İsrail-FKÖ anlaşmasına rağmen Netanyahu Filistin Devleti fikrine karşı çıktı.Pomimo porozumienia na linii Izrael-OWP, Netanjahu sprzeciwiał się idei niepodległego państwa palestyńskiego.
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Powstrzymali go jednak przyjaciele, którzy wyperswadowali mu ten pomysł.
Gönüllü askerlerin çoğu, Büyük Finlandiya fikrinden esinlenmiştir.Ochotnicy pochodzący z Finlandii byli w większości członkami Fińskiej Gwardii Cywilnej.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Przeciwieństwem tak pojętego fatalizmu jest wiara w wolną wolę.
Fikrini değiştirmesi, üçüncü ve çok daha tam bir kafatasının bulunması ile gerçekleşti.Dopiero dzięki trzeciej, znacznie bardziej kompletnej czaszce zmienił zdanie.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Po kilku miesiącach zmieniła zdanie i uznała to za błąd.
Ve birleşme fikrini doğurdu.Myśli o adopcji.
Ama son anda Adams fikrini değiştirdi.Ostatni bez wątpienia wskazywał na Adamsa.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.W końcu zrezygnował z tego pomysłu.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Wkróce jednak przyjdzie mu pożałować swojej decyzji.
İlk üretim bandı fikrinin babası da Henry Ford oldu.Według innego źródła twórcą tej metody był Henry Ford.
İlk defa, İsrail’in yanında, bir Filistin devleti fikrini ortaya koydu.Po raz pierwszy tak ważny podmiot polityczny jak ONZ okresił Palestynę jako państwo.
Bu yüzden ailesi onun için bir memurluk kariyeri fikrinden vazgeçmişti.Rodzice wybrali dla niego karierę wojskową.
İlk başta sadece birkaç araştırmacı onun fikrini takip etmiştir.Początkowo liczni kontynuatorzy jedynie naśladowali swojego mistrza.
Fikrin sahibi Victor Hugo 16 ay önce ölmüştü.Stanowisko to prof. Godlewski piastował przez 16 lat.
Turar Rıskılov millî komünizm fikrinin ideologlarındandır.Inni żywią sympatię do ideologii komunizmu.
Aşırı dindar olan Margaret kızı öldürmek ister fakat sonradan fikrini değiştirir.Początkowo, by zabił Lady Marian, ale później zmieniła zdanie.
Çok konuşuyor ve her konuda fikrini söylüyor.Często do niej pisze oraz dzwoni i o wszystkim jej opowiada.
Sürekli eleştirel inceleme fikrini yeniden insanlara tanıttı.Często uważa się, że zdefiniował na nowo rolę krytyka.
Şiddet fikrini okuyuculara tanıtmak istedim.Prowadziła badania dotyczące zainteresowań czytelniczych dzieci.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.Ich dewizą była wolność we wszystkich aspektach życia.
Çıkana kadar analitik geometriyi formüle etmişti ve matematiksel metodu felsefeye uygulama fikrini bulmuştu.Stworzył geometrię analityczną, co skłoniło go do stwierdzenia, że filozofia powinna stosować podobną metodę.
Pilot bölüm için fikrini resimlemiştir ve Craig McCracken ve Rob Renzetti sunumunu beğenmiştir.Za reżyserię odpowiadali twórca serialu – Craig McCracken – oraz Rob Renzetti.
Bu kozmik sansür fikrine ilgilidir.Ma obsesje na punkcie kosmitów.
1890'ların ortalarındaki fikrini tarif ederken "Kızıl bir emperyalisttim.W latach 1881–1890 był wydawcą „The Atlantic Monthly”.
Teknik eğitim verecek bir kurum fikrini beğendi.Preferuje techniczne podejście do walki.
Bir Fikrin mi Var?.Till slut får de en idé.
Bu fikrin ilgi yaratmak için yeterince alışılmadık olduğunu biliyordum ...Jag visste att idén var tillräckligt ovanlig för att väcka intresse...
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Han skulle dock senare ändra sin uppfattning.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Folket lyssande noga och trodde honom.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Men han övergav senare denna åsikt.
Gönüllü askerlerin çoğu, Büyük Finlandiya fikrinden esinlenmiştir.Många av de som deltog inspirerades av idén om Storfinland.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.För andra betydelser, se Yuci.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Hon ändrade sig dock några veckor senare och bröt kontraktet.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.Därefter kontaktade Henrik den heliga stolen.
Linnee tür fikrini temel olarak almıştır.Det tycks som om Lindhs förslag väsentligen genomfördes.
Bu dönemde Cromwell'in kendisini kral ilan etmesi fikrini benimsemiştir.Cromwell blev inblandad i detta först när han blev beordrad av kungen.
JE'de, Tanrı, bağışlayan ve fikrinin değiştirilmesi için ikna edilebilen bir olgu olarak tasvir edilir.Dels utlovas det att Gud förlåter oss våra onda tankar och handlingar.
Bizden daha iyi görecekler." diyerek bu konudaki fikrini açıkladı.Du förstår detta bättre än jag. - Du förstår detta bättre än vad jag gör.
Fakat sonra fikrini değiştirdi ve Nizam-ı Cedid aleyhtarları ile iş birliği yapmaya koyuldu.Han tonade dock senare ner sin hållning till association med neutralitetsförbehåll.
Fikrini değiştirdiğindeyse çok geçti.Dock ändrades hans åsikt snabbt.
1692'de Halley içi boş Dünya fikrini ortaya attı.I december 1792 utgav Thorild sin avhandling Om det allmänna förståndets frihet.
Tank fikrini ilk ortaya atan kişidir.Expressen var först med att publicera bilden.
Bir Fikrin mi Var?.Чи була альтернатива?
Lovecraft; karanlık, ilkel barbarlıkla mücadele eden medeniyet fikrini sıklıkla ele aldı.Цивілізація під загрозою Лавкрафт часто розглядає ідею боротьби цивілізації з примітивним варварством.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Ісхан передбачає прагнення до ідеалу в ім’я Бога та щирість у всіх діях перед Аллахом.
Pilot bölüm için fikrini resimlemiştir ve Craig McCracken ve Rob Renzetti sunumunu beğenmiştir.Розкадрування пілоту сподобалося Крейґу МакКракену і Робу Рензетті.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Однак потім він відмовився від цієї ідеї.
Bizanslı'ların kazandığı bu zafer, şehrin deniz tarafından da sağlama alınabileceğini fikrini sağlamlaştırdı.Ця перемога, мабуть, давала угаритським мореплавцям впевненість, що Баал захистить їх на морі.
Gözlemleri onun ‘doğal tarım’ fikrini oluşturmasına yardımcı oldu.Своїми поглядами сприяв розвитку ідеї дикої природи.
Ben bu fikrin çok çılgınca, ama çok heyecanverici olduğunu düşündüm.Ось така суцільна еклектика, але, по-моєму, весело вийшло.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.Персіваль розуміє, що бачив Святий Грааль.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Згодом, він змінює свою думку.
Öte yandan kimileri Med Darius'un Gubaru olabileceği fikrini taşır.Далі Дволикий вирішує як бути з Гордоном.
Bir kez şampiyon seçilince artık fikrinizi değiştiremezsiniz.Після вибору особливості гравець не може змінити її.
Adayı İngiliz yönetiminden çıkarıp Yunanistan ile birleştirme (Enosis) fikrini benimsedi.Мета організації полягала в тому, щоб вигнати британський уряд з островів, та об'єднатися з Грецією.
İnsan kendi zindanından ancak aşkın bir fikrin gücüyle çıkabilir.Тепер чоловікові не залишається нічого, окрім як знайти шахрайку самостійно.
Bir Fikrin mi Var?.Máte nápad?
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Avšak po pár dnech změnil názor a souhlasil.
1692'de Halley içi boş Dünya fikrini ortaya attı.V roce 1692 Halley předložil myšlenku o duté Zemi.