RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.فقال الرب لي من الشمال ينفتح الشر على كل سكان الارض.
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.耶 和 華 對 我 說 、 必 有 災 禍 從 北 方 發 出 、 臨 到 這 地 的 一 切 居 民
RAB şöyle dedi: ‹‹Ülkede yaşayanların tümü üzerine Kuzeyden felaket salıverilecek. birbirini çağrıştırıyor.耶和華 對 我 說 、 必有 災禍從 北方 發出 、 臨到 這地 的 一切 居民
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››A nebudou míti potomků, když uvedu zlé na Anatotské, času toho, v němž je navštívím.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››A nebudú mať ostatku, lebo uvediem zlé na mužov Anatóta, roku ich navštívenia.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››Aucun d`eux n`échappera; Car je ferai venir le malheur sur les gens d`Anathoth, L`année où je les châtierai.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››Heistä ei jäännöstä jää, sillä minä tuotan onnettomuuden Anatotin miehille heidän rangaistusvuotenansa."
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››I nic nie zostanie z nich; bo przywiodę złe na mężów z Anatot roku nawiedzenia ich.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››in ostanka jim ne bode; kajti pošljem nesrečo nad može anatotske, leto, ko bodo obiskani.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››남는 자가 없으리라 내가 아나돗 사람에게 재앙을 내리리니 곧 그들을 벌할 해에니라
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››og de skal ikke ha noget tilbake; for jeg fører ulykke over Anatots menn i det år de blir hjemsøkt.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››sẽ không có dân sót cho chúng nó; vì đến năm thăm phạt, ta sẽ giáng tai vạ trên người nam của A-na-tốt.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››sẽ không có dân sót cho chúng_nó ; vì đến năm thăm phạt , ta sẽ giáng tai_vạ trên người nam của A-na-tốt .
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››И няма да останат от тях; Защото ще докарам зло върху анатотските мъже В годината, когато ги накажа.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››И остатка не будет от них; ибо Я наведу бедствие на мужей Анафофа в год посещения их.
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››ושארית לא תהיה להם כי אביא רעה אל אנשי ענתות שנת פקדתם׃
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››ولا تكون لهم بقية لاني اجلب شرا على اهل عناثوث سنة عقابهم
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››並 且 沒 有 餘 剩 的 人 留 給 他 們 . 因 為 在 追 討 之 年 、 我 必 使 災 禍 臨 到 亞 拿 突 人
Sağ kalan olmayacak. Cezalandırılacakları yıl Anatot halkının başına felaket getireceğim.› ››並且沒 有 餘剩 的 人 留給 他們.因為 在 追討 之 年 、 我 必 使 災禍臨 到 亞拿 突人
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Acesta e un dezastru social, iar liberalii sunt foarte preocupați de asta.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Ceci est un désastre social, et les libéraux sont très inquiets à ce propos.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Das ist wirklich ein soziales Desaster, und die Liberalen sind sehr besorgt darüber.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Dat is een sociale ramp, en progressieven maken zich hier zorgen over.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Este es un desastre social, y los liberales están muy preocupados por eso.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.È un disastro sociale, e i liberali sono molto preoccupati.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.이것은 사회적인 큰 문제이고 진보측은 이에 대해 매우 우려하고 있습니다.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Na most, ez egy társadalmi probléma, és a liberálisok nagyon is aggódnak emiatt.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Stanowi to społeczną katastrofę, która leży na sercu liberałom.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Và bây giờ là thảm họa xã hội, và những người đảng cộng hòa thực sự quan tâm đến vấn đề này.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Πρόκειται για μια κοινωνική καταστροφή, και οι φιλελεύθεροι ανησυχούν πολύ γι' αυτό.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.Это стало социальной катастрофой, и либералы очень ей озабочены.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.כדי לפתור את הבעיות הללו. ומה שהכי מפתיע אותי, זה שהם לפעמים יכולים לראות
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.و هذه كارثة اجتماعية. و الليبراليين كثيري الاهتمام بذلك.
Şimdi bu bir sosyal felaket ve liberaller bundan çok endişeliler.リベラル派はこの問題に悩んでいます 南部貧困法律センターは
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Agora, não é necessário um desastre natural para que isto funcione.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Ahora, no se necesita un desastre natural para que esto funcione.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.A nemusí se ani stát živelná katastrofa, aby to takhle fungovalo.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Butelki przydają się nie tylko podczas kataklizmu. Butelki przydają się nie tylko podczas kataklizmu.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Ehm, không cần phải có thiên tai để dùng được sản phẩm này.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Es bedarf dabei keiner Naturkatastrophe, damit das hier funktioniert.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Însă nu e nevoie de un dezastru natural pentru ca asta să funcţioneze.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.자, 이게 실현되기 위해서 자연재해가 필요한 건 아닙니다.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Maar, een natuurramp is niet eens nodig om dit te laten werken.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Maintenant, il n'y a pas besoin d'une catastrophe naturelle pour que ça marche.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Nincs szükség természeti katasztrófára ahhoz, hogy ez működjön.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Ora, non ci vuole un disastro naturale per questo tipo di lavoro.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Sekarang, tidak perlu ada bencana alam untuk menerapkan alat ini.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Toda, za vse to ne potrebujemo naravne katastrofe.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.V zásade netreba prírodnú katastrofu, aby sme toto mohli využiť.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Τώρα, δεν είναι απαραίτητη μία φυσική καταστροφή για να δουλέψει αυτό.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.И не е необходимо природно бедствие, за да сработи това.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Не потрібно чекати на стихійне лихо, щоб це почало працювати.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.Позволю заметить, что и без стихийных бедствий, этому устройству найдется применение.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.עכשיו, אין צורך להגיע למצב של אסון טבע כדי שזה יעבוד
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.الآن، لا تتطلب كارثة طبيعية لهذا لتعمل.
Şimdi, bunun işlemesi için illa ki bir felaket olmasına gerek yok.自然災害は必要ありません 古い考え方による国家規模のインフラストラクチャーや
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.¿Adivinen qué? Es hora de aceptar el horror.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Anh em ơi, chuẩn bị tinh thần là vừa.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Czas pojąć grozę sytuacji.
Şimdi felaketi karşılama zamanıdır, beyler.Det är dags att bli vän med terrorn!