Ana içeriğe geç
Sözlük

fikirler ile cümle

fikirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı karakterler aynı isimlere ve aynı fikirleri sahip." dedi.Totuși ei împărtășeau anumite convingeri și idealuri.”
1858'e kadar fikirlerini yayımlamaktan kaçındı.A continuat să publice articole până în 1885.
Daha sonraları siyasal fikirleri değişti.Tot atunci, s-au decis unele schimbări administrative.
Hızır ve Hıdırellezin kökeni hakkında çeşitli fikirler ortaya atılmıştır.Sunt diverse variante în privința originii lui Hızır și a sărbătorii de Hıdırellez.
Kâbız bunu reddedip, kendi fikirlerinde ısrar edince idam edilmiştir.Cunoscuții ei o evitau, din cauza condamnării ei.
Bu sıralarda Walker, Latin Amerika ile ilgili fikirlerini oluşturmaya başlar.Tot în această perioadă, Pepsi începe să se extindă în America Latină.
Aynı zamanda, sosyalist fikirler için artan bir sempati ifade etti.De asemenea, acesta avea o înclinație spre ideile fasciste.
Sanırım ortada fikirler biraz karışmış."Unele sunt mai sincere în legătură cu asta'.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.La început, aceștia au refuzat, dar ulterior s-au răzgândit.
Sendikalar devrimci fikirlere sahip radikal muhaliflerini ihraç etmeye başladı.În plus, au trebuit să înăbușe rebeliunile militarilor radicalizați de ideile revoluționare.
Sizin fikirleriniz tamamen çağ dışıdır.Ideile voastre sunt complet depășite.
Benim fikirlerim onunkine benzerdir.Ideile mele sunt similare cu ale lui.
Fikirlerinden bazılarına katılıyorum.Sunt de acord cu unele dintre opiniile dumneavoastră.
Fikirlerinden bazılarına katılıyorum.Sunt de acord cu unele dintre ideile dumneavoastră.
Fikirlerin oldukça çağ dışı.Ideile tale sunt destul de depășite.
Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi.Gondolkozását Henri Bergson eszméi befolyásolták.
Paris’teyken komünist fikirlerle tanıştı.Ekkor ismerkedett meg a kommunista eszmékkel.
Sizin vardığınız fikirlere ve sonuçlara ben de varmış olmalıyım, ama içgüdüsel ve bilinçsiz olarak.Azok az ötletek és következtetések, amelyeket önök ezáltal kapnak, ösztönösek és tudattalanok.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.Eddie először elutasítja, de később meggondolja magát.
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Néha sétálgatok a szomszédok előtt éjszaka, remélve, hátha találok valakit, akivel beszélgethetek.
Einstein daha sonra iki farklı makalede Bose `un fikirlerini madde parçacıkları konusuna genişletir .Később Einstein kiterjesztette Bose elgondolását két másik tanulmányban.
Parlak fikirleri vardır.Jó ötletei is vannak.
Turgenyev'in fikirleri bu durumlar yüzünden küçük yaşta şekillenmeye başlar.Turgenyev hősei ez időtájt többnyire ebbe a típusba sorolhatóak.
Çok az konuşur ama iyi fikirleri vardır.Nagyon kevésszer beszél, de hatalmas ereje van.
Fakat öldükten sonra onun hakkında fikirler değişmiştir.Halála után a helyzet azonban megváltozott.
Düşünce ve fikirleri zaman zaman değişime uğradı ve çelişki gösterdi.De idővel megváltozott a természete, kötekedett és veszekedett.
Türk heyeti konferansın devam etmesi yönünde fikirler yayınladı.A török hadvezetés a háborút terjeszkedésre kívánta felhasználni.
Kurgusal olmayan bu metin, Stowe'un kölelik hakkındaki fikirlerini doğrulamaya çalışıyordu.Ennek a dokumentumjellegű könyvnek az volt a célja, hogy igazolja Stowe állításait a rabszolgaságról.
Ama nasıl bir direnişle karşılaşacakları hakkında hiçbir fikirleri yoktu.Csakhogy fogalma sincs mi ellen kell védekeznie.
Fakat bu konuda bilim adamları farklı fikirler ortaya attılar.A tudósok azonban - eltérő mértékben - kétkedőek ezzel kapcsolatban.
Akhaların büyük savaş fikirlerini hep o üstlenmiştir.Mindig a grandiózus külpolitikai tervei jártak az eszében.
Daha sonra bu şekilde farklı fikirleri olan 18 okul daha oluşturulmuştur.Később ezek további iskolákra bomlottak - összesen 18-20 iskolát különböztetnek meg a különböző források.
