2009 yılında büyük bir felç geçirdi.2009-ben aztán nagy fordulat következett.
Ölümünden altı yıl önce felç oldu.Állítólag halála előtt 6 évvel megvakult.
O sırada Locke'ın felçlenme durumu başlar.Így hát Locke látványa teljesen megrémiszti őt.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Egy ilyen kúra alkalmával hunyt el 1928. augusztus 9-én.
(Eğer dil yamulmuş ise felç geçirdiğine işarettir.)(Ha nem csalódom, ez a fordítás is neki tulajdandó).
Ulaşım felç oldu.A közlekedés leállt.
Adadan önce 4 yıl tekerlekli sandalyede felçli olarak yaşamıştır.Henry azt állítja, hogy négy hónappal ezelőtt került a szigetre.
Yüz felci meydana gelebilir.Volt talán száz ilyen kenézük.
Beyin felci ile dünyaya gelmiş ve uzun süre hareket ve konuşma yetenekleri olmadan yaşamıştır.Az agyvérzés károsította beszélőképességét, és egy ideig járni sem tudott.
Kızlarda daha sık gibi görülmekle birlikte felçler erkek çocuklarda daha sık gözlenir.Megfigyelések szerint fiúkban gyakrabban jelentkezik, mint lányokban.
Omuriliğin ön kordonlarının iltihaplanması sonucu felçle neticelenen bir hastalıktır.Mások szerint a megvastagodott koponya valamilyen betegség jele.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Tätä seuraavat halvaantuminen ja kuolema.
Sonrasında Stokes komaya girdi ve kalıcı olarak felç oldu.Stokes joutui koomaan ja halvaantui pysyvästi.
TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur.Tämä on sekä lapselle että äidille akuutti hätätilanne.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Ben on ampunut John Lockea (Terry O’Quinn), yhtä selviytyjistä.
7 Ocak 2015 tarihinde felç geçiren Rendell 2 Mayıs 2015 tarihinde hayatını kaybetti.Rendell sai tammikuussa 2015 aivoinfarktin ja kuoli 2. toukokuuta 2015.
Sol tarafını felç eden boynuna yakın bir kılıç yarası vardı.Vasemman käden läheltä löytyi yksiteräinen miekka kärki keulaanpäin.
Dokularda harabiyet ve sinirlerde felç yapar.Sitä ohjaavat hormonit ja hermosto yhteistyössä.
1956 - Jonas Salk'ın geliştirdiği çocuk felci aşısı kullanılmaya başlandı.1956 – Jonas Salkin kehittämä poliorokote otettiin yleiseen käyttöön.
Locked-in adı verilen felç hastalığına tutulmuştur.Syiksi mainittiin Lopezin sairastelu ja paniikkihäiriöt.
Özellikle kış aylarında ulaşım felce uğramaktadır.Talviaikaan erityisesti kotilot.
Jobyna yaşamının son beş yılını romatizmadan kaynaklanan rahatsızlıklar yaşadı ve birkaç kez felç geçirdi.Broberg kärsi vanhemmiten Parkinsonin taudin harvinaisesta muodosta ja oli pari viime vuottaan puhekyvytön.
Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı.Kokeessa käytettiin 9 kuukauden ikäistä Albert-lasta.
Abdullah Rıza Ergüven, İsveç'teyken felç olmuş ve ardından 2001 yılında hayatını kaybetmiştir.Isä Ylo Jalava on puolestaan kadonnut sota-aikana ja elää ilmeisesti Ruotsissa.
Böylece o da geçici olarak felç olur.Αυτό την παραλύει προσωρινά.
Tümör iyi huyluydu fakat bir süre kısmi yüz felcine sebep oldu.Ο όγκος ήταν καλοήθης, αλλά είχε ως αποτέλεσμα να υποστεί για ένα διάστημα μερική παράλυση στο πρόσωπο.
Yakaladığı avını, kıskaçlarına açılan zehir salgısı ile felce uğratır.Συλλαμβάνει τη λεία της με το δηλητήριο που εκκρίνει.
8 Haziran 1982'de felç geçirmesi nedeniyle bir ay hastanede yattı.Στις 8 Ιουνίου του 1982 υπέστη εγκεφαλικό επεισόδιο και νοσηλεύτηκε για ένα μήνα σε νοσοκομείο.
Ağustos ayında tedavi için Moskova'ya gitti ve burada 7 Eylül'de ikinci bir felç geçirdi.Τον Αύγουστο ταξίδεψε για νοσηλεία στη Μόσχα, όπου στις 7 Σεπτεμβρίου υπέστη δεύτερο εγκεφαλικό επεισόδιο.
Skelton 1907'de felç geçirerek öldü.Skelton Anderson døde af et slagtilfælde i 1907.
Ulaşım felç oldu.Trafikken blev øjeblikkelig afbrudt.
1955 yılında geçirdiği felç sonucu vefat etti.Sit store gennembrud fik han i 1955.
TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur.Der er noget at se på ‑ og at røre ved ‑ for både børn og voksne.
2002 yılında ise Paul Baloff bir felç geçirdi ve komaya girdi.I begynnelsen av 2002 fikk Paul Baloff slag og havnet i koma.
Skelton 1907'de felç geçirerek öldü.Skelton døde av slag i 1907.
Fabius, felçli boynu (Skolyoz?) vardı.Bjørkefiken (Ficus benjamina) er en lettstelt stueplante.
Aynı zamanda koku duyusunda da kısmi bir felç olur.De utsonderer også en bestemt duft når de er klare til å pare seg.
Ek olarak toksikozlar, felçler ve alerjik reaksiyonlara da yol açabilirler.Dette kan føre til forgiftninger og allergiske reaksjoner.
Belli, 1863 yılında Roma'da geçirdiği felçten dolayı ölmüştür.Han døde som følge av krigsskader i 1863.
6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.Pada tanggal 6 September 1998, Kurosawa meninggal karena stroke di Setagaya, Tokyo, pada usia 88.
1978'de Joseph Paul Franklin'in suikast girişiminde aldığı yaralar yüzünden belden aşağısı felçtir. ^Ia mengalami luka-luka dalam sebuah upaya pembunuhan tahun 1978 yang dilakukan oleh Joseph Paul Franklin.
Elleri ve göğsünden itibaren tüm vücudu bu felçten etkilendi.Terlepas dari leher dan kepala, seluruh tubuhnya terbungkus Regalia.
Ölümünden altı yıl önce felç oldu.Ibunya meninggal 6 tahun yang lalu.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Terapi preventatif migrain pada penderita migrain dengan aura dapat mencegah stroke yang diasosiasikan.
Tremor hastalığının ileri seviyesinde felç görülebilir.Masalah lain dapat muncul pada tahap awal perjalanan penyakit.
1956 - Jonas Salk'ın geliştirdiği çocuk felci aşısı kullanılmaya başlandı.1956 – Vaksin polio yang dikembangkan oleh Jonas Salk mulai tersedia untuk umum.
58 yaşında felç geçirerek Çapa Hastanesi'nde uzun bir süre yattı.Aku berusia 23 tahun, selama 15 bulan aku telah berbaring terikat di tempat tidur Rumah Sakit.
Aynı zamanda koku duyusunda da kısmi bir felç olur.Namanya juga singkatan indra penciuman.
6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.Ngày 6 tháng 9 năm 1998, Kurosawa qua đời do một cơn đột quỵ tại Setagaya, Tokyo ở tuổi 88.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.Trong cơn giận, cô ném một con nhện độc vào người anh làm Paulo bị hoang tưởng trong 8 tiếng đồng hồ.
Perlman dört yaşında çocuk felci olmuştur.Perlman bị liệt từ năm bốn tuổi.
Ağustos 2015'te Rickman pankreas kanseri tanısından dolayı küçük bir felç geçirdi.Trong tháng 8 năm 2015, Rickman đã trải qua một cơn đột quỵ nhỏ, dẫn đến việc chẩn đoán ung thư tuyến tụy.
İlk kez felç geçirdikten sonra, hükümet ile ilgili bazı yazıları eşine dikte ettirdi.Trước khi chết, ông đã viết một lời nhắn cho người vợ.
İnşaat sektörü onbinlerce işsiz ile tamamen felç durumdaydı.Một số lượng lớn các thành viên của nó đang thất nghiệp.
24 Şubat 1857’de Humboldt görülen semptomları olmayan ikinci derece bir apoplektik felç geçirdi.Ngày 24 tháng 2 năm 1857, von Humboldt gặp phải một cơn tai biến mạch máu não nhưng không để lại hậu quả lớn.
Jake Sully rolünde Sam Worthington Yarı-felçli savaş gazisi.Con người Sam Worthington trong vai Corporal Jake Sully.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.激怒した彼女は刺されると8時間麻痺状態となる毒グモをパウロに向かって放つ。
Bu öyle ağır bir felçtir ki; Müyesser ne yürüyebilmekte, ne de konuşabilmektedir.傲慢であるけれどもあまりにも的中している(土門が的確と評するほど)ので誰も文句は言えない。
Boynundan aşağısı felç oldu.首から下げている。
Ölümünden altı yıl önce felç oldu.6年前に急死した。