Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Pero Laura, intenta hacerla desistir de esa idea.
Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.El hermano la intenta convencer con promesa y amenazas.
Nazzam, doğa felsefesine dayanmıştır ve ona dayanarak Allah fikrine yükselmeye çalışmıştır.Se cree que Iblís (Satanás) tiene un papel importante en la humanidad tentadora hacia el pecado.
İyi Gestalt İlkesi, tüm gestalt teorisinin temeli olan netlik fikrine odaklanır.De esta idea parten todas las teorías del humor basadas en el concepto de superioridad.
Lucas, Kutsal Kase fikrini ortaya attı.«León ya ha encontrado su santo grial.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Sus habitantes no son muy adeptos a las nuevas ideas y la tecnología.
Bunun sonucunda özne'nin metafizik mevcudiyet fikrinin merkezindeki konumu sona erdilir.Por ejemplo, se han eliminado las opiniones de Hume sobre la identidad personal.
Bu da kadının zina yaptığı fikrini onaylıyor.Añadió que esa estructura es algo que el género necesita.
Oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.Creen que la partida está a punto de empezar.
Fakat daha sonra İzlanda bakanı nedeni hala bilinmeyen sebebden dolayı fikrini değiştirdi.Desde entonces, la torre de Ivana fue cancelada debido a razones no esclarecidas.
Fikrine katılmıyorum.Non sono d'accordo con la tua idea.
Eğer senin fikrin makulsa onlar sana öncelik verecekler.Se la tua idea è ragionevole ti daranno la priorità.
Tom'un anahtarları nereye koyduğu hakkında bir fikrin var mı?Hai un'idea di dove Tom abbia messo le chiavi?
Fikrini benimsemeye karar verdik.Abbiamo deciso di adottare la tua idea.
Onun fikrini değiştirmeye çalıştım ama yapamadım.Ho cercato di fargli cambiare idea ma non ci sono riuscito.
Tom Mary'nin fikrini değiştirebileceğinden korkuyordu.Tom aveva paura che Mary potesse cambiare idea.
Bunu nasıl yapacağın hakkında hiçbir fikrin yok, değil mi?Non hai la minima idea di come farlo, non è vero?
Tom sizin fikrinizle ilgilenmiyor.A Tom non interessa la vostra opinione.
Onun ne olduğu hakkında herhangi bir fikrin var mı?Hai una vaga idea di cosa sia?
Fikrini değiştireceksin.Cambierai idea.
Bir Fikrin mi Var?.Vi guida un'idea.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.L'anno seguente, ha cambiato idea e ha accettato la chiamata.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.I suoi fondatori propugnavano la libertà di pensiero in tutti i campi.
Dağıtılmış bir sistem eşzamanlılık fikrini bir ağ üzerinden bağlanan birden fazla bilgisayara genişletir.Un sistema distribuito estende l'idea della concorrenza a più computer connessi attraverso una rete.
Oyunların yeniden başlatılması fikrini planlamaya başladı.In realtà, iniziano a pianificare altri scherzi.
Bu konuda ilk adım Einstein`ın fikrini kanıtlamaya yönelik olmuştur.Nell'ultima espressione si fa uso della notazione di Einstein.
Bu fikrin kaynağı ise yıllar önceki bir Yahudi isyanında aldığı yenilgiydi.Questa fu una conseguenza di un'altra sconfitta subita anni prima durante la rivolta degli ebrei.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Cambieranno poi idea più tardi.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.L'obiettivo era e continua ad essere lo sviluppo e l'uso comune dei satelliti per le comunicazioni.
İstenç özgürlüğü fikrini, belirlenimsizciliğe vardırmıştır.La libertà di pensiero fu resa impossibile.
İtalya'nın birleşmesi fikrinin simgesi haline geldi.Solo l'unità d'Italia porta ad una sua adozione generale.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack e Kate ritornano in spiaggia e Jack inizia ad esortare la gente ad andare alle grotte.
Bununla birlikte, Atatürk'e kadar reform düşüncesi meşrutiyet fikrinin ötesine geçmemişti.Il principio del rivoluzionarismo andò oltre il riconoscimento delle riforme fatte durante la vita di Atatürk.
Stylus dergisinden David Drake, sözlerin "cesur bir gerçekçiliği" tanımladığı fikrindeydi.David Drake di Stylus Magazine sostiene che i testi sono caratterizzati da un «realismo grintoso».
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.Ha per Yuki un gran attaccamento.
Sivil itaatsizlik, fikrin babalığını Amerikalı yazar Henry David Thoreau'nun yaptığı aktivizm yöntemidir.Disobbedienza civile (Civil Disobedience) è il nome di un famoso saggio di Henry David Thoreau.
Aktör senaryoyu görünce fikrini değiştirdi.Gli autori d'accordo con lei, revisionarono la sceneggiatura.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Ragion per cui rinuncia all'idea.
Çocuk fikrini değiştirmediМальчик не поменял своего мнения.
Tom konu üzerinde uzun süre düşündükten sonra fikrini değiştirdi.Том изменил своё мнение после того, как долго думал об этом деле.
Eğer kendi fikriniz yoksa, başkalarınkini çalabilirsiniz.Если нет собственных идей, можно просто украсть чужие.
O senin fikrin.Это твоё мнение.
Sen de, olanlar hakkında hiçbir fikrin olmadığını mı iddia ediyorsun?Ты тоже думаешь, что я ничего не знаю о них?
Bu kitap insanların aklına iyilik fikrini getiriyor.Эта книга несёт людям идею доброты.
Bir Fikrin mi Var?.У кого есть идеи?»
Lovecraft; karanlık, ilkel barbarlıkla mücadele eden medeniyet fikrini sıklıkla ele aldı.Лавкрафт часто описывает борьбу цивилизации с более примитивными, варварскими существами.
Fakat Jobs itiraz etti: "İnternet ve korsanlık albüm fikrini mahvetti.Однако Джобсу было чем возразить: «Пиратство и интернет уже уничтожили саму идею альбомов.
Fakat sonunda fikrini değiştirdi ve film için müzikleri yapmayı kabul etti.В итоге, его интересы поменялись, и он сосредоточился на сочинении музыки к кинофильмам.
Eğer kişi fikrini değiştirirse Alice'in gördükleri de değişir.Если меняется решение, меняется и видение Элис.
Ancak kısa süre sonra bu fikrini değiştirecektir.Однако, вскоре он передумал.
Klıkov, Zyuganov ve onun destekçilerinin monarşiyi Rusya'ya geri getireceği fikrine inanıyordu.Клыков считал, что Зюганов и его сторонники в конце концов поддержат идею восстановления монархии в России.
Şehre girip girmeme konusunda Medinelilerin fikrini almak üzere elçi gönderdiler.И повелел он племени бодричей, чтобы они тоже вышли и приняли участие в осаде города.
Ben buraya Siyonizm'in emri üzerine, bu toprakların beni çekmesinden, kefaret fikrinden ötürü geldim.Я пришёл сюда по зову сионизма, из-за притягательности этой земли и из-за идеи возрождения.
Siz SSCB kurma fikrini bozmak yolundasınız, Yoldaş Stalin.Я считаю, что все правильно сделано с вами, товарищ Козлов.
Sonradan kaçmak için fikrini değiştirince işleme geç başlamıştı.После того, что ты сделала, тебе лучше поскорее убраться отсюда.
Aslında Dolores'e kocasını öldürme fikrini yanında çalıştığı Vera Donovan vermiştir.Именно Вера Донован много лет назад подсказала ей, как убить мужа.
Barrowman, Kaptan Jack fikrinde kendisi anahtar etken olmuştur.Актёр Джон Барроумэн сам стал одной из ключевых фигур в концепции капитана Джека.
Son dakikada, Alton fikrini değiştirdi ve evde kaldı.И лишь в последний момент Адамс изменил своё мнение и включил её в Reckless.
Sarhoş süper kahrraman fikrine bayıldım.Позже ему понравилась идея антиалкогольных плакатов.
Ancak arkadaşları onu bu fikrinden vazgeçirdi.Но его родственники отговорили его от этого намерения.