Grup anarko-komünizm fikirlerine sahiptir.Сторонник идеологии анархо-коммунизма.
Herzl’in fikirleri yakın zamanda Yahudi dünyasında yayıldı ve uluslararası ilgi çekti.انتشرت أفكار هرتسل بسرعة في العالم اليهودي واجتذبت الاهتمام الدولي.
Klas-Göran Karlsson "İdeolojiler fikirler sistemidir, bağımsız olarak suç işleyemezler.كتب كلاس غوران كارلسون: إن الأيديولوجيات هي أنظمة أفكار لا يمكن أن ترتكب جرائم مستقلة.
Bu deneyler genellikle denenmeyen sıradışı fikirler olur.لكن هذه كانت على ما يبدو تجارب لا تزال غير عادية.
Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi.هنا سقط تحت تأثير هنري برغسون.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.كانت تلك الأفكار في البداية من المُسلّمات، ولكن اليوم هناك جهود لاختبار كل منها.
Sarton, 20. yüzyılın başlarındaki bilim tarihini, büyük adamlar ve harika fikirler tarihi olarak tasvir etti.مثال سارتون الرأي في القرن 20 في وقت مبكر من تاريخ العلم كما في تاريخ الرجال العظماء والأفكار العظيمة.
Bölünebilme ve ahenk gibi fikirlere dayanır.لأنها تستند إلى افكار مثل القسمة والتطابق.
Fikirlerle dopdoluyum.حير الأفكار.
Servet ve Philip Melanchthon'un tamamen karşıt fikirleri vardı.سيرفيت وفيليب ميلانختون كان لها وجهات نظر معاكسة بينهما.
Felsefi anlamda soyutlama, fikirlerin nesnelerden uzaklaştırılması sürecine denir.في المصطلحات الفلسفية، يعد التجريد هو عملية التفكير التي من خلالها تبتعد الأفكار عن الأشياء.
Alanlar, fikirler ve kavramlar arasındaki bağları görebilmek temel beceridir.القدرة على رؤية الروابط بين الحقول والأفكار والمفاهيم هي مهارة أساسية.
Akhaların büyük savaş fikirlerini hep o üstlenmiştir.يأخذ موضوع الحرب ضد البراميين بجدية شديدة.
Daha sonrasında yeni rotasyon motorları Felix Wankel'in fikirleriyle kullanılmaya başlandı.ثم ركزت شركة NSU على المحركات الدوارة الجديدة استناداً إلى أفكار فيليكس وانكل.
Oluşum: Grup belirsiz fikirler hakkında konuşarak bunları aydınlığa kavuşturur.تبدأ المجموعة في محو آراء غامضة من خلال الحديث عنها.
Lamarck'ın aksine Darwin, ortak ata ve dallara ayrılan yaşam ağacı fikirlerini ortaya attı.على عكس لامارك، اقترح داروين سلف مشترك وفروع لشجرة الحياة.
Parlak fikirleri vardır.ولا يزال في فكرة آراء رائعة بالطبع.
Ancak kendisinin dini fikirleri konusunda tartışmalar halen devam etmektedir.لديه مع مرح مناقشات طويلة حول الدين.
Ancak onun milliyetçi fikirlerinden uzaktı.عرف بتوجهاته القومية.
Ve fikirler kurşun geçirmez. ”أتتبع كل رصاصة في الليل."
Modern milliyetçi düşünce 1789-1799 Fransız Devrimi'nin fikirlerinden doğmuştur.تم إنشاء البلديات الفرنسية في بداية الثورة الفرنسية فيما بين 1789-1790.
İsa'nın fikirlerini yayıp Yahudileri Hristiyanlaştırmaya çalıştılar.من الفظاعة أن نتكلم عن يسوع المسيح ونمارس اليهودية.
Siyasi fikirleri, Fransız Devrimini etkilemiştir.وتركز الرواية على السياسة خلال الثورة الفرنسية.
Tom yeni ürün hakkında diğer fikirleri araştırmaya devam etti.توم يواصل استكشاف أفكار أخرى حول المنتج الجديد
Wollstonecraft Arden'e şöyle yazmıştır: "Arkadaşlık hakkında romantik fikirlere sahibim;...Wollstonecraft escreveu-lhe: "Criei noções românticas de amizade...
Kurgusal olmayan bu metin, Stowe'un kölelik hakkındaki fikirlerini doğrulamaya çalışıyordu.Este livro de não-ficção tinha o objectivo de verificar as alegações de Stowe sobre a escravatura.
Buradayken Henri Bergson'un fikirlerinden etkilendi.Lá é influenciado pelos ensinamentos de Henri Bergson.
Fikirleri başarılı oldu ve 2009'da yayınlanmaya başlayan Glee'ye dönüştürüldü.Seu passo foi bem sucedido e se transformou no programa de televisão Glee, que estreou em 2009.
2006 yılından bu yana Almanya kendisini Fikirlerin Ülkesi olarak adlandırmaktadır.Desde 2006, o país tem se autodenominado Terra das ideias.
