Ana içeriğe geç
Sözlük

ferah ile cümle

ferah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.De heer Thomas Marvel gehaat ruime schoenen, maar toen hij haatte vochtig.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Herr Thomas Marvel gehasst geräumigen Schuhen, aber dann hasste er feucht ist.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.미스터 토마스 마블 넓은 신발을 미워,하지만 그 습기가 싫었어요.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Mr Thomas Marvel membenci sepatu lapang, tapi kemudian ia membenci lembab.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Mr. Thomas Marvel odiato scarpe capiente, ma poi odiato umido.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.M. Thomas Marvel détestait chaussures spacieux, mais il détestait humide.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Ông Thomas Marvel ghét giày rộng rãi, nhưng sau đó ông ghét ẩm ướt.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Pán Thomas Marvel nenávidel priestranný topánky, ale potom nenávidel vlhké.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Pan Thomas Marvel nenáviděl prostorný boty, ale pak nenáviděl vlhké.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Pan Thomas Marvel nienawidził przestronne buty, ale nie znosił wilgotny.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Thomas Marvel hatade rymlig skor, men då han hatade fuktig.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Thomas Marvel urât pantofi spaţios, dar apoi el a urât umed.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Ο κ. Θωμάς Marvel μισούσε ευρύχωρος παπούτσια, αλλά στη συνέχεια μισούσε υγρό.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Г-н Томас Marvel мразен просторен обувки, но след това той мразеше влажна.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Г-н Томас Марвел ненавидел вместительный обувь, но потом он ненавидел сыро.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.Г-н Томас Марвел ненавидів місткий взуття, але потім він ненавидів сиро.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.يكره السيد توماس الأعجوبة فسيح الأحذية ، ولكن بعد ذلك كان يكره رطبة.
Mr. Thomas Marvel ferah ayakkabı nefret ediyordu, ama sonra nemli bir nefret.彼は正しく、彼が最も嫌っているかを考えたことがなかった、それは楽しい一日であり、
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor! Diz çök! İn aşağı!He lähettävät meidät takaisin
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor! Diz çök! İn aşağı!Muhamed Farah Aidid želi tega ujetnika... živega!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor! Diz çök!Mohamed Farrah Aidid... ... recIama este prisioneiro... vivo!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!- i live På knæ. Ned.
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Magazynek do pistoletu! Ładuję!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Mengisi peluru! Randy, aku butuh peluru pistol! Mengisi peluru!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Mohamed Farrah Aidid... chce tohoto vězně živého... ...živého!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Mohamed Farrah Aidid... îl vrea pe acest prizonier... ...în viaţă!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!¡Mohamed Farrah Aidid... ...reclama a este prisionero... ...vivo!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Ο Μοχάμεντ Φαρά Αϊντίντ... ...ζητάει αυτό τον αιχμάλωτο... ...ζωντανό!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!Мохамед Фарах Айдид... иска този затворник... ...жив!
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!מוחמד פארה איידיד רוצה את השבוי הזה .חי
Muhammet Ferah Aidid... bu esiri... sağ olarak alıyor!راندي، أحتاج خزنة مسدّس! اعاده تحميل السلاح يا راندي ,الخزنه الاخيره
Odalar çok ferah.Camerele sunt spatioase.
Odalar çok ferah.De kamers zijn ruim.
Odalar çok ferah.Die Zimmer sind geräumig.
Odalar çok ferah.Les pièces sont spacieuses.
Odalar çok ferah.Le stanze sono grandi.
Odalar çok ferah.Phòng rộng rãi.
Odalar çok ferah.Pomieszczenia są bardzo przestronne.
Odalar çok ferah.Ruangannya luas.
Odalar çok ferah.Rummen är rymliga .
Odalar çok ferah.Τα δωμάτια είναι άνετα.
Odalar çok ferah.Комнаты просторные.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Abych k vám bohdá s radostí přišel, a s vámi poodpočinul.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Abym z radością przyszedł do was za wolą Bożą i z wami się wespół ucieszył.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.aby som k vám prišiel v radosti skrze vôľu Božiu a odpočinul si spolu s vami.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.a fim de que, pela vontade de Deus, eu chegue até vós com alegria, e possa entre vós recobrar as forças.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.auf daß ich mit Freuden zu euch komme durch den Willen Gottes und mich mit euch erquicke.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Bấy giờ tôi có thể vui mừng đi đến anh em, và nếu vừa ý Ðức Chúa Trời, cũng nếm mùi an nghĩ với anh em nữa.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Bấy_giờ tôi có_thể vui_mừng đi đến anh_em , và nếu vừa_ý Ðức_Chúa_Trời , cũng nếm mùi an nghĩ với anh_em nữa .
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Daarna zal ik blij bij u komen en, als God het goed vindt, wat kunnen uitrusten.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.da v radosti pridem k vam po volji Božji in si skupaj z vami odpočijem.A Bog miru bodi z vsemi vami. Amen.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.for at jeg kan komme til eder med Glæde, ved Guds Villie, og vederkvæges med eder.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Hogy örömmel menjek hozzátok az Isten akaratából, és veletek együtt megújuljak.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.나로 하나님의 뜻을 좇아 기쁨으로 너희에게 나아가 너희와 함께 편히 쉬게 하라
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.niin että minä, jos Jumala niin tahtoo, ilolla saapuisin teidän tykönne ja virkistyisin teidän seurassanne.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.para que al llegar a vosotros con gozo por la voluntad de Dios, encuentre descanso junto con vosotros
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.så jeg kan komme til eder med glede, om Gud så vil, og få vederkvege mig sammen med eder.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.Så skall jag, om Gud vill, med glädje komma till eder och vederkvicka mig tillsammans med eder.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.şi astfel să ajung la voi cu bucurie, cu voia lui Dumnezeu, şi să mă răcoresc puţin în mijlocul vostru.
Öyle ki, Tanrının isteğiyle sevinçle yanınıza gelip sizlerle gönlümü ferahlatayım.δια να ελθω μετα χαρας προς εσας δια θεληματος του Θεου και να συναναπαυθω με σας.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod