Etkisi biten felaketin sonunda sadece bir küçük grup canını kurtarabilmişti.Прибывшей на место катастрофы бронегруппе удалось спасти лишь несколько человек.
Film, Raccoon City felaketinin 5 yıl sonrasını konu alıyor.تأخذ الأحداث مجراها بعد دمار مدينة "راكون" بثلاثة أشهر.
Mahalle sel felaketi ve depremden etkilenmiştir.تعد المنطقة عرضة للزلازل والانهيارات الأرضية.
Bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor.فضلاً عن هذا، لا تكون العواقب الخاصة بالزمن واضحة.
Bu felaketin ardından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Os números destas três legiões, a XVII, a XVIII e a XIX legião, nunca foram utilizados de novo.
Alman basını uğranılan felaketi ancak Ocak ayı sonunda duyurdu.A opinião pública alemã não foi oficialmente informada do desastre até o fim de janeiro de 1943.
En çok bilinen hidrojen yangını LZ 129 Hindenburg felaketidir.Para o zepelim, veja LZ 129 Hindenburg.
1920-21 kuraklığı bu felaketi derinleştirdi.As secas de 1920 e 1921 ajudaram a completar um cenário catastrófico para o país.
Pekiştirilmiş surlar bu felaketin önüne geçebildi.Felizmente o Gatas sobreviveu a essa catástrofe.
Film bu felaketin tamamen harabeye çevirdiği İngiltere'de geçer.TV no Reino Unido, que retire a narrativa completamente.
Tüm işaretler gelecekte gerçekleşecek korkunç felaketin belirtileridir.Todos nós cremos que o passado é um guia confiável para o futuro.
Homo erectus'un Toba felaketi sonucu yok olduğu düşünülmektedir.Apesar disso, parece que o Vico Toscano manteve uma reputação desagradável.
Bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor.Os efeitos a longo prazo deste derrame são desconhecidos.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 — Ocorre o acidente nuclear de Chernobil.
Dar sokaklarda, en yakını 1632 yılında gerçekleşmiş birçok yangın felaketi yaşandı.Mas o pequeno povoado foi assolado por diversos surtos, entre eles o mais mortífero ocorreu em 1693.
Şehir 2008 yılındaki yoğun yağışlar nedeniyle bir sel felaketi geçirdi.In 2008 werd de stad getroffen door overstromingen als gevolg van zware regenval.
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.Ze proberen het noodlot te ontlopen.
3 Aralık 1984 yılında tarihi Bhopal felaketine sahne oldu.Op 3 december 1984 deed zich in Bhopal een enorme giframp voor.
Bunun yolu da Osmanoğulları'nın felaketinden geçiyor.Het slaat op de besnijdenis van de zonen van Mozes.
Ayrıca ekvatora yakın yerleşim konumu, Filipinler'i tayfun felaketine eğilimli hâle getirmektedir.Położenie w strefie klimatu równikowego powoduje, że Filipiny narażone są na tajfuny.
Hindenburg felâketi 6 Mayıs 1937 tarihinde, New Jersey'deki Lakehurst donanma hava üssünde gerçekleşmiştir.Hindenburg eksplodował 6 maja 1937, podchodząc do lądowania w Lakehurst, w stanie New Jersey.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zginął w Katastrofie promu Challenger w 1986.
Bakınız Oksijen Felaketi.Warstwa ozonowa.
Ülke, ekonomik olarak tam bir felaketin eşiğine geldi.Cywilizacja staje twarzą wobec totalnej katastrofy.
Dar sokaklarda, en yakını 1632 yılında gerçekleşmiş birçok yangın felaketi yaşandı.W czasach nowożytnych najważniejszym wydarzeniem był wielki pożar, do którego doszło w 1662 r.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.1986 – Kärnkraftsolyckan i Tjernobyl inträffar.
Ancak ekonomik sıkıntılar ve deprem felaketi nedenleriyle 6 şube kapanmak zorunda kaldı.Han fick dock mekaniska problem och tvingades bryta efter bara sex varv.
Ilan Ramon , İsrail'in ilk astronotu, Columbia felaketinde hayatını kaybetti.Ilan Ramon, israelisk astronaut (död när rymdfärjan Columbia exploderar över Texas).
Boston Şeker Pekmezi Felaketi, 15 Ocak 1919'da Neighborhood of Boston, Massachusetts'te yaşanmıştır.Sirapskatastrofen i Boston var en olycka i Boston, Massachusetts som inträffade 15 januari 1919.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Han tjänstgjorde 1986 i den kommission som undersökte Challengerolyckan.
Etkisi biten felaketin sonunda sadece bir küçük grup canını kurtarabilmişti.Genom att till slut offra sig själv lyckas han rädda några enstaka barn.
1964 yılındaki sel felaketinde tamamı Aşağı Köy'den parçalanarak 1969'da yeni yerleşim yerine yerleşmiştir.Vid en olycklig renovering 1969 byttes dock fönstren ut i kvarteret.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Många är så kallade katastroffilmer.
Homo erectus'un Toba felaketi sonucu yok olduğu düşünülmektedir.Homo erectus anses ha utvecklats från Homo habilis, även om detta har blivit ifrågasatt.
Hindistan'da Bhopal felaketi meydana geldi.Bhabua Bhabuas läge i Indien.
Bu olaya Ferah Çayırlar Felaketi denir.Такі відмови називаються катастрофічними.
Havacılık tarihinin en büyük felaketinde 583 kişi öldü.Загинуло 583 чоловік, це була найжахливіша катастрофа в історії авіації.
Of felaketi destanıЕпiчна трагедiя
Olacak felaketi engellemek için dünyayı kurtarmaya çalışırlar.Разом їм необхідно спробувати врятувати планету.
20. yüzyılın en büyük doğa felaketi olarak kabul edilir.Це найбільша природна катастрофа 20-го століття, спричинена циклоном.
Bu dönemdeki felaketin sonuçları tam olarak bilinmiyor.Деталі того інциденту дотепер невідомі.
Ancak 1556 Şensi Depremi, Çin tarihinin en kötü felaketi değildir.Zemětřesení v Šen-si v roce 1556 nebylo nejhorší katastrofou v čínských dějinách.
Bu felaketin arından lejyonlar için XVII, XVIII, XIX numaraları asla bir daha kullanılmadı.Legie XVII, XVIII a XIX nebyly už nikdy obnoveny.
Başlayan yağmurlar ise felaketi tamamladı.Jejich zkázu dovršil déšť.
Üçüncü Yüzyıl Krizi Roma İmparatorluğunu politik olarak neredeyse felaketin eşiğine getirmişti.Krize třetího století přivodila Římské říši téměř úplnou zkázu.
Alman basını uğranılan felaketi ancak Ocak ayı sonunda duyurdu.Washington totiž o dění na Kubě dostal informace až koncem srpna.
Bir felaketin yaklaştığını mürettebata bildirmek için TARDIS'te bulunan ağır bir kilise çanı şeklindeki alarm.Na věž kostela byla umístěna poplašná siréna, která by upozorňovala obyvatele na blížící se nebezpečí.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Byl také členem komise vyšetřující havárii raketoplánu Challenger v roce 1986.
Köy 1968 yılında bir yangın felaketine uğramıştır.V roce 1965 obec postihla povodeň.
Günümüze kadar sel felaketiyle birçok insan mahsur kalmıştır.Dodnes po mnohých z nich zbyly jezy.
Bu felaketin ardından açılan dava da ancak 7 Haziran 2010 tarihinde sonuçlandı.Pohroma, jakou dosud nezažil, přišla 6. června ráno.
Tüm işaretler gelecekte gerçekleşecek korkunç felaketin belirtileridir.Toate semnele prevestesc dezastrul teribil care stă să vină.
Bakınız Oksijen Felaketi.Numărul atomic al oxigenului.
Bunlar 1986’da Ukraynada meydana gelen Çernobil nükleer felaketinin sonuçlarıydı.Nivelul 7 a fost și nivelul declarat la accidentul nuclear da la Cernobîl în 1986.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Részt vett a Challenger űrrepülő 1986-os katasztrófáját vizsgáló bizottság munkájában.
Feynman Challenger felaketi'nde incelenen Rogers Komisyonunda büyük bir rol oynamıştır.Feynman a Challenger katasztrófa idején már komoly betegséggel küzdött.
Mart 1989’da Exxon Valdez kazası ya da diğer bir deyişle petrol felaketi yaşandı.1989. március 24.: az Exxon Valdez katasztrófája.
Loviatar, Tuoni'nin kör kızı ve 9 felâketin anası.Loviatarnak hívják Tuoniék vérszomjas, vak lányát, aki a Kilenc betegség anyja.
Ülke, ekonomik olarak tam bir felaketin eşiğine geldi.De összességében az ország a gazdasági hanyatlástól szenvedett.
Bu felaketi her taraf duydu...”Ez utóbbit azonban mindannyian elvetettük..."