Bu ona Almanya'yı bir bütün haline getirme fikrini verdi.Вот и вся наша связь с Германией, о которой вы спрашивали.
Ama fikrinin önemi yok ve burayı sana bırakmayacağım ve bu tımarhaneyi deliler yönetmeyecek."Так я тебя прошу: не отдавай меня в сумасшедший дом».
Gruba katılmak için Kambei'nin teklifini başlangıçta reddeder ama sonra fikrini değiştirir.Сперва Кюдзо отказывается от предложения Камбэя, но потом меняет своё решение.
Dağıtılmış bir sistem eşzamanlılık fikrini bir ağ üzerinden bağlanan birden fazla bilgisayara genişletir.Распределённая система расширяет идею параллелизма на несколько компьютеров, связанных посредством сети.
Bizanslı'ların kazandığı bu zafer, şehrin deniz tarafından da sağlama alınabileceğini fikrini sağlamlaştırdı.Эта победа, по-видимому, давала угаритским мореплавателям уверенность, что Баал защитит их на море.
Çıkana kadar analitik geometriyi formüle etmişti ve matematiksel metodu felsefeye uygulama fikrini bulmuştu.Изучал философский камень и даже нашёл способ его получения.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Вернувшись на пляж, Джек предложил людям переселиться в пещеры.
1926 yılından itibaren özel okul açma fikrini olgunlaştırmaya başladı.К 1926 году он смог открыть свою собственную студию.
İkisi de "çok rahatsız edici şekilde bulanıklaşmaya başladı" ve kitap fikrini oluşturdu.«Сильнее всего меня вдохновлял Ветхий Завет», — так прокомментировал он идею создания книги.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Он перезвонил через 2 недели, ему дали эту роль.
Sivil itaatsizlik, fikrin babalığını Amerikalı yazar Henry David Thoreau'nun yaptığı aktivizm yöntemidir.Вдохновением для него послужило творчество американского писателя и философа Генри Дэвида Торо.
Halkı devrimden önce ve sonra eğitmek fikrini savundu.Отец до и после революции занимался земледелием.
Bir kez şampiyon seçilince artık fikrinizi değiştiremezsiniz.После присоединения нового героя к команде изменить имя персонажа уже нельзя.
Yani önce maddenin değil fikrin olduğu görüşü benimsenmiştir.Знаете, мнение не моё, это общее мнение.
Bilgi vurgusu taşıyan bir etik fikrine sahip olmuş bir başka ünlü filozof John Locke'dir.Важную роль в истории вопроса о тождестве личности сыграло учение английского философа Джона Локка.
Gönüllü askerlerin çoğu, Büyük Finlandiya fikrinden esinlenmiştir.أخذت العديد من الجنود المتطوعين فكرة فنلندا الكبرى.
Bu deneyler, yerel gerçekçilik fikrinin yanlış olduğunu göstermiştir.يبدو أن هذه التجارب تُظهر أن فكرة الواقعية المحلية خاطئة.
Bir Fikrin mi Var?.وجدت هناك أفكارا..
Dostoyevski 1865 yazında Suç ve Ceza fikrini tasarladı.توصل دوستويفسكي إلى فكرة الجريمة والعقاب في صيف عام 1865.
Fikrin sahibi Victor Hugo 16 ay önce ölmüştü.بعد 16 عاما توفي الحسين المنصور.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.وتمكن من ابتكار فكرة شعار بسيط لكي يتم استخدامه كطريقة لإظهار الأخبار الجيدة.
Fransız Devrimi'ni destekledi, ama daha sonra devrimin yaşattığı hayal kırıklığı sebebiyle fikrini değiştirdi.وقد اضطرت فرنسا إلى تجديد العمل بهذا القانون، لأن الثورة استمرت أكثر مما كانت تتوقع.
Aynı zamanda Polonya'da egemenliğin restorasyonu fikrini destekleyen çeşitli siyasi örgütlere dahil oldu.وفي الوقت نفسه بدأ في الانضمام إلى عدة منظمات سياسية تدعو إلى فكرة إعادة المجد والسيادة البولندية.
Nicholas Gerogescu-Roegen küçülme fikrinin babası ve en önemli teorisyeni olarak görülmektedir.الخبير الاقتصادي نيكولاس جورجيسكو الرومانية، ويعتبر خالق تراجع النمو، ونظريتها الأساسية.
Sadece Salo, Finlandiya merkezli Salora-Mobira'nın fikrinden kaynaklanmaktadır.سالو (Salo) مدينة فنلندية تقع في إقليم فارسينايس سوومي.
Poe daralan oda fikrini açık biçimde, 1830'da Blackwood's Magazine'de yayımlanan bu öyküden almıştır.في روايات جين أوستن التي تم نشرها دون اسمها في مجلة "باكوودز" Blackwood's Magazine عام 1859.