İkinci katta da daha barışçı bir gelecek için fikirler geliştirilecek."Kolmannessa kerroksessa työstettäisiin ideoita rauhallisemman tulevaisuuden turvaamiseksi."
Çok az konuşur ama iyi fikirleri vardır.Hänellä on suuria ajatuksia, vain todella hyviä ideoita.
Moore daha sonra klasik fikirlerden rahatsız olmuştur.Myöhemmin Moore hylkäsi klassiset ihanteet.
Ama bu fikirlerle her zaman aynı fikirde değilim.He ovat aina eri mieltä asioista.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Alun perin nämä ideat otettiin postulaatteina, mutta nykyisin niitä pyritään myös testaamaan.
Maréchal; ütopik bir Sosyalizm'in fikirlerini geliştirmiştir.Ferguson on kehittänyt kansalaisyhteiskunnan käsitettä.
Ancak onun milliyetçi fikirlerinden uzaktı.Siellä hän tutustui kansallismielisiin aatteisiin.
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Olen joskus kävellyt yöllä lähistöllä, vain löytääkseni jonkun jolle puhua.
Bu dönemde fikirleri Millî Türk Talebe Birliği'ndeki gençler tarafından sahiplenilmiştir.Tähän nuorisojärjestön ideoimaan välikysymykseen yhtyivät kaikki oppositiopuolueet.
İkili başta bunu kabul eder ancak sonra fikirlerini değiştirirler.Äiti on aluksi ajatusta vastaan, mutta sittemmin he muuttavat.
Hikâyedeki ana fikirlerin neredeyse tamamı yazarlardan çıksa da oyuncular da zaman zaman fikir sundu.Valtaosa tarinoiden ideoista tuli käsikirjoittajilta, joskin myös näyttelijät saivat esittää omia ideoitaan.
Benim daha farklı fikirlerim vardı."Minulla on paljon asioita ajateltavana."
Özellikle fikirlerin özgür bir şekilde ifade edilebilmesini savunuyordu.Se mahdollistaa ajatusten vapaamuotoisen ilmaisun persoonallisella tavalla.
Önce sosyal demokrat, sonra komünist fikirleri benimsedi.Tingsten oli alun perin sosiaalidemokraatti, mutta omaksui sitten liberaaleja aatteita.
Bu konudan sonra konuların nasıl bölünmesi gerektiğiyle ilgili fikirler açık değildir.Tämänkaltaisessa keskustelussa keskustelun lähtökohtien ei tarvitse olla varmoja.
Çünkü birden farklı fikirler, değişiklikler doğabiliyor.Tämän vuoksi esiin saattaa nousta erilaisia vastadiskursseja, vaihtoehtoisia ajattelutapoja.
Fikirlerle dopdoluyum.Nyljetyt ajatukset.
Başkan'a hep fikirleri o verir.Obama toisti ministerinsä ajatukset.
İlk kurulduğunda fikirler, radyonun yayınlarının fazla ilgi çekici olmamasıydı.Monien mielestä Yleisradio ei tuolloin lähettänyt riittävästi viihteellistä ohjelmaa.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.Kyky nähdä kytkentöjä ajatusten, käsitteiden ja tutkimusalojen välillä on ydintaito.
Bu fikirler Schrödinger denkleminin keşfine yol açmıştır."Näin häwitettiin tämä esiwanhempiemme waiwannäkö.»
Bu fikirlerin amacı, yaygınlaşan eğitim fikrini korumak ve sürdürmekti.Tarkoituksena oli opettajan työn kunnioittaminen ja jatkaminen.
Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi.Hän opiskeli filosofiaa Henri Bergsonin oppilaana ja sai tältä hyvin paljon vaikutteita.
Australidelphia grubunun soyağacı hakkında hala farklı fikirler yaygındır.The Seekers on australialainen folkyhtye.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Nicks laihdutti kiertuetta varten ja lopetti tupakoinnin.
Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.Tomin ajatuksilla ei ole täällä kovin suurta painoa.
Çekimin en başından itibaren gemide o gece ne yaşandığına ilişkin çok net bir fikirleri vardı.Από την αρχή των γυρισμάτων είχαν μια πολύ καθαρή εικόνα του τι συνέβη στο πλοίο εκείνη τη νύχτα.
Antik kültürler sonsuz hakkında çeşitli fikirlere sahipti.Οι αρχαίοι πολιτισμοί είχαν διάφορες ιδέες για τη φύση του απείρου.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod