Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Il logo diventa uno dei principali fenomeni di merchandising.
İdealar dünyasından fenomenler dünyasına doğru bir varoluşu öngören düşüncedir.Fandom La comunità dei fan di un determinato fenomeno.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Le interazioni della corrente debole carica sono responsabili del decadimento beta negli atomi radioattivi.
Çin'de fuhuş, hem boyutlarında hem de yasal düzenlemelerinde önemli değişiklikler geçirmiş bir fenomendir.Il diritto cinese, specialmente in ambito civile, è composto da un vasto e complicato reticolo di norme.
Bir ayrım da, fenomenal ve psikolojik bilinç arasında yapılır.Occorre distinguere comunque tra dipendenza fisica e dipendenza psicologica.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.Shrek e i suoi personaggi sono diventati in breve tempo un grande fenomeno globale.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Я думаю это должно быть изучено, нам следует собрать данные и исследовать феномен.
Bu fenomen T-ikiliği olarak bilinir ve ayna simetrisiyle yakından ilişkili olduğu anlaşılır.Это явление называется T-дуальностью и тесно связано с зеркальной симметрией.
Bu fenomenler, epigenetik kalıtım sistemleri olarak sınıflandırılmıştır.Этот феномен известен как эпигенетические системы наследования.
Bununla birlikte aslında bu cisimler diğer fenomenlerin bir karışımıdır.Однако эти объекты представляют собой смесь различных феноменов.
Bu bir fenomendi."Похоже, это уже явление.»
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Клип становится хитом в интернете.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.Эти кратковременные явления связывают с взаимодействием с солнечным ветром.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Наблюдается уход от фолковых мотивов.
Tekrarların gösterimini takriben bir kültürel fenomen haline geldi.Он всерьёз отнесся к ним как к культурному явлению.
Fenomenoloji ve Bilim Teorisi.Причинность и теория познания.
Konu okült (gizli, görünmeyen) fenomenler (etkiler) ve onların Psikoloji ve Patolojiyle bağlantıları idi.Оглядела птица неверующих и обрушила на них огонь и гром.
Maske ayrıca kısa zamanda bir internet fenomeni haline geldi.Вскоре после этого пастафарианство стало интернет-феноменом.
Bu Gibbs fenomeni ile ilgilidir.Это увеличение ошибки является следствием явления Гиббса.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.Новое, более натуральное объяснение того же явления.
İlkeleri, çoklu incelemeler sonucunda, tarihte hiç değişmeyen şeyler gibi bir fenomen olmuştur.Новые подходы и исследования изменили наше отношение к тому, что раньше казалось самым важным.
Buradaki “gizli ve saklı olan” ifadesi hem görünmeyen aleme, hem doğaüstü denilen fenomenlere ilişkindir.Речи на тему «вечного обновления» и т. д. не могут скрыть идиотизма так называемой природы.
Modern kaynaklar fenomenin gerçek olduğunu tartışma eğilimindedir.Вопрос об эволюционном происхождении феномена убийства является дискуссионным.
Psikoloji alanının dışında, değişim körlüğü fenomeni 19. yüzyıldan beri tartışılmaktadır.بعيدا عن مجال علم النفس، أصبحت الظواهر ذات الصلة بعمى التغير تناقش منذ القرن 19.
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.ويُعتقد أن هذه الظواهر العابرة متعلقة بالتفاعل مع الرياح الشمسية.
Bu fenomene "olumlu sınama stratejisi" adını vermişlerdir.واطلقوا على ذلك اسم "إستراتيجية الاختبار الإيجابي".
Charle Babbage, Peter Barlow, John Herschel ve diğerleri bu fenomeni açıklamak için nafile denemeler yaptılar.جرت محاولات عديمة الجدوى من تشارلز بابيج وبيتر بارلو وجون هيرشل وغيرهم لشرح تلك الظاهرة.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.ونمت الممتلكات باعتبارها ظاهرة تجارية رائدة.
1962 Susser ve Stein İngiltere'de peptik ülserin kohort fenomenini tanımlayan bir çalışma yayınladılar.1962 سوسر وشتاين ينشران بحثًا تحدثا فيه عن ظاهرة الإصابات الجماعيَّة بِالقرحة في إنجلترا.
O, Pierre Curie ve Marie Curie fenomeni araştırmaya başladı.فقام هو وبيير كوري وماريا سكلودووسكا-كوري بتحري الظاهرة.
Bu fenomen sonraki zamanlarda Michael Faraday tarafından ortaya çıkarılacaktı.هذه التأثيرات تم فرض وجودها منذ زمن مايكل فاراداى .
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.وقال ان هذه الظاهرة تأصلت جيدا في ألمانيا .
Bununla birlikte aslında bu cisimler diğer fenomenlerin bir karışımıdır.No entanto, esses objetos são, na verdade, uma mistura de outros fenômenos.
Bence bu araştırılmalıdır, veri toplayıp fenomenleri analiz etmeliyiz.Penso que isso deve ser estudado, que devemos reunir os dados e analisar o fenómeno.
Bu bir fenomendi."É um fenômeno".
Bu geçici fenomenlerin solar rüzgarla olan etkileşimle bağlantılı olduğu düşünülmektedir.Acredita-se que a causa destes fenômenos transientes esteja relacionada com a interação com o vento solar.
Wertheimer bu duruma Phi Fenomeni adını vermiştir.A este fenômeno chamou de fenômeno phi.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Na fenomenologia, estudam-se os fenômenos.
Diğer bir deyişle, bu iki kuram aynı fenomenin farklı matematiksel tasvirleridir.Dito de outra forma, as duas teorias são descrições matematicamente diferentes dos mesmos fenômenos.
Uzay gazetecisi James Oberg bu fenomeni şu şekilde açıklamıştır.O jornalista Espacial James Oberg escreveu uma análise das imagens dando mais detalhes.
İdealar dünyasından fenomenler dünyasına doğru bir varoluşu öngören düşüncedir.Chamei de ilusão o mundo dos fenômenos.
Fenomenoloji ve Bilim Teorisi.Teoria do conhecimento e teoria da ciência.
Yüklü akım etkileşimi radyoaktif atomdaki beta bozunması fenomeninden sorumludur.Interações de correntes carregadas são responsáveis pelo fenômeno de decaimento beta em um átomo radioativo.
Bu fenomen, şimşekle birlikte insanlığın elektrikle kayıtlara geçmiş ilk deneyimiydi.Junto com o raio, este fenômeno é uma das primeiras observações registradas com a eletricidade.
El Niño gibi fenomenler de bu şekilde görüntülenebilir.Zelfs kunnen fenomenen als El Niño worden waargenomen.
26 Ağustos 2005 tarihinde kurulan web sitesi, bir internet fenomeni haline geldi.Na de lancering op 26 augustus 2005 werd de website een internetfenomeen.
Bu mülkiyet önemli bir pazarlama fenomeni olarak büyümüştür.Het merk werd hierdoor een belangrijk merchandisingfenomeen.
Bu Gibbs fenomeni ile ilgilidir.Dit wordt het Gibbs-verschijnsel genoemd.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Hierin verschoof zijn denken weg van de fenomenologische analyse.
Teorik astrofizik ise esas olarak gözlemlenen fenomenleri anlamaya ve öngörülerde bulunmaya çalışır.Hij wilde astrologie concreet houden door duidelijke en controleerbare voorspellingen te doen.
II. Dünya Savaşı'ndan sonra, sosyalizm ve komünizm küresel bir fenomen haline gelmiştir.Na de Tweede Wereldoorlog werd het stalinisme wereldwijd het standaard communistische systeem.
İnsanlar yaşlandıkça, TOT fenomeni daha sık gerçekleşir.Naarmate hij ouder werd gebeurde dit steeds vaker.
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.Het wordt vooral aangetroffen in Duitsland.
Buzullaşmanın bölgesel bir fenomen olduğu üzerinde durdu.Blaffen is waarschijnlijk een gedomesticeerd verschijnsel.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.Met dit album brak Shakira wereldwijd door.
Bu fenomene "olumlu sınama stratejisi" adını vermişlerdir.Nazwali to „strategią pozytywnego testu”.
Bu Gibbs fenomeni ile ilgilidir.Okazuje się, że ma to związek z przeszłością Gibbsa.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Zamiennie używa się pojęć pseudoodwrotności, pseudoinwersji.
Klip internet ortamında bir fenomen hâline geldi.Utwór stał się fenomenem internetowym.
Fizik doğadaki çeşit çeşit fenomeni daha basit fenomenlerle açıklamaya çalışır.W konsekwencji modeli danego zjawiska jest tyle, ile samych zjawisk.