniile.
Bu fikrini yeğeni fizikçi Otto Frisch ile paylaştı.A fost denumit astfel în onoarea lui Otto Robert Frisch.
Bir Fikrin mi Var?.Și mai știți ceva?....
Amiral Rickover nükleer denizaltıları fikrini ileri sürmüştü.Amiralul Arthur W. Radford a acordat sprijinul său pentru lovitura nucleară.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Intenția redactorilor era de a nu aparține niciunui grup politic sau orientări ideologice.
Samimi fikrini duymak istiyorum.Aș dori să-ți aud părerea sinceră.
Tom'u kimin öldürmüş olabileceğine dair bir fikrin var mı?Ai vreo idee cine l-ar fi fost ucis pe Tom?
Tom'un kimi dansa götürmeyi planladığına dair herhangi bir fikrin var mı?Are cineva vreo idee pe cine a plănuit Tom să ducă la dans?
Hiçbir fikrin bile yok!Nu ai nici măcar o idee!
Bu geceki partiye kaç kişinin geldiğine dair herhangi bir fikrin var mı?Are cineva vreo idee în ceea ce priveşte câte persoane au venit la petrecerea de aseară?
Bunu kimin yapmış olabileceğine dair herhangi bir fikrin var mı?Are cineva vreo idee cine ar fi putut face asta?
Tom'un nerede saklanabiliyor olabileceğine dair bir fikrin var mı?Ai vreo idee unde s-ar putea ascunde Tom?
Bu kitabı kimin yazdığına dair bir fikrin var mı?Ai idee cine a scris această carte?
Bu kitabı kimin yazdığına dair bir fikrin var mı?Ai vreo idee cine a scris această carte?
Bir Fikrin mi Var?.Van egy fantasztikus ötlete?
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Társaiknak sikerült lebeszélniük őket erről.
Fikrini değiştirmesi, üçüncü ve çok daha tam bir kafatasının bulunması ile gerçekleşti.A harmadik és jóval teljesebb koponya megtalálása után azonban megváltozott a véleménye.
Bununla birlikte, fanlar ve bazı eleştiriler albümün büyük bir şaheser olduğu fikrine sahipti.Bár a rajongók és más kritikusok szerint az album hatalmas mestermunka.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Szerencsére két nap alatt meggondolta magát, és vállalta a megbízást.
Şiddet fikrini okuyuculara tanıtmak istedim.A párt a protestáns eszméket hangsúlyozta.
Siz SSCB kurma fikrini bozmak yolundasınız, Yoldaş Stalin.Béla: Most már négyszemközt vagyunk, Balogh elvtárs.
Bankanın çiftçilerin ve işçilerin aleyhinde vurguncuları ve sanayicileri kayırdığı fikrindeydi.Az Agrobank beleroppant vezetőinek és betéteseinek elvesztésébe.
Ancak George Lucas daha sonra fikrini değiştirdi.Később azonban Margaret Ménégoznak sikerült megváltoztatnia a véleményét.
Sonrasında sözleri kendi sözlerimle değiştirdiysem de bu ilk fikrin hep daha ilginç olduğunu düşündüm.Miután megkaptam az Ön első levelét, a véleményem róla merőben megváltozott.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Filozófiailag a determinizmus ellentéte.
Son dakikada, Alton fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Thököly az utolsó pillanatban viszont meggondolta magát és nem fogadta el a kinevezést.
Daha sonra verdiği röportajlarda da bu fikrini tekrarladı.Később a rendező több interjújában ennek az ellenkezőjét erősítette meg.
Fakat sonunda fikrini değiştirdi ve film için müzikleri yapmayı kabul etti.Miután elolvasta a könyveket, megváltoztatta a véleményét, és elvállalta a film rendezését.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.Lúcia szerint a Szent Szűz ez utóbbit fogadta el.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Később azonban megváltozik a véleménye.
Halkı devrimden önce ve sonra eğitmek fikrini savundu.A falu lakossága a reformáció idején áttért az unitárius, majd a református vallásra.
Turar Rıskılov millî komünizm fikrinin ideologlarındandır.Rousseau a különböző politikai irányvonalak ideális referenciájává vált.
İtalya'nın birleşmesi fikrinin simgesi haline geldi.Politikai végcéljának az egységes Olaszország megteremtését tekintette.
Bu da, bu zamana kadar mahalleden göç olayının çok az olduğu fikrini vermektedir.A dolog érdekessége, hogy az országban ekkor már a hírközlés ilyen módja alig létezett.
Sanırım Tom fikrini değiştirdi.Feltételezem, hogy Tomi megváltoztatta a véleményét.
Bir Fikrin mi Var?."Onko ongelmia?")
Fikrin sahibi Victor Hugo 16 ay önce ölmüştü.Kirjailija Victor Hugo asui aukion laidalla 16 vuotta.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Myöhemmin hän kuitenkin luopui ajatuksesta.
19 Mart 1992'de Andrew ve Sarah boşanma fikrinde olduklarını açıkladılar.Mary ja Russ ilmoittivat 11. huhtikuuta 2005 hakevansa avioeroa.
Ancak George Lucas daha sonra fikrini değiştirdi.George Lucas työstää ideaa parasta aikaa.
1940'lı yılların sonunda Eflak ve Bitar Baas fikrini yaymak için seminerler veriyorlardı.Niistä käytiin 1940-luvun loppupuolella voimakasta polemiikkia puolesta ja vastaan.