Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Anh ấy bỗng có ý tưởng đứng trên một vùng đất khô cằn nhưng chỉ là một dải đất hẹp giữa đại dương.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Chce tím vysvětlit to náhlé nutkání stát na pevné půdě, i kdyby jenom proužek země v oceánu.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Chodzi mu o to, że ma to nagłe uczucie, jakby stał na suchej ziemi, ale to tylko cypel otoczony oceanem.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Ele quer dizer que tem essa vontade súbita de se manter em terra seca, mas simplesmente aventura no oceano.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.El vrea să spună că stă pe un țărm, care e doar o fâșie de pământ în mijlocul oceanului.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Er denkt, er hat diese plötzliche Lust, auf trockenem Land zu stehen, aber nur am Ozean zu betteln.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Han menar att han har denna plötsliga lust att stå på torra land, men bara tigger vid havet.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Hoče reči, da ima nenadno misel, da stoji na kopnem, zares pa z razprtimi rokami sega po oceanu.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Il aimerait lui dire qu'il n'est plus simplement sur la terre ferme, mais au bord de l'océan ; il lui dit :
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.이 남자는 갑자기 땅 위에 서있는 듯한 느낌을 가집니다. 바다를 향해 손을 내민 채로 말입니다.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Myslí tým, že má zrazu nutkanie stáť na súši, hoci aj na úzkom páse pri oceáne.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Úgy érti, hogy hirtelen nagyon szeretne szilárd talajon állni, de az óceánban kéreget.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Εννοεί ότι έχει ξαφνικά όρεξη να σταθεί στη στεριά αλλά απλώς να ζητιανεύει στον ωκεανό.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Він має на увазі, що має раптове бажання стояти на твердій землі, але його змиває в океан.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Иска да каже, че внезапно си е представил как стои на суша, но едва достига океана.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.Он имеет ввиду, что внезапно представил себя на суше, но у самого океана.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.הוא מתכוון שהוא קיבל את התחושה הפתאומית הזו לעמוד על הקרקע, אבל פשוט לחרוג קצת אל הים.
Bu delice fikirden kastı yere sağlam basmaktır, ama sadece okyanusta olta atıyordur.急に立ってみたくなった という意味です 彼「君はまるで人魚みたいだけど ワルツを踊っているみたいに歩くね」
Bu fikirden çok kez bahsettik.So sprach ich über den Begriff, und wir darüber, viele Sprachen Male zuvor.
Bu fikirden çok kez bahsettik.이전부터 계속 말했던 개념이지만 1
Bu fikirden çok kez bahsettik.Mluvil jsem o jednom z názozů, o kterém jsme mluvili mnohokrát předtím.
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?On byl posedlý touto myšlenkou. Stejně jako je malíř posedlý jeho malbou.
Bu fikirde takıntılıydı, resimlerine takıntılı bir ressam gibi, anladınız mı?Είχε εμμονή με την ιδέα αυτή, όπως ένας καλλιτέχνης που έχει εμμονή με τα έργα του.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Daar zal iedereen hier het wel mee eens zijn.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Ich glaube, dass niemand hier dem widersprechen würde.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Jag tror inte att någon av er som är här idag skulle säga emot detta.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Je pense que tout le monde ici est d'accord.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.그것에 반대할 사람은 없을거라고 생각합니다.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Myślę, że nikt z was temu nie zaprzeczy.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Nemyslím, že by s tým ktokoľvek z vás nesúhlasil.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.No creo que haya alguien en esta sala que no esté de acuerdo.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Saya yakin tidak ada yang tidak setuju di ruangan ini.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Tôi không nghĩ có ai trong khán phòng này không đồng ý điều đó.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Δεν πιστεύω οτι θα διαφωνούσε κανείς σ'αυτή την αίθουσα.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Думаю, все присутствующие с этим согласны.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Не думаю, що хоч хтось у цьому залі не погодиться зі мною.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.Не мисля, че някой в тази стая не би се съгласил.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.אין לי ספק שמישהו פה באולם חושב אחרת.
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.لا أظن أن أحداً في هذه القاعة لا يوافق
Bu odadaki kimsenin karşıt fikirde olacağını düşünmüyorum.私が懸念するのは それをお金に不自由ない政治家や
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.A fost doar o idee sa pastram conceptul de arma.
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.Das ist natürlich nur eine Idee zum Waffenkonzept.
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.E' solo un' idea per avere il concetto di arma.
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.Es solo una idea para mantener el concepto de arma.
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.Itu hanya sebuah ide untuk mempertahankan konsep keberadaan senjata.
Bu silah kavramını tutmak için ortaya attığım bir fikirden ibaret.Това е само идея за запазването на концепцията за оръжията.
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.- Abbiamo superato questa domanda.
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.-Jag trodde vi hade lämnat frågan.
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.-Jag trodde vi hade lämnat frågan.
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.질문에서 벗어나신 답변입니다. / 저도 그렇게 생각하네요
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.- Már továbbléptünk arról a kérdésről.
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim..התקדמנו לשאלה הבאה- .כך חשבתי גם אני-
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.انتقلنا من على هذا السؤال - إعتقدتُ ذلك أيضا -
-Bu soruyu geçelim. -Ben de aynı fikirdeyim.先に進もう 裁判長に感謝する
Cherry aynı fikirde değil.Cherry niet.
Çılgın bir fikirden değil bir ampulden çıktı. 1890'ların başında Almanلم تبدأ كفكرة جنونية، بل بدأت الحكاية مع مصباح عادي. في أوائل تسعينات القرن التاسع عشر،
Çılgın bir fikirden değil bir ampulden çıktı.A început, nu cu o idee nebunească, ci cu un bec.
Çılgın bir fikirden değil bir ampulden çıktı.È iniziata, non come un'idea folla, ma con una lampadina.
Çılgın bir fikirden değil bir ampulden çıktı.Het begon, niet als een gek idee, maar met een gloeilamp.
Çılgın bir fikirden değil bir ampulden çıktı.Nguồn gốc của nó không phải là một ý tưởng điên rồ, mà là một bóng đèn.