fener ile cümle
fener kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2009-Türkiye Ligi Şampiyonluğu-Fenerbahçe Acıbadem.Aastast 2015 mängib ta Türgi klubis Fenerbahçe İstanbul.
1958'de Fenerbahçe'ye transfer oldu.Ülejäänud toodi 1958. aastal Budapesti tagasi.
Fenerbahçe, bu sezon Süper Lig'de şampiyon olmuştur.Ta tuli Fluminensega sel hooajal riigi meistriks.
Şu anda Fenerbahçe'nin idari menajerliğini yapmaktadır.Praegu töötab tuletorn automaatrežiimil.
Erişim tarihi: 17 Eylül 2016. ^ "Fenerbahçe vs. Feyenoord".Vaadatud 17. september 2016. "Fenerbahçe vs. Feyenoord".
Kuzey zirvesinde bir deniz feneri bulunur.Põhjatipul on tuletorn.
#AgainstAllGenocides etkinliğinde 500 dilek feneri Beyrut'un gökyüzüne salındı.#ZavarianStudentAssociationSe soltaron 500 linternas en el cielo de Beirut, en contra de todos los genocidios.
Alguada Deniz Feneri.Alguada - latarnia morska
Alguada Deniz Feneri.Faro de Alguada
Alguada Deniz Feneri.Faro di Alguada
Alguada Deniz Feneri.Le phare Alguada
Alguada Deniz Feneri.Бёрдом (George W Bird):
Alguada Deniz Feneri.منارة ألجوادا
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Anh ta lặn xuống và gặp con cá Hoàng đế nổi tiếng này.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Ele desce e encontra este famoso tamboril.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Er schwimmt runter und trifft dabei auf den berühmten Anglerfisch.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Hij vertrekt en ontmoet de beroemde zeeduivel.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Il plonge et rencontre ce fameux poisson-pêcheur.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Jde tedy do hloubky a setkává se se slavným mořským ďasem.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.어니스트는 아래로 내려가서 유명한 "아귀"를 만납니다.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Lemegy a mélybe és találkozik a hírhedt ördöghallal.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Pod wodą spotyka sławną rybę - żabnicę.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Se duce acolo și întâlnește acest faimos pește undițar.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Se sumerge y conoce a este famoso rape.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Va giù e incontra la famosa rana pescatrice.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Он спускается вниз и встречает этого знаменитого удильщика.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.Той слиза надолу и среща този известен морски дявол.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.הוא צולל ופוגש את דג המלאך המפורסם.
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.حيث يقابل السمك الصياد الشهير
Aşağıya iniyor ve bu meşhur fener balığıyla tanışıyor.そして 毛もじゃらのイエティクラブ
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım. Ve kırık bir el fenerinden yapılmış küçük bir meşale.Znalazłem przełącznik, żeby móc włączać i wyłączać światła oraz małą żarówkę z zepsutej latarki.
Ayrıca ışıkları açıp kapayabileceğim bir anahtar aldım. Ve kırık bir el fenerinden yapılmış küçük bir meşale.Намерих и прекъсвач, с който да пускам и спирам светлините, както и малко фенерче.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Am cumpărat o lanternă cu o baterie mare și mai multe difuzoare.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Compramos una linterna con una batería muy grande y un puñado de pequeńos altavoces.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.그리고 큰 건전지가 들어가는 전등과 작은 스피커들을 구매했습니다.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Nous avons acheté une lampe de poche avec une très grosse batterie, et un tas de petits haut-parleurs.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Siamo andati a comprare una torcia con una grossa batteria e una serie di piccoli altoparlanti.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.We kochten een zaklamp met een zeer grote batterij en een hoop kleine luidsprekers.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Πήγαμε και αγοράσαμε ένα φακό με μια πολύ μεγάλη μπαταρία και πολλά μικρά ηχεία.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Купихме и фенер с много голяма батерия и много малки говорители.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Мы пошли и купили фонарик с очень большой батарейкой, и кучу маленьких громкоговорителей.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.היה טלפון נייד קטן עם מקרן קטן שעולה בערך 60 דולר.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.ذهبنا اشترى مضيا مع بطارية كبيرة جداً، وحفنة صغيرة من المتكلمين.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.小さなスピーカーをいくつか買いました 携帯電話によって
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Dapatkan lentera, seseorang, dan datang dan rasakan tentang bagi tubuhnya. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Get luč, nekdo, in se o tem in občutek za svoje telo. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Hanki lyhty, joku, ja tule ja kokee hänen ruumiinsa. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Hier krijg je een lantaarn, iemand, en komen en voelen over de voor zijn lichaam. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Holen Sie sich eine Laterne, jemand, und komm und empfinden für seinen Körper. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. ", 랜턴을받을 사람, 이리 와서 자신의 신체에 대해 어떤 감정을. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Một chiếc đèn lồng, một ai đó, và đến và cảm nhận về cơ thể của mình. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Négy ász és egy joker. Kap egy lámpást, valaki, és jönnek és éreznek a testét. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Obtener una linterna, una persona, y vienen y sienten acerca de su cuerpo. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Obtenez une lanterne, quelqu'un, et viennent et se sentent au sujet de son corps. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Obter uma lanterna, alguém, e vêm e sentem sobre para seu corpo. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Ottenere una lanterna, qualcuno, e vieni senti del suo corpo. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Patru aşi şi un joker. Ia un felinar, cineva, şi vin si sa se simta aproximativ pentru corpul lui. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Pobierz latarni, ktoś, i przychodzą i czują do swego ciała. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Skaffa en lykta, någon, och kom och känner för sin kropp. "
Bir fener alın, birisi gelip vücudu hakkında hissediyorum. "Získajte lampu, niekto, a poď si o jeho telo. "