Pasteur fermantasyonu "havasız solunum" olarak tanımlamıştır.Pasteur pada awalnya mendefinisikan fermentasi sebagai proses "respirasi tanpa udara".
Hitit İmparatorluğu (İngilizce) Telipinu fermanı(Inggris) Gedung Sapta Pesona Emporis
Tehcir fermanlarına dayanılarak yapılan tahminler 275 000 kişi civarındadır.Banyak perkiraan didasarkan pada jumlah orang yang diusir (sekitar 275.000).
İmparatoriçe Suiko, 594 yılında Budizmin resmen kabul edildiği fermanı yayımladı.Tahun berikutnya (594), Kaisar Suiko mengeluarkan perintah penyebarluasan agama Buddha.
Huygens 1685 yılında Fransa’ya tekrar dönmek istedi fakat Nantes Fermanı bunu engellemiştir.Ông cố gắng trở lại Pháp vào năm 1685 nhưng việc hủy bỏ của chỉ dụ Nantes đã ngăn cản dự định này.
Pasteur fermantasyonu "havasız solunum" olarak tanımlamıştır.Louis Pasteur đã gọi sự lên men là "sự sống thiếu không khí" ("kị khí", "thiếu ôxi").
Fermantasyon süresi beş günden birkaç yıla kadar değişir.Thời gian ủ tương kéo dài ít nhất năm ngày đến khoảng vài năm.
1910'da Kore'nin Japonya'ya ilhakıyla ilgili bir ferman çıkardı.Năm 1910, Nhật Bản cưỡng bức Triều Tiên ký Điều ước Sát nhập Hàn-Nhật.
Ferman) "Kazancın Mezar Olacak" "Ja" (feat.『延喜式』諸陵寮には「成相墓(ならひのはか)。
Ayrıca Mustafa Kemal bu fermanda bulunan bazı açıklamaları bizzat kendisi yazmıştır.さらに、ムスタファ・ケマルはこの勅令にあるいくつかの解釈をみずから書いた。
Yasa yürürlüğe girdiğinde idam fermanını imzalayan 59 kişiden 31 tanesi hayattaydı.チャールズ1世を死刑に処した判事59人のうち31人は存命だった。
1907'de "biyokimya araştırmaları ve hücresiz fermantasyonu keşfi için" Nobel Kimya Ödülünü kazandı.1907年、ブフナーは「無細胞発酵の生化学的研究と発見」でノーベル化学賞を受賞。
Pastör (Pasteur) etkisi, Oksijenin Fermantasyon olayı üzerine olan inhibitör etkisidir.パスツール効果(英: Pasteur effect)とは、酸素による、発酵の阻害効果のことである。
Bu kişinin Telipinu Fermanı'nda ismi geçen aynı Tahurvaili olup olmadığı da belli değildir.同じ顔の「杉中実」(すぎなかみのる)が同一人物かどうかは不明。
Çok geçmeden de kendisine bir ferman gönderilerke Aydın muhasallığına tayin edildiği bildirilmiştir.真っ直ぐに一生懸命な同僚のカオルを羨ましいと思っていた。
Kımız (Kırgızca: kымыз), kısrak sütünün fermante edilmesiyle elde edilen geleneksel içecek.馬奶酒,是一種用傳統方法將馬乳发酵製成的奶酒飲品。
1907'de "biyokimya araştırmaları ve hücresiz fermantasyonu keşfi için" Nobel Kimya Ödülünü kazandı.在1907年,他“因为其生物化学领域的研究以及对无细胞发酵的发现”被授予诺贝尔化学奖。
Bu fermanla ilgili bir madde Paris Antlaşması'nda da yer aldı.老海軍這一名稱取自巴黎的一個酒吧。
Fermantasyon ile karıştırılmamalıdır.不要混淆于闭流形。
Fermantasyon işlemi bitmiş demektir.晋西事变终告结束。
Ancak Tommy Lucchese, Luciano'yu gizlice uyararak ölüm fermanının imzalandığını söyledi.然而,盧切斯警告盧西安諾他被標記要死。
1356'da ilan edilen fermanla hükümdarlık seçimi ile ilgili birtakım değişiklikler yapıldı.最终,在1356年的金玺诏书中对于选举的程序做了正式的确定。
483: Hristiyanlara Hoşgörü Fermanı verildi.483: 기독교 관용 포고령 발표.
4 Şubat 362'de Julianus din özgürlüğünü garanti altına alan bir ferman çıkardı.362년 2월 4일 율리아누스는 모든 종교의 자유를 인정하는 포고령을 발표한다.
1907'de "biyokimya araştırmaları ve hücresiz fermantasyonu keşfi için" Nobel Kimya Ödülünü kazandı.부흐너는 "생화학 연구와 무세포 발효의 발견"에 대한 공로로 1907년에 노벨 화학상을 수상했다.
Badıllı Aşireti’nin tarihine ışık tutmaktadır Bu fermandan kısaca bahsetmek istiyorum.단식 승강장은 역사의 마쓰오 방면으로 끊겨 있어, 여기를 통해 이 측선이 뻗어 있다.
Bu fermanla ilgili bir madde Paris Antlaşması'nda da yer aldı.היה אחד הצירים שחתם על הסכם פריז.
Bu fermanın karısının talebine göre hazırladığı bilinmektedir.בדבר זה אני סומך על טעמה של אשתי אביבה הזז.
1598: Nantes Fermanı Fransız Din Savaşları'nı sona erdirdi.1721: נחתם הסכם ניסטאד המסיים את המלחמה הצפונית הגדולה.
Bu fermanlar, Padişah tarafından şahsen yazılıyordu, ancak bir saray katibi tarafından da kopyalanıyordu.המכתב נכתב על ידי הולופאינן, אך נחתם גם על ידי שאר חברי הלהקה.
Etil asetat fermantasyon aşamasında üretilir.המטבוליטים המשניים מיוצרים בשלב הגידול היציב.
483: Hristiyanlara Hoşgörü Fermanı verildi.483: Едиктът за толерантността е издаден, за да разреши християнството.
Padişah, ‘Peki’ diyerek fermanı yazıp veriyor.Na što gradonačelnik glasno odgovara sa "DA".
Etil asetat fermantasyon aşamasında üretilir.Statička radna točka postavlja se u području zapiranja.
1692'de yanan kilise bir fermanla yeniden inşa edilmiş, 1729'da Balat'ta çıkan bir yangında kül olmuştur.U 1672. on je izgradio veliku crkvu uništena u požaru 1789.
Fransa Nantes Fermanı 1685'te geri alındı.Sačuvan je jedino rukopis o stanju Nina iz 1675.
1919'da Fermanagh, Enniskillen'de bulunan, Oscar Wilde'ın da okuduğu Portora Royal School'a geçti.V roku 1919 odišiel do Portora Royal School v Enniskillen, Fermanagh (túto školu navštevoval aj Oscar Wilde).
Fermanlar çıkartmaya, kendi adına para bastırmaya başladı.Na vlastné náklady začali vydávať alba.
24 Şubat 303'te Diocletianus'un Hıristiyanlara karşı ilk fermanı yayımlandı.24. februarja 303 je bil izdan prvi Dioklecijanov »Edikt proti kristjanom«.
İki ihtimalde de şehirdeki insanların ölüm fermanının imzalanmasının bu olay sonucu olduğu biliniyor.Marie pa na tem mestu tudi dopušča možnost, da je resnični vzrok smrti teh treh civilistov njihova usmrtitev.
Akademi 1744 yılında İspanya Kraliyet fermanı ile kurulmuştur.Leta 1764 je bila ustanovljena prva Kraljeva topniška akademija v Španiji.
4 Şubat 362'de Julianus din özgürlüğünü garanti altına alan bir ferman çıkardı.362 vasario 4 d. Julianas paskelbė įsaką užtikrinti religijos laisvę.
1670 yılında ise bir fermanla meyhaneler yıktırıldı.Iš jų 1657 m. atsiėmė Biržus su tvirtove.
Oksijenli fermantasyon uzun süre devam eder.Oksidacijos procesas sustabdomas po minimalaus laiko.
İskandinavya'da üretilen gevrek ekmeğin çoğu üç ila dört saatlik fermantasyonun ardından pişirilir.Enamik Skandinaavia kuivikuid küpsetatakse pärast 3–4-tunnist kääritust.
Konstans 341 yılında Pagan kurban verme eylemlerini yasaklayan bir ferman yayımlamıştı.341. aastal andis ta välja edikti, millega keelustati paganlikud ohvritalitused.
Etanol fermantasyonu alkollü içeceklerin üretiminde de kullanılır.Etanooli kasutatakse eelkõige alkohoolsete jookide tootmisel.
Bunu 1610'daki Sürgün Fermanı izlemiştir.Asulat on esmamainitud 1610. aastal.
Dava açabilmek için Lord Chancellor (Adalet bakanlarında biri)"writ"(ferman) almak gerekiyordu.Toiduratsioonide saamise võimaldamiseks ‘edutati’ koer Ordinary Seamani auastmest Able Seamani auastmesse.
Alkol yerine laktik asit üretilir. Bu işleme laktik asit fermantasyonu denir. -Así que hacemos una fermentación láctica.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Aber sie kann ein Todesurteil sein.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Dar poate fi o sentiță la moarte.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Jednak może ona być śmiertelna.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Je kan de griep zien als een echt erge verkoudheid, maar ze kan dodelijk zijn.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.하지만 이것은 사형선고일 수 있습니다.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Mais il peut couter la vie.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Ma potrebbe anche trattarsi di una condanna a morte.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Pero puede ser una sentencia de muerte.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Tapi itu bisa menjadi hukuman mati.
Ama grip bir ölüm fermanı da olabilir.Όμως στην πραγματικότητα μπορεί να είναι θανατική καταδίκη.