Uyku felciyse uyanma esnasında geçici bir konuşamama ya da hareket edememe durumudur.Slaapverlamming: een tijdelijk onvermogen te kunnen bewegen bij het in slaap vallen of ontwaken.
Boynundan aşağısı felç oldu.Over zijn nek gaan.
Çocuk felci geçiren Wilson, Elizabeth Kenny'nin ortaya atmış olduğu metotla tedavi edilmiştir.Hij leed als kind aan polio en werd behandeld volgens de methode ontwikkeld door Elizabeth Kenny.
Bir öğrenci aşağı atılmasından dolayı felç oldu.Deze werd naar een zich misdragende leerling gegooid.
2009 yılında büyük bir felç geçirdi.In 2009 kwamen er heel wat problemen binnen de partij.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Był ranny i kontuzjowany.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Następnie mogą wystąpić drgawki i śmierć.
Budapeşte Felcsút Győr Pápa Karşılaşmalar 4 şehirde gerçekleşecektir: Sekiz ülke katılım gösterecektir.Budapeszt Felcsút Győr Pápa Mistrzostwa były rozgrywane na czterech obiektach w czterech miastach.
Avrupa'nın en canlı ekonomisine sahip ülkenin otoriter siyasal sistemi felce uğramıştı.Jedyny w podbitej Europie tak rozbudowany system sądownictwa.
Zehri o kadar güçlüdür ki dokunan insanı saniyeler içinde felç edebilir.Toksyny stożków są bardzo silne i mogą zabić człowieka w ciągu kilku-kilkudziesięciu minut.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.Som hämnd släpper hon en giftig spindel på honom, som gör Paolo förlamad i åtta timmar framåt.
2009 yılında büyük bir felç geçirdi.2009 var ett oroligt år.
Nefesi felç edicidir.Hur är pulsen?
1829 haziranında, kızamık olduktan sonra felç oldu.I juni 1829 blev hon förlamad efter att ha insjuknat i mässling.
Bu hâldeyken onun bakımıyla ilgilenen iki kadın, onun bu olayda felç olduğunu anlattılar.Två av hans kompisar kommer hem till honom då de har hört vad som hänt.
18 Ağustos 1765'te, İmparator Innsbruck'te ağır bir felç geçirerek öldü.Frans I avled den 18 augusti 1765 i Innsbruck, efter att ha drabbats av ett slaganfall.
Ayrıca Kürar motor sistemi felç ederek canlının hareket özelliğini kaybettirir.Konstruktionen gör också att en cembalo förlorar stämningen mycket fort.
Ancak felci daha da artar ve yazdıkları "Therese ve Laurent bana iyi bakıyorlar" olarak anlaşılır."Jag är villig att veta allt detta och mer", sade Zarathustra.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Förebyggande behandling av migrän med aura kan eventuellt förebygga associerad stroke.
1884 yılında, 38 yaşındayken felç sonucu yaşamını yitirdi.År 1993 gick Lie, då 88 år gammal, i pension.
Kızlarda daha sık gibi görülmekle birlikte felçler erkek çocuklarda daha sık gözlenir.PRS ses oftare hos flickor än hos pojkar.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Den kan till exempel fånga sina fiender med ett blåaktigt slem.
Locked-in adı verilen felç hastalığına tutulmuştur.Borgman avled i vad som uppges vara förkylning.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Generellt verkar dock inte migrän öka risken för dödlighet till följd av stroke eller hjärtsjukdom.
Sağ tarafına felç geçirdi ve konuşma yetenegini kaybetti.Hennes högra sida förlamades, och även om hennes hörsel förblev god, så förlorade hon förmågan att tala.
1841'de geçici bir felce uğramış, daha sonradan da birçok benzer sıkıntılar yaşamıştır.Han pensionerades 1841 och levde därefter i Middelfart.
1956 yılında Motor Nöron hastalığı nedeniyle felç oldu.Från 1956 fick bilen skivbromsar fram.
Erişim tarihi: 19 Haziran 2014. ^ "Puskás Akadémia Pancho Aréna, Felcsut".Процитовано 19 червня 2014. Puskás Akadémia Pancho Aréna, Felcsut.
1955 - Dr. Jonas Salk tarafından geliştirilen çocuk felci aşısının, güvenli ve etkili olduğu açıklandı.1955 — вакцина від поліомієліту, розроблена доктором Джонасом Солком, оголошена безпечною та ефективною.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Безпосередній результат цього — виснаження і смерть.
Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir.Зниження АТ на 5 мм рт.ст. може зменшити ризик інсульту на 34 % і ризик ішемічної хвороби серця на 21 %.
Felci atlatmak için uzun yıllar tedavi görmüş, kısmen iyileşmiştir.Провів багато років за кордоном, в основному для лікування.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Був поранений, контужений.
Yaralılardan Gülay Beceren felç oldu.Поранений Енгель лише випадково уцілів.
(Eğer dil yamulmuş ise felç geçirdiğine işarettir.)(Рукопис цього перекладу пропав або був знищений).
Gençliğinde çocuk felci geçirmiş ve bu onu ömür boyu koltuk değneklerine mahkum etmiştir.У дитинстві з ним трапився нещасний випадок, що спотворив його підборіддя на все життя.
6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.Куросава помер 6 вересня 1998 від інсульту в токійському районі Сетагая, у віці 88 років.
Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır.Частіше це явище стається у людей з порушеним графіком сну.
Küçükken çocuk felci geçirmiştir ve tedavisi Almanya'da yapılmıştır.V mládí prodělala dětskou obrnu, kterou si vyléčila v Německu.
1829 haziranında, kızamık olduktan sonra felç oldu.V červnu 1829 byla paralyzována po protrpění spalniček.
Düşmanlarını şok dalgasıyla felç edebilir.Šokované nepřátele odpálí do vzduchu.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.To časem způsobí ochrnutí a smrt.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Celkově se však jeví, že migrény nezvyšují riziko úmrtí na následky mozkové příhody nebo srdeční choroby.
Dünyada mutlu yaşamak için, ruhumuzun bazı yönlerini felce uğratmak gerekiyor.Pro úspěšné fungování ve světě se musí člověk naučit využívat své silné stránky.
Sağ tarafından felç olan Cahit Sıtkı, konuşma yetisini kaybetmiştir.10 vpravo dole Mlčím, mlčíš, mlčíme?
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Preventivní léčba migrény u pacientů trpících migrénami s aurou může zabránit následným mozkovým příhodám.
İlerici ve genel felçe muzdarip olarak Paris'te tanısı kondu.Brzy dostala nejvyšší ocenění v Paříži.
Böylece o da geçici olarak felç olur.Je též odolný vůči dočasnému zaplavení.
I. Dünya Savaşı sırasında cephedeyken kolu yaralandı ve ömrünün sonuna kadar kolu felç kaldı.Za druhé světové války byl v Itálii těžce raněn a jeho pravá ruka zůstala do konce života nepohyblivá.
2003 yılında sebebi bilinmeyen bir enfeksiyon sonucu belinden aşağısı felç oldu.V roce 2003 na infekci neznámého původu Graves ochrnul od pasu dolů.
Elektrik güçleriyle düşmanlarını felç edebilir ya da kendini patlatabilir.Dovede svolat blesky na své nepřátele nebo vysát jejich energii.
Ünlü oyuncu, 2008 yılında 80. doğumgününden haftalar sonra felç geçirmişti.Na odpočinek odešel v červnu 2008, krátce po svých osmdesátých narozeninách.
Yaralılardan Gülay Beceren felç oldu.Kádr oslabilo několik zranění.
Auralı migreni olan kişilere uygulanan migren önleyici tedavi, bununla ilişkili felçleri engelleyebilir.Terapia de prevenire a migrenelor la persoanele cu migrene cu aură poate preveni atacurile cerebrale asociate.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Terry O'Quinn (născut Terrance Quinn; n.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.În acea confruntare însă și-a găsit moartea, probabil în data de 29 aprilie.
Angela Hitler, 30 Ekim 1949'da Almanya'nın Hannover şehrinde felç geçirmesi nedeniyle öldü.Angela Hitler a murit de un accident vascular cerebral pe 30 octombrie 1949 în Hanovra.
Tansiyonun 5 mmHg düşürülmesi felç riskini %34 ve iskemik kalp hastalığı riskini %21 azaltabilir.Ha a vérnyomás 5 mmHg-rel csökken, 34%-kal csökken a stroke kockázata és 21%-kal az isémiás szívbetegségé.
Boynundan aşağısı felç oldu.Nyaktól lefelé megbénul.
Böylece o da geçici olarak felç olur.És ennek eredményeképpen átmenetileg megvakul.