Ana içeriğe geç
Sözlük

fener ile cümle

fener kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bir fener.Voici donc un phare.
Bu bir fener.А това е фар.
Bu bir fener.Це маяк.
Bu bir fener.Это маяк.
Bu bir fener.וזהו מגדלור.
Bu bir fener.لذا، هذا فنار.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Dit zijn de ogen van een levende hengelvis.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Aceștia sunt ochii unui pește viu din familia Lophiiformes.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Ca ce sont les yeux d'une lotte vivante.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Dette er øjnene på en levende havtaske.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Estos son los ojos de un pez abisal.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Ini baru mata asli seekor ikan angler hidup.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.살아있는 낚시꾼 물고기의 눈은 이렇습니다.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Oto są oczy żyjącej ryby-wędkarza.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Questi sono gli occhi di una rana pescatrice viva.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Toto sú oči živého čerta morského.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Und so sehen Augen eines lebenden Seeteufels aus.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Това са очите на жив морски дявол.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.Это - глаза живого удильщика.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.אלה העיניים של דג טורף חי.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.هذه عيون سمكة صيادة حية.
Bu gördükleriniz canlı bir fener balığının gözleri.生きたネズミ捕りのような
Buldum. Fener bekçisi. - Ben biliyorum.Je sais escaladeur de mât de cocagne !
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Det är hans fackla, men det betyder inte att det är honom, kompis.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Es ist seine Lampe, aber das heißt nicht dass er es ist.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Es su linterna, pero eso no quiere decir que es él.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Es su linterna, pero eso no quiere decir que es él.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Ez az ő lámpája, de az még nem azt jelenti, hogy az ő vére, haver.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Het is zijn zaklamp, maar dat betekent niet dat hij het is, makker.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Je to baterka, ale to neznamená, že takhle dopadl, příteli.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Je to baterka, ale to neznamená, že takhle tady dopadl, kámo.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Se on hänen lamppunsa, mutta se ei tarkoita, että se olisi hän, kaveri.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.To jego latarka, ale to nie znaczy, że to było on.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Είναι ο φακός του, αλλά όχι αυτός, φίλε.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Είναι ο φακός του, όχι αυτός, φίλε.
- Bu onun feneri. - Ama bu, o olduğunu göstermez, dostum.Јесте његова лампа, али не мора да значи да је то он.
- Çan odasında kaldı. Tamam. Tüm fenerler orada, değil mi?OK. ja ... alla facklor är tillbaka där, eller hur?
- Çan odasında kaldı. Tamam. Tüm fenerler orada, değil mi?Тамо су остале све лампе, зар не?
Çocukların tüm dikkati ellerindeki Japon fenerlerinden gelen ışıkta gibi gözüküyor.Děti se velmi soustředí na zapalování svých lampionů.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Denken Sie an das Herz des Leuchtturms, voll heiliger und schöner Liebe.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Gândeºte-te la divinul ºi frumosul far al sufletului dragostei.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Pomyśl o świętej latarni morskiej i pięknym sercu miłości.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Souvenons-nous de l'amour sacré et éternel du phare.
Deniz fenerinin, kutsal, sevgi dolu kalbini hissedin.Σκέψου την άγια και όμορφη καρδιά αγάπης του φάρου.
- Evet? Feneri.Hans fackla.
- Evet? Feneri.Su linterna.
- Evet, feneri ver.- Add ide a lámpát.
- Evet, feneri ver.- Dá-me a lanterna.
- Evet, feneri ver.Geef me de zaklamp.
- Evet, feneri ver.Gib mir mal die Lampe.
- Evet, feneri ver.- Hej, dej mi baterku.
- Evet, feneri ver.Joo, anna minulle lamppu.
- Evet, feneri ver.- Oye, dame la linterna.
- Evet, feneri ver. - Tamam, evet. Bekle.Dawaj latarkę.
- Evet, feneri ver. - Tamam, evet.Just, ja, hänga på.
- Evet, feneri ver. - Tamam, evet.- Oye, dame la linterna.
- Evet, feneri ver.Ναι, δώσε τον φακό.
- Evet, feneri ver.Дај ми батеријску лампу.
Fener bekçisi. - Ben biliyorum.Aspetta un minuto, aspetta un minuto.
Fener bekçisi. - Ben biliyorum. Bir kaç kitap yazmıştı.انتظر لحظة ، والانتظار لمدة دقيقة. لا تقل لي. اسمحوا لي تخمين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod