Ana içeriğe geç
Sözlük

feminist ile cümle

feminist kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Is het mogelijk dat ons medialandschap plots een feministisch landschap wordt?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Je možné, že by se naše mediální krajina náhle stala feministickou krajinou?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?만일 이것이 가능하다면 우리의 미디어 구도는 갑자기 여권 중심의 구도가 될까요?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Sarebbe possibile, che all'improvviso il nostro paesaggio mediatico diventerà un paesaggio femminista?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Se pourrait-il que soudain le paysage médiatique devienne un paysage féminin?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?¿Será posible que de pronto el paisaje mediático se transforme en un paisaje feminista?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Será possível que, de repente, a nossa paisagem mediática passe a ser um cenário feminista?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Valóban elképzelhető lenne, hogy a médiapaletta hirtelen egy feminista tájképpé változzon?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Είναι δυνατόν ξαφνικά, το τοπίο των μίντια να γίνει φεμινιστικό;
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Возможно ли, что вдруг ландшафт наших СМИ станет ландшафтом феминисток?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Може ли това да е възможно, че изведнъж медийното ни пространство ще се превърне във феминистки пейзаж?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?Чи може це бути можливим, що раптом ландшафт наших медіа стане феміністичним ландшафтом?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?האם זה אפשרי, שפתאום מפת המדיה שלנו תהפוך למפה פמיניסטית?
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?هل قد يكون هذا ممكناً، هل سيصبح فجأة المشهد الإعلامي مشهد أكثر نسائية؟
Bu mümkün mü, medya dünyasının birdendire feminist bir dünya haline gelmesi mümkün mü?フェミニスト的な形に変化する 可能性はあるのでしょうか? 私はそうは思いません
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.Alors j'ai décidé de me qualifier de " féministe heureuse " !
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.Also beschloss ich, mich "glückliche Feministin" zu nennen.
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.Așa că am hotărât să mă numesc "o feministă fericită".
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.Así que decidí llamarme a mi misma una "feminista feliz".
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.그래서 저는 제 스스로를 '행복한 페미니스트'로 칭했습니다.
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.(Skratt) Så jag beslutade mig för att kalla mig en lycklig feminist.
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.Поэтому я решила называть себя "счастливой феминисткой".
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.لذا قررت أن أطلق على نفسي "نسوية سعيدة"
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.また 学者であるナイジェリア人女性は
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.저는 이 사이트를 10대 여자아이들을 위해 만들었습니다. 저는 페미니스트고
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.אני עורכת אתר לבנות עשרה. אני פמיניסטית.
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.إذاً أنا أشرف على هذا الموقع للمراهقات. أنا نسوية (مناصرة لحقوق المرأة).
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.それに ポップカルチャーオタクの私は
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.제 증조할머니께선 '페미니스트'란 단어를 모르십니다. 하지만 그것이 그 분이 페미니스트가 아닌 이유는 되지 않습니다.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Meine Urgroßmutter kannte das Wort "Feministin" nicht, aber das bedeutet nicht, dass sie es nicht war.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Mi bisabuela no conocía la palabra "feminista", pero no significa que no lo fuera.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Min mormor kände inte till ordet feminist, men det betyder inte att hon inte var en.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Străbunica mea nu cunoștea cuvântul "feministă", dar asta nu înseamnă că nu era una.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.Моя прабабушка таких слов, как "феминистка", даже не знала. Но это не значит, что она ею не была.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.لم تكن جدتي تعرف مفردة نسوية ولكن لم يعني ذلك أنها ليست كذلك.
Büyük büyük annem "feminist" kelimesini bilmiyordu ama bu feminist olmadığı anlamına gelmez.だからと言ってフェミニストじゃない と言う訳ではありません もっと多くの人が この言葉を使うべきです
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Celalăt tip de redactor este tipul feministei care crede că ştie ceea ce fetiţele ar trebui să fie.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Den andra typen av kritiker är en viss typ av feminist som tycker att dem vet hur småflickor ska vara.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Drugi recenzent to specyficzny feminista, który uważa, że wie, kim powinny być małe dziewczynki.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Druhý typ recenzenta je feministka která si myslí, že ví jaké by malé dívky měly být.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.다른 부류는 특정성향의 페미니스트들인데요. 여자어린이들은 어때야 한다는 것을 자기들이 안다고 생각하죠.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.L'altra da parte di critici dallo spirito femminista che pensano di sapere cosa dovrebbe essere una bambina.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.O outro tipo de crítico é uma certa qualidade de feministas que acha que sabe como é que as meninas devem ser.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.Другият вид критик е определен тип феминист, който смята, че знае какви трябва да са малките момиченца.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.הסוג האחר של מבקר הוא סוג מסויים של פמיניסט אשר חושבים שהם יודעים מה ילדות קטנות צריכות להיות.
Diğeri de; küçük kızların nasıl olması gerektiğini bildiğini düşünen türden bir feministtir.小さな女の子はどういうものか知っていると考えている人たちでした。 これらのまったく違う2つのグループがある共通点を持っていることは
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.제가 들은 얘기에 따르면 제 증조할머니는 페미니스트셨습니다.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Meine Urgroßmutter war laut der Erzählungen über sie eine Feministin.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Mi bisabuela, de las historias que he escuchado, era feminista.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Min gammelmormor, efter vad jag har hört berättas, var feminist.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Mon arrière-grand-mère, d'après les histoires que j'ai entendues, était une féministe.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Străbunica mea, din ce mi s-a povestit, a fost o feministă.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.Моя прабабушка, как мне говорили, была феминисткой.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.كانت جدتي من القصص التي سمعتها نسوية.
Dinlediğim hikayelere göre büyük büyük annem bir feministti.聞いた話からすると フェミニストだったようです 彼女は結婚したくなかった 男性の家から逃げ出し
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.De ved det måske ikke, men de er utilsigtede feminister der ændrer verden i dag.
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.De vet kanske inte om det men de är ouppmärksammade feminister som idag förändrar världen.
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.Eles podem não saber disso, mas eles são os feministas "por acaso" que estão mudando o mundo hoje.
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.그들은 인지 못할 수도 있지만 그들이 진정 오늘날의 이 세상을 바꾸고 있는 페미니스트들 입니다
Elçiler bilmiyor olabilirler, fakat onlar, bugün dünyayı değiştirmekte olan kasıtsız feministler.Možná to nevědí, ale oni jsou těmi neúmyslnými feministy, kteří dnes mění svět.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
feminist ile cümle - Sayfa 11 - feminist kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App