Bulutlu havalarda deniz feneri bekçileri gerekli veriler için bir takvime başvuracaktı.In cloudy weather lighthouse keepers were to consult a calendar for the necessary data.
Kõpu Deniz Feneri daha önce İsveçce adı olan Övre Dagerort olarak biliniyordu.[1]Kõpu Lighthouse was previously known by its Swedish name, Övre Dagerort.[4]
Örneğin, telefonun el feneri başlangıçta oyuncunun etrafındaki bir alanı aydınlatmak için yapıldı.For example, the phone's flashlight was initially made to illuminate an area around the player.
Birleştirmeden sonra Ay FeneriLunar Flashlight after integration
Son tasarımda, Ay Feneri uzay aracı iki set güneş dizisi içeriyor.In the final design, the Lunar Flashlight spacecraft includes two sets of solar arrays.
Cayo Bolivar'da bir Kolombiya Donanması deniz feneri var.There is a Colombian Navy lighthouse on Cayo Bolivar.
Deniz feneri 1958 yılında restore edildi.La flèche a été restaurée en 1958.
Üstündeki sarı ve beyaz renklerden oluşan kıyafet, fenerin yaydığı renkleri yineler.Ses habits jaunes et blancs répètent les couleurs de la lanterne.
Yaptığı fenerin sağlamlığına çok güveniyordu.Il a été repéré par le flash lumineux qu'il a engendré.
Jack ve Hurley deniz fenerine ulaşırlar.Jack y Hugo llegan al Faro.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Entonces disparó con una Luger 9mm.
Zane, Alan'a deniz feneri üzerinden kulübeye gitmesi gerektiğini söyler.Kern le sugiere que tome el ferry.
Bu tribüne Fenerium Tribünü adı verildi.Por lo tanto, fue nombrado por el nombre de esta tribu.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Quindi sparò loro con una Luger da 9 mm.
Yarımadanın uzak ucunda yalnızca kıyı muhafızları ve deniz feneri görevlileri bulunmaktaydı.A metà inverno, solo i sommergibili e le navi rompighiaccio potevano ancora operare.
Souter Point Deniz Feneri: "Marsden" köyü yakınında 1871'de kurulmuş olan bir deniz feneri.[Souter Point Lighthouse, faro del 1871 vicino al villaggio di Marsden.
Aydınlatma lambası halojen olan fenerin ışığı, 129 km'ye kadar ulaşabilmektedir.Il fascio di luce, a lampi intermittenti, è visibile fino a 33 miglia.
Feneri satın aldın mı?Ты купил фонарь?
Ayrıca Nokia 1202'de bir el feneri bulunuyor.Также в Nokia 1202 есть фонарик.
Adadaki deniz feneri 11 Aralık 1885 yılında çalışmaya başladı.Маяк на острове начал действовать 11 декабря 1884 года.
Ayrıca, bir el feneri ve bir FM radyo içerir.Кроме того, он включает в свои функции фонарик и FM-радио.
Eğer fenerin pili biterse oyuncu saldırıya açık hale gelir.Чтобы не допустить своей смерти, игрок должен быстро включить фонарик.
Deniz feneri, üç metrelik bir kule, tepesinde lambaı ile bir konut halinde inşa edilmiştir.Представлял собой одноэтажное каменное жилое здание с трёхметровой башней на крыше, где и находился фонарь.
Zane, Alan'a deniz feneri üzerinden kulübeye gitmesi gerektiğini söyler.Зэйн говорит ему о том, что Алан должен проложить себе путь обратно в дом на озере Колдрон через маяк.
1849'da burada bir deniz feneri yapılmışitır.В 1864 году был установлен маяк.
Mormont odaya girdiğinde Jon, sıcak feneri wight'ın üzerine atar ve eli yanar.Когда входит Мормонт, Джон бросает в упыря фонарь.
Kalenin kuzeyinde bir deniz feneri yer almaktadır. ^ "The Venetian Castello a Mare in Heraklion".المكتبات: فرنسا إيطاليا البرتغال "The Venetian Castello a Mare in Heraklion".
Ya yarı yoldayken feneri söndürürsen ne olacak?’ der.E se você apagar a luz quando eu estiver no meio do caminho?!"
Hızlı araçlarla Edge bir cetvel, pusula veya el feneri haline dönüşür.Com as Ferramentas Rápidas, o Edge transforma-se em uma régua, numa bússola ou em uma lanterna.
Sile Nehri'nin ağzında ise Deniz Feneri bulunur.Possui o anel da Mare da Chuva.
1849'da burada bir deniz feneri yapılmışitır.Em 1894, foi implementada a iluminação elétrica a bordo.
Şile Feneri Dergisinin ilk sayısı Kasım 2014'te yayınlanmıştır.É esperado que a primeira vacina contra o ébola esteja disponível em novembro de 2014.
Nokia 150'nin bir el feneri var.De Nokia 1100 beschikt over een zaklamp.
Tsurugi Burnu, 1871'de aydınlatmaya başlamış olan, Japonya'nın en eski batı tarzı deniz fenerine sahiptir.Kaap Tsurugi heeft de oudste vuurtoren in westerse stijl van Japan, in gebruik genomen in 1871.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Je begint met een mes en een pistool (Luger 9mm).
El feneri - Işık vermeye yarayan bir el aleti.Hand apparaat (hand device) Een apparaat dat om de hand gedragen moet worden.
El fenerini kapatsana, seni görecek.Doe je zaklamp uit, ze zal je zien.
Son Alman direnek noktası bugünkü deniz feneri civarında oluşturulmuştu.Ostatnim punktem oporu Niemców był Fort Ujście, na którym obecnie stoi wieża latarni morskiej.
Cristof Colomb'un amcası olan Antonio Columbo 1449 yılında meşhur Cenova fenerinin bakıcısı idi.W 1449 roku funkcję latarnika pełnił Antonio Colombo, wuj Krzysztofa Kolumba.
1849'da burada bir deniz feneri yapılmışitır.W 1849 na przylądku zbudowano latarnię morską.
Tom cep fenerini açtı.Tom zaświecił latarkę.
Ya yarı yoldayken feneri söndürürsen ne olacak?’ der.Vid frågan "Vart tar ljuset vägen när man släcker lampan?" kontaktade de en belysningsaffär.
Deniz fenerinin ışıkları Bakü'den 20-30 kilometre uzaklıktan da görülebilmektedir.Світло від маяка вночі видно на 20-30 морських миль.
Ya yarı yoldayken feneri söndürürsen ne olacak?’ der.А якщо ми не зможемо порівнювати, то як тоді можна пролити світло».
El fenerinin kötü bir yanı vardır oda silahla aynı anda kullanılmamasıdır.Особливістю гри є те, що ліхтариком не можна користуватися одночасно зі зброєю.
Daha sonra Yenişehir Feneri mollası kethüdası oldu.Новаторські лампи відразу ж стали користуватися успіхом.
Ayrıca bu adada Akliman feneri bulunmaktadır.Також на острові знаходиться автоматичний маяк.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Používal pistolové střelivo 9 mm Luger.
Ya yarı yoldayken feneri söndürürsen ne olacak?’ der.Proč neprojde její ocas?“ Kam jde světlo žárovky, když se zhasne?
Tipik bir el feneri şu parçalardan oluşur: Küçük bir ampül.Sádrová forma klínová se skládá z mnoha malých klínků (částí).
Adada 1922 yılında yapılmış bir deniz feneri bulunmaktadır.Do kostela byl v roce 1922 zavedený elektrický proud.
Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir.Dar naratorul nu se trage înapoi și, după un timp, decide să-și aprindă felinarul.
Kalenin kuzeyinde bir deniz feneri yer almaktadır. ^ "The Venetian Castello a Mare in Heraklion".Un far este situat în partea de nord a fortului. ^ a b c d en „The Venetian Castello a Mare in Heraklion”.
Eğer fenerin pili biterse oyuncu saldırıya açık hale gelir.Dacă Pokemon-ul este prins cu succes, acesta va intra în proprietatea jucătorului.
Bu kısayollar el feneri, saat, hesap makinesi ve kamera kısayollarıdır.Telefonul are ceas alarmă, temporizator, calculator.
O tarihlerde sinema feneri yapabilen sadece birkaç ressam vardı.La acea vreme existau însă în Ungaria doar puține cinematografe care puteau proiecta filme pe ecran lat.
Leonard Minaxo: Deniz fenerinin bekçisi ve Ulysses Moore'un arkadaşıdır.Leonard Minaxo: A világítótorony őre, Ulysses Moore gyermekkori barátja.
Beyaz taştan yapılmış fenerin boyu 20 metredir.A fehér kövekből épített híd hosszúsága 30 méter.
Elinde bir el feneri ve 9mmlik Luger tabanca tutmaktaydı.Az eredeti változat 9 mm Luger lőszert használt.
Daha sonra Yenişehir Feneri mollası kethüdası oldu.Ekkor jelent meg Gyújtottam Gyertyát című nagylemeze.