Dr. Allen özellikle su ve havayı içerenler olmak üzere, arayüzey fenomenlerine odaklanmaktadır.Dr. Allen's research focuses on interfacial phenomena, particularly those involving water and air.
Arayüzey fenomeniInterfacial phenomena
Bu fenomen, iki dalgalı karıştırmanın bir örneğidir.This phenomenon is an example of two-wave mixing.
Bir dizi bağımsız çağdaş kaynak tarafından daha başka fenomenler bildirildi:Further phenomena were reported by a number of independent contemporary sources:
Çim Çamur Atı veya Cǎonímǎ (草泥馬) bir kelime oyununa dayalı bir Çin İnternet fenomenidir.The Grass Mud Horse or Cǎonímǎ (草泥馬) is a Chinese Internet meme based on a pun.
Araştırma çalışmaları fotosentezle ilgili fenomenlere ayrılmıştı.His research work was devoted to photosynthesis-related phenomena.
Eşcinsellik, İkinci Dünya Savaşı'na kadar genel olarak çok nadir bir fenomen olarak algılanırdı.Insgesamt galt Homosexualität bis zum Zweiten Weltkrieg als sehr seltenes Phänomen.
As pilotlar bugün bir fenomen olarak yerini korumaktadır.Die Säulen stehen heute unter Denkmalschutz.
Maske ayrıca kısa zamanda bir internet fenomeni haline geldi.Dies hat sich auch zu einem Internetphänomen entwickelt.
Bu fenomen hakkında halen bilim insanları pek fazla şey bilmemektedir.Es gibt bis heute nur sehr wenig wissenschaftliche Untersuchungen dieses Phänomens.
Tutulma ile ilgili bir başka fenomen "örtülme"dir.Zähler unter „Neue Caches“ auf
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Nomothetische Theorien abstrahieren von den Phänomenen.
Bergson ve Aristoteles'i fenomenoloji geleneğine dâhil etme çalışmaları yapmaktadır.Zunächst geben Papet und Ugolin vor, mit verrückten Methoden nach Wasser zu suchen.
Ancak bazı özel modeller olağanüstü fenomenler öneriyordu ve onlar aşağıda kısaca özetlenmektedir.Manche Papiersorten waren eine Modeerscheinung und traten nur in engen zeitlichen Zusammenhängen auf.
Filosemitizm, kendine has bir fenomen değildir.Dollarisierung an sich ist kein neues Phänomen.
Jandarma Kuvvetleri’nce açıklanamayan bu fenomen kimliği tanımlanamayan fenomenler listesine eklendi.Der Phänomenologe würde keinem hier aufgelisteten Phänomen den Vorrang geben.
Ve bu sebeple fenomenolojik olarak isimlendirilir.Die Welt wird demzufolge phänomenologisch beschrieben.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Je pense que cela devrait être étudié, que nous devrions réunir les données et analyser ce phénomène.
26 Ağustos 2005 tarihinde kurulan web sitesi, bir internet fenomeni haline geldi.Lancé le 26 août 2005, le site web est rapidement devenu un phénomène Internet.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.Ces phénomènes éphémères sont supposés être liés à l'interaction avec les vents solaires.
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Le vidéo-clip est repris sur la toile en devenant un phénomène internet.
Bu fenomen sonraki zamanlarda Michael Faraday tarafından ortaya çıkarılacaktı.Ces effets ont été supposés exister depuis l'époque de Michael Faraday.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Pour l'étude des différents phénomènes, voir Phénoménologie.
Maske ayrıca kısa zamanda bir internet fenomeni haline geldi.La lettre devient rapidement un phénomène Internet.
Bu Gibbs fenomeni ile ilgilidir.Article détaillé : Phénomène de Gibbs.
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.Elle s'est produite surtout en Allemagne.
1990’lı yıllardan beri, UFO fenomeninin bir tür aldatmaca olmadığı yönünde gelişmeler olmaktadır.Depuis la fin des années 1990, on observe une sorte de démystification du phénomène ovni.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.C'est notamment grâce à cette chanson que Shakira se fera connaître dans le monde entier.
Raynaud fenomeni ya da Raynaud olgusu, uzuvlarda oluşan bir kan dolaşım rahatsızlığıdır.Le phénomène de Raynaud est un trouble de la circulation sanguine.
Volkanik kış, olarak alt atmosfer tabakasının bir yanardağ patlaması sonucu soğuması fenomeni.Un hiver volcanique serait la conséquence directe de l'éruption d'un supervolcan.
Fenomenoloji ve gestalt (bütünlükçü) psikoloji arasındaki ilişki üzerine yazmıştır.Il a aussi publié sur la psychologie de la forme (Gestalt).
El Niño gibi fenomenler de bu şekilde görüntülenebilir.L'exemple récemment médiatisé du phénomène El Niño illustre bien cet aspect.
Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir.Avant la conscience de soi, le vrai est quelque chose d’autre que moi.
Oynadığı dizilerdeki roller ile fenomenler oluşturdu.Ses romans sont issus des jeux de rôles qu’il a créés.
O, Pierre Curie ve Marie Curie fenomeni araştırmaya başladı.Il finança aussi les recherches de Pierre et Marie Curie.
Bu bir fenomendi."C'est un phénomène étrange ».
Aerosol maskesi bu fenomene sebep olmaktadır.Une particularité du littoral magmatique est à l'origine de ce phénomène.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Richardson est connu pour son travail expérimental sur les phénomènes physiques à très basses températures.
Bununla birlikte aslında bu cisimler diğer fenomenlerin bir karışımıdır.No obstante, estos obejos son, de hecho, una mezcla de otros fenómenos.
Yine de bu fenomen Raman etkisi olarak bilinmiştir.Aun así, el fenómeno ha pasado a ser conocido como Efecto Raman.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Yo pienso que esto debería ser estudiado, que deberíamos juntar los datos y analizar el fenómeno.
Bu bir fenomendi."Es un fenómeno".
Bu Gibbs fenomeni ile ilgilidir.Una situación similar se aparece en el fenómeno de Gibbs.
Filosemitizm, kendine has bir fenomen değildir.La dolarización en sí misma no es un fenómeno nuevo.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.El análisis psicológico debe proceder de los fenómenos a su esencia.
Bu sayede fenomenolojik olarak nötralinolar benzerdirler ve direkt olarak gözlenemezler.Desafortunadamente, estos neutrinos ahora estarían muy fríos y así son imposibles de observarlos directamente.
Bu özgül varlık alanı elbette fenomenlerden oluşmaktaydı.Esta división física tenía reflejos políticos.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Su investigación está enfocada a los fenómenos que ocurren a temperaturas extremadamente bajas.
"İşte internetteki müzik platformlarının yeni fenomenleri:".«Estos son los artistas del nuevo sello musical de TVN».
Fenomenoloji ve Bilim Teorisi.Conceptos y teorías en la ciencia.
Bununla birlikte aslında bu cisimler diğer fenomenlerin bir karışımıdır.Tuttavia questi oggetti sono in realtà una miscela di altri fenomeni.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Io penso che tutto questo dovrebbe essere studiato, che dovremmo raccogliere dati e analizzare il fenomeno.
Diğer bir deyişle, bu iki kuram aynı fenomenin farklı matematiksel tasvirleridir.Detto con altre parole, le due teorie sono differenti descrizioni matematiche dello stesso fenomeno.
Bazı hastalarda Raynaud fenomeni rahatsızlığı da geliştiği gözlemlenmiştir.Sospettare la Malattia di Raynaud quando il fenomeno é intermittente.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Vacuità dei fenomeni percepiti (bahirdhā śūnyatā).
İki boyutlu enine dalgalar kutuplaşma adı verilen bir fenomeni gösterir.Le onde a due dimensioni trasversali mostrano un fenomeno chiamato polarizzazione.
Bu parçacıkların analizi bize, bizim güneş sistemimizin oluşumu gibi fenomenler hakkında bilgi verebilir.Una volta analizzati questi dati offrono informazioni sulla struttura interna del nostro Sole.
Aerosol maskesi bu fenomene sebep olmaktadır.La spettroscopia Raman è basata su questo fenomeno.
Bu fenomen toplam iç yansıma olarak bilinir.Kritik açı hava ortamındaki camlar için yaklaşık olarak 41° dir.Per il vetro nell'aria, l'angolo critico è circa pari a 41°.
Bu bir fenomendi."È un fantasma".