Ana içeriğe geç
Sözlük

ferah ile cümle

ferah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesihte yüreğimi ferahlat.כן אחי אהנה נא ממך באדון נחם נא את מעי באדון׃
Evet, kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesihte yüreğimi ferahlat.نعم ايها الاخ ليكن لي فرح بك في الرب. ارح احشائي في الرب.
Evet, kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesihte yüreğimi ferahlat.兄 弟 阿 、 望 你 使 我 在 主 裡 因 你 得 快 樂 . 〔 或 作 益 處 〕 並 望 你 使 我 的 心 在 基 督 裡 得 暢 快
Evet, kardeş, Rab yolunda bana bir yardımın olsun. Mesihte yüreğimi ferahlat.兄弟 阿 、 望 你 使我 在 主裡 因 你 得 快樂 . 〔 或 作 益處 〕 並望 你 使我 的 心 在 基督裡 得 暢快
Ev iyi. Odalar çok ferah.انه جيد الغرف واسعه
Ev iyi. Odalar çok ferah.そう
Ferahlatıcı, değil mi?Est-ce rafraîchissant ?! - Votre Altesse ! - Votre Altesse !
Ferahlatıcı, değil mi?Hát nem frissítő?! - Felség! - Felség!
Ferahlatıcı, değil mi?Είναι δροσιστικό, σωστά;!
Ferahlatıcı, değil mi?انه منعش صحيح؟
Ferahla yaşayalım. Sevinerek Sen'in hizmetine koşalım ey Rabbımız.ونعيش بسعادة . ونركض لخدمتك بسعادة
Ferahlı olsun.نرجو ان يكون سعيد .
Genişleyin, ferahlayın. Merhaba gökyüzünden inmiştir.كن خفيف . مرحباً تنزل من السماوات .
Gördüm Matt. Biz karışamayız. Bu yiyecekler Muhammet Ferah Aidid'in malı!Luulen että emme voi luottaa tähän.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.¥inenes lys [de. et vennlig blikk.] gleder hjertet; godt budskap gir benene marg.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.A luz dos olhos alegra o coração, e boas-novas engordam os ossos.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.A szemek világa megvidámítja a szívet; a jó hír megerõsíti a csontokat.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Ce qui plaît aux yeux réjouit le coeur; Une bonne nouvelle fortifie les membres.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.En mild blick gör hjärtat glatt, ett gott budskap giver märg åt benen.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Freundlicher Anblick erfreut das Herz; eine gute Botschaft labt das Gebein.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.눈의 밝은 것은 마음을 기쁘게 하고 좋은 기별은 뼈를 윤택하게 하느니라
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.La luz de los ojos alegra el corazón, y una buena noticia nutre los huesos
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Milde Øjne fryder Hjertet, godt Bud giver Marv i Benene.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.O privire prietenoasă înveseleşte inima, o veste bună întăreşte oasele. -
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Sự sáng con mắt khiến lòng vui vẻ; Và một tin lành làm cho xương cốt được béo tốt.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Sự sáng con mắt khiến lòng vui_vẻ ; Và một tin_lành làm cho xương_cốt được béo_tốt .
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Svetlo očí pôsobí srdcu radosť; dobrá zvesť dodáva kostiam tuku.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Svetlost oči razveseljuje srce in dobro poročilo krepča kosti.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Światłość oczów uwesela serce, a wieść dobra tuczy kości.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.To, což se zraku naskýtá, obveseluje srdce; pověst dobrá tukem naplňuje kosti.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Uno sguardo luminoso allieta il cuore; una notizia lieta rianima le ossa
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Valoisa silmänluonti ilahuttaa sydämen; hyvä sanoma tuo ydintä luihin.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Vriendelijke ogen maken het hart blij en een goed bericht schenkt nieuwe moed.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Wajah gembira meriangkan hati, berita yang baik menyegarkan jiwa
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Το φως των οφθαλμων ευφραινει την καρδιαν και η καλη φημη παχυνει τα οστα.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Светлый взгляд радует сердце, добрая весть утучняет кости.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.Светъл поглед весели сърцето, И добри вести угояват костите.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.מאור עינים ישמח לב שמועה טובה תדשן עצם׃
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.نور العينين يفرّح القلب. الخبر الطيب يسمن العظام.
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.眼 有 光 使 心 喜 樂 . 好 信 息 使 骨 滋 潤
Gülen gözler yüreği sevindirir, İyi haber bedeni ferahlatır.眼 有光 使 心喜樂 . 好 信息 使 骨滋潤
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Cum înveseleşte untdelemnul şi tămîia inima, aşa de dulci sînt sfaturile pline de dragoste ale unui prieten. -
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Das Herz erfreut sich an Salbe und Räuchwerk; aber ein Freund ist lieblich um Rats willen der Seele.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Dầu và thuốc thơm làm khoan khoái linh hồn; Lời khuyên do lòng bạn hữu ra cũng êm dịu dường ấy.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Dầu và thuốc thơm làm khoan_khoái linh_hồn ; Lời khuyên do lòng bạn_hữu ra cũng êm_dịu dường ấy .
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.El aceite y el perfume alegran el corazón; y la dulzura de un amigo, más que el consejo del alma
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Geurige olie maakt het hart blij, net zoals de goede raad die de ene vriend de andere geeft.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Il profumo e l'incenso allietano il cuore, la dolcezza di un amico rassicura l'anima
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Jako maść i kadzenie uwesela serce: tak słodkość przyjaciela uwesela więcej, niż własna rada.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.기름과 향이 사람의 마음을 즐겁게 하나니 친구의 충성된 권고가 이와 같이 아름다우니라
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.L`huile et les parfums réjouissent le coeur, Et les conseils affectueux d`un ami sont doux.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Mast a kadění obveseluje srdce; tak sladkost přítele víc než rada vlastní.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Masť a kadivo obveseľuje srdce, tak i sladkosť niečieho priateľa, pochádzajúca z rady duše.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Mazilo in dišava razveseljujeta srce, ali prijatelj je sladek duši po svetu svojem.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Olie og Røgelse fryder Sindet, men Sjælen sønderslides af Kummer.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Olje og røkelse gleder hjertet, og likeså en venns ømhet og opriktige råd.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Öljy ja suitsuke ilahuttavat sydämen; samoin ystävän hellyys, alttiisti neuvoja antavainen.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.O óleo e o perfume alegram o coração; assim é o doce conselho do homem para o seu amigo.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Salvor och rökelse göra hjärtat glatt, ömhet hos en vän som giver välbetänkta råd.
Güzel koku ve buhur canı ferahlatır, Dostun verdiği öğüt insana tatlı gelir.Sebagaimana minyak harum dan wangi-wangian menyenangkan hati, demikian juga kebaikan kawan menyegarkan jiwa
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod