JE'de, Tanrı, bağışlayan ve fikrinin değiştirilmesi için ikna edilebilen bir olgu olarak tasvir edilir.Er wurde als lebender Gott bezeichnet, den man respektieren und verehren muss.
Daha sonra verdiği röportajlarda da bu fikrini tekrarladı.Auch in den folgenden Tagen wiederholte er diese Auffassung.
Bu ona Almanya'yı bir bütün haline getirme fikrini verdi.Er verabscheute daher alles, was irgendwie mit Deutschland zu tun hatte.
Lucas, hala annesinin Dan ile olma fikrine şiddetle karşıdır.Elise verleugnet auch hier, was mit ihrer Mutter passiert ist.
(Hurrelmann) Toplumsallaşma teorileri, toplumsallaşma fikrinin temelini oluşturmaktadır.Sozialisationstheorien bilden die Grundlage für das Sozialisationsverständnis.
Bu kozmik sansür fikrine ilgilidir.Der kosmopolitische Gedanke.
Erişim tarihi: 2013-07-23. ^ "Bir Fikrin mi Var?".Meiner, Hamburg 2006, 299–327. „Ist keine Aussage sicher?
Onun fikrini savunmaya cesaret ettim.J'ai osé soutenir son avis.
Onun hakkında hiç fikrin var mı?En as-tu une idée ?
Fikrini çok sık değiştirme.Ne change pas d'avis si souvent.
Bugünkü gazetede cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler'e ziyaret etme fikrinden vazgeçtiği yazıyor.Le journal d'aujourd'hui rapporte que le premier ministre a abandonné l'idée de visiter les États-Unis.
Saatin kaç olduğu hakkında bir fikrin var mı?As-tu la moindre idée de quelle heure il est?
Evet burada bir fikriniz var ama bu doğru işlemiyor.Oui, vous avez-là une opinion, mais votre opinion ne va justement pas.
Fikrinizi söyleyin!Donnez votre avis !
Her üç saniyede bir fikrini değiştirirsen, bunu nasıl bilebilirdim?!Comment saurais-je si tu changes d'avis toutes les trois secondes ?
Bir Fikrin mi Var?.Y a-t-il une explication ?
1907 - Brezilya’lı mühendis Augusto Ferreira Ramos dağa teleferik ile ulaşılması fikrini kamuoyuna sundu.En 1907, l'ingénieur brésilien Augusto Ferreira Ramos a l'idée de relier les collines par câble aérien.
Fakat,daha sonra bu fikrinden vazgeçer.Il abandonnera par la suite cette idée.
Bölgeye bir kanal yapma fikrinin başlangıcı Antik Yunanistan'a kadar gider.L'idée de construire un canal à travers l'Amérique centrale est ancienne.
Aydınlanmacılar özgürlüğün tüm alanlarda olması gerektiği fikrini savunmaktaydı.Il appela les libéraux à défendre la liberté sur tous les terrains.
Galba, askerlerin sadakâtları için rüşvet almak istemeleri fikrini küçümsedi.Galba dédaigna la notion de subordination par loyauté des soldats.
Ve birleşme fikrini doğurdu.Il évoque l'idée d'unité.
Fikrin temelinde, Henri Gaudier-Brzeska adlı genç bir heykeltıraş vardı.Il était très ami avec le sculpteur Henri Gaudier-Brzeska.
İtalya'nın birleşmesi fikrinin simgesi haline geldi.De ce fait la carte de l'Italie se trouve simplifiée.
Denek doğru olanı gördükten sonra fikrinin arkasında duracak mıdır?Et s'il le détient, adopte-t-il le bon angle de vue ?
Grubu Eddie Guerrero kurma fikrini açtı.Eddie Guerrero utilisait cette prise.
Ben bu fikrin çok çılgınca, ama çok heyecanverici olduğunu düşündüm.C'était idiot sans doute, mais j'étais un peu maniaque.
Turar Rıskılov millî komünizm fikrinin ideologlarındandır.Le communisme est énuméré parmi les dangereuses idées occidentales.
Will, önce görevi kabul etmek istemese de, kurbanların fotoğraflarını görünce fikrini değiştirir.Will, qui dans le même temps en a un peu assez de la bande dessinée accepte la proposition.
Böylesine zengin kaynaklara sahip olmak Filip'e Yunanistan üzerinde daha etkili olma fikrini verdi.Philippe y voit l'occasion de pousser son influence en Grèce centrale de façon définitive.
Bu arada "Yuki" fikrini buldu.Pour le peuple yuki, voir Yuki.
Hepimiz onun fikrine karşı değiliz.No todos estamos en contra de su idea.
Tom'un ne konuştuğu hakkında bir fikrin var mı?¿Sabes de qué está hablando Tom?
Benim için ne kadar önemli olduğun hakkında fikrin yok.No tienes ni idea de lo importante que eres para mí.
Senin fikrin benimkine benzerdir.Tu idea se parece a la mía.
Herkes onun fikrini kabul etti.Todos concordaron con su idea.
Lütfen bana samimi fikrini söyle.Dígame por favor su honesta opinión.
Sen de benim için ne kadar önemli olduğun hakkında bir fikrin yok.Tú tampoco tienes ni idea de lo importante que eres para mí.
O benimle beraber seni görmeye gelmek istedi, ama sonunda fikrini değiştirdi.Él quería venir conmigo a verte, pero en fin cambió de opinión.
Fikrini değiştireceğini umuyorum.Espero que cambies de opinión.
Eğer istiyorsan, fikrini değiştir.Cambia de idea si quieres.
Tom sık sık fikrini değiştirirdi.Tom cambiaba a menudo su opinión.
O ev alma fikrinden vazgeçti.He renunciado a la idea de adquirir una casa.
Bir Fikrin mi Var?.Pero tiene una idea.
Ama son anda Adams fikrini değiştirdi.En el último momento, Superman cambia de idea.
Hemen fikrini video kaydına alır.Creo que vamos a hacer un vídeo para él pronto.
Swarup senaryo üzerinde çalışırken öğrenci yönetmeni Asim Bhatti'nin birçok fikrini kullandı.Usó varias ideas del estudiante de dirección Asim Bhatti, mientras trabajaba en el guion.
Çok konuşuyor ve her konuda fikrini söylüyor.Ella es muy fuerte, piensa y dice todo lo que piensa.
Lavrov; devrim fikrinden daha çok reforma meğilliydi; ya da reformun daha etkili bir yol olduğunu düşünüyordu.Lavrov tendía más al reformismo que a proponer una revolución social.
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.El objetivo era, y sigue siendo, el desarrollo y uso común de satélites de comunicaciones.
Jack ve Kate sahile dönerler ve oradakilere mağaralara taşınma fikrinden bahsederler.Jack y Kate vuelven a la playa y Jack comienza a dirigirse a la gente sobre el movimiento a las cuevas.
Plaj, 1920-1930 yıllarında mimar Richard Ermisch'in fikrinden yola çıkılarak inşa edilmiştir.Fue construido entre 1920-1930 después de haber sido ideado por Richard Ermisch.
Demiryolu ve demiryolu yapım çalışmalarının özek sektörce yapılması fikrine sahipti.Se emplearon materiales y mano de obra de la Compañía del Ferrocarril.
Fakat birkaç hafta sonra fikrini değiştirdi ve rolü kabul etti.Años más tarde ella cambio de opinión y le dio permiso para distribuirla.
Bu fikrin birçok alanda uygulaması vardır, ama genellikle yanlış uygulanır.Esto suena muy obvio, pero en la práctica es frecuente perder este enfoque.
Stone roketlerin tamamının beyaz olup olmadığı ile ilgili olarak hiçbir fikrinin olmadığını ifade etti.Stone dijo que no lo sabía y que los cohetes eran de color blanco.
Küresel bir termohalin dolaşımı fikrini savunarak “küresel ısınma” terimini yaratmasıyla tanındı.Fue conocido por popularizar el término calentamiento global.
Grup olma fikrini seviyorum.Me gusta ser el hombre común.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Otros filósofos sostienen que el determinismo es compatible con el libre albedrío.
Jacobi kendinde şey'in asla doğrudan bilinemeyeceği fikrine vardı.Parecía que MGM nunca supo qué hacer exactamente con él.