Bir Fikrin mi Var?.Qual a Grande Ideia?.
Kampa geri döndüklerinde Shane, fikrini değiştirdiğini ve ekibin HKK'ye gitmesini desteklediğini söyler.Depois de voltar para o acampamento, Shane diz que ele mudou de ideia e vai apoiar o grupo ir ao CCD.
12 Haziran 2014'te Scott Hanselman, Windows Live Writer'i açık kaynak yapma fikrini açıkladı.Em 12 de junho de 2014, Scott Hanselman anunciou a ideia de tornar o código do Windows Live Writer aberto.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.Ele teve a ideia de um logótipo simples para ser utilizado como forma de destacar as boas notícias.
Béla Lugosi Jr, daha sonra defalarca bu fikrin kendisine ve annesi Lillian'a ait olduğunu belirtti.Béla Lugosi Jr. confirmaria em várias ocasiões que ele e a sua mãe teriam tomado a decisão.
Bu onlara orkestra ile birlikte yeni bir canlı albüm için 'Klasik Aria' turu fikrini verdi.Isso deu à banda a ideia de uma turnê "Classical Aria" com uma orquestra e um álbum ao vivo do mesmo nome.
Ancak daha sonra bu fikrinden vazgeçti.Porém, ele próprio se afastou desta opinião posteriormente.
Programın ilerleyen sahnelerinde melek Peter'ın yanına gelir ve Peter onun fikrini sorar.Depois, este chega no programa e Peter procura por seu conselho.
Ancak Lucas daha sonra bu fikrini değiştirmiştir.Louisa então se encarrega de mudar de idéia.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Uma vez, os homens da congregação sentiram de impor as mãos sobre ele e orar.
Sonunda fikrini değiştirdi ve albüm çıkarmayı kabul etti ve kocasının teşvikiyle, kayıt stüdyosuna girdi.No final, ele decidiu mudar de ideia e ir ao enterro, atendendo aos pedidos de amigos.
Teknik eğitim verecek bir kurum fikrini beğendi.Um programa para quem gosta de tecnologia.
Tank fikrini ilk ortaya atan kişidir.O SuitSat foi o primeiro teste da ideia.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack e Kate vão até a Tempestade e no caminho os dois discutem sobre Kate ter ficado na vila.
Bunun sonucunda özne'nin metafizik mevcudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir.No conceito de desenvolvimento está em jogo a própria vida pessoal de Newman.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Rapidamente, muda de ideia.
Şiddet fikrini okuyuculara tanıtmak istedim.Combateu a submissão do ensino às ideias religiosas.
Son dakikada, Alton fikrini değiştirdi ve evde kaldı.No entanto, Aldo mudou logo de ideia e voltou à ativa.
Tom'u kimin öldürmüş olabileceğine dair bir fikrin var mı?Você tem alguma ideia de quem matou o Tom?
Tom'u kimin öldürmüş olabileceğine dair bir fikrin var mı?Vós tendes alguma ideia sobre quem matou Tom?
Bir Fikrin mi Var?.Heeft u een afspraak?
Bunun üzerine kurnaz Odysseus Truva atı fikrini öne sürer.Dan bedenkt Odysseus het Trojaanse paard.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.Lucas kwam echter met de suggestie voor de Heilige Graal.
İyi haberlerin vurgulanması için bir yöntem olarak basit bir logo kullanılması fikrini çıkarmıştır.Hij bedacht een eenvoudig logo dat gebruikt kon worden om goed nieuws te markeren.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Later zou hij deze beslissing betreuren.
Babası Geronimo da büyük kızını kont ile evlenme fikrinden caydıramaz.Haar vader Gerard is niet zo blij met de Dreamboy.
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Zijn vrienden weerhielden hem echter van publicatie hierover.
Cetartiodactyla terimi balinaların toynaklılar içinden evrimleştiği fikrini yansıtmaktadır.De clade Cetartiodactyla benadrukt dat de walvissen binnen de evenhoevigen geëvolueerd zijn.
Kutsal topraklar olarak değerlendirildiğinden, bu fikrini açıkça seslendirememektedir.Wie dit Heilig Hartbeeld maakte is niet bekend.
Bana fikrinizi verin lütfen.Geef me jouw opinie, alsjeblieft.
Hepimiz sizin fikrinizi, gerçekleştirilemez olarak görüyoruz.Wij beschouwen allemaal uw idee als onrealiseerbaar.
Fikrini değiştirdi.Hij is van mening veranderd.
Başka bir fikrin var mı?Heb je een andere mening?
Bir Fikrin mi Var?.Dzieje pewnej idei.