Kadın hakları ve feminizm konusundaki fikirleriyle bir öncüydü.Foi uma precursora em suas ideias acerca dos direitos das mulheres e o feminismo.
Brian, şirketin bu yeni fikirlerinden rahatsızdır ve bunun üzerine sigarayı bırakır.Brian, irritado com as ideias da indústria, para de fumar.
Bu fikirleri temel alarak ilk toprak sınıflandırmasını yarattı.Utilizando estas ideias como base, ele criou a primeira classificação de solos.
Moore daha sonra klasik fikirlerden rahatsız olmuştur.Moore cada vez mais se sentia incomodado com estas idéias, derivadas do conceito clássico.
Bölümün orijinal konsepti, George Meyer tarafından yazılan dizi fikirlerindeki birkaç replikten ortaya çıktı.O conceito original do episódio veio de algumas ideias para o seriado escritas num caderno de George Meyer.
Irksal hijyen fikirler Nazi hareketine uzaktı.A ideia dos higienistas raciais estava longe de ser exclusiva do movimento nazista.
Ancak Bernoulli’nin fikirleri egemen ısıyla ilgili kültürde çok az bir etki yaptı.As idéias de Bernoulli, no entanto, tiveram pouco impacto sobre a cultura dominante calórica.
Lefebvre bu fikirleri "şehir yaşamına dönüşmüş ve yenilenmiş bir erişim ... bir talep" diye özetler.Lefebvre resume as ideias como uma "demanda... um acesso renovado e transformado à vida urbana".
Ancak onun milliyetçi fikirlerinden uzaktı.Isso estava muito além das minhas opiniões republicanas.
Herzen, Belinsky ve Feuerbach fikirlerini büyük ölçüde etkilemiştir.Suas ideias foram influenciadas por Herzen, Belinsky e Feuerbach.
Rodin'i, fikirlerini çalmakla ve öldürmeyi planlamakla suçladı.Ela acusava Rodin de roubar suas ideias e de armar um complô para assassiná-la.
Madonna şarkılar için başka fikirler geliştirmek adına Timberlake ile konuşmaya karar verdi.Madonna discutiu com Timberlake sobre outras canções que poderiam ser desenvolvidas.
Bu fikirler önceleri birer hipotez konumundaydılar, fakat günümüzde gözlemlerle desteklenmektedirler.Essas ideias foram inicialmente tomadas como postulados, mas hoje há esforços para testar cada uma delas.
1779'da Rusya'ya döndüğünde Neoklasisizm'le ilgili fikirlerini yaymaya çalıştı.Após seu retorno ao Império Russo em 1779, Martos começou a propagar as ideias do neoclassicismo.
Cemal Süreya (Hayatı, Edebî Fikirleri Ve Şiiri).Asfora em Noite e Verso (Lances de Vida e Poesia).
Benim fikirlerim vardı piyanoyla başlamak gibi.Eu sabia que tinha de começar comigo.
Programla ilgili fikirleri bulur.Você só conhece a programação dele.
Grup anarko-komünizm fikirlerine sahiptir.Das origens ao anarco-comunismo.
Stallone film hakkında: "Farklı fikirler üzerinde duruyoruz.Stallone disse: "Estamos pensando em diferentes conceitos do terceiro filme, e isso é difícil.
Entropi ile ilgili Clausius’un fikirleri eserinde merkezi bir rol oynadı.As ideias de Clausius sobre entropia ocuparam um papel central em seu trabalho.
ADHP, sosyalist fikirlerle ülkeyi yenileştirmeyi deniyordu; fakat ülkede büyük rahatsızlık vardı.O PDPA tentou modernizar o país, de acordo com uma agenda socialista, mas houve grande resistência.
Akşamları öylece mahallede yürür ve fikirlerimi paylaşacak birilerini arardım.Às vezes, eu caminho na vizinhança à noite, na esperança de encontrar alguém para conversar.
Benim daha farklı fikirlerim vardı."As nossas pátrias eram diferentes".
Müthiş fikirlerim vardır.Tenho boas memórias.
Bu model, Hans Kelsen'in fikirlerine dayanır.Nessa abordagem, aparece a Teoria Pura do Direito de Hans Kelsen.
Bu süre zarfında fikirlerinde değişim başladı.Em algum momento dos ensaios, ele mudou de ideia.
Gruev ve Delçev ilk defa bir araya geldi ve fikirlerini orada paylaştılar.Em um ponto, Kate e Cliff se fundiram e compartilharam suas memórias.
Yine de, yanlış fikirlerin olması, hiç fikir olmamasından iyidir.Se possui sensações não desembocam em nenhuma idéia.
1923'te meslektaşlarının genel fikirlerini takip ederek "Makas Krizi" hakkındaki tartışmaya müdahale etti.Em 1923, participa dos debates públicos em torno à Crise das Tesouras.
Direktör onun bu fikirlerini değiştirmesi gerektiği kanısındadır.Nestas cartas ela demonstra que modificou suas opiniões.
Karşı fikirler en sonunda Mart 1848 devrimlerinde doruğa ulaştı.A mudança finalmente se fez claro durante as difundidas revoluções de 1848.