Çocuklarım çocuk felcine karşı aşılanmıştır.Мои дети были привиты против полиомиелита.
1955 yılında geçirdiği felç sonucu vefat etti.Он разбился в 1955 году — мы знаем, каков будет итог.
Ancak genel olarak migrenin, felç veya kalp hastalığından doğan ölüm riskini arttırdığı görülmemektedir.Тем не менее, мигрень в целом не увеличивает риск смертности от инсульта или заболевания сердца.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Джон Локк (Терри О’Куинн) сидит на своей работе.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Не приходя в сознание, скончался 28 сентября.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Был ранен, контужен.
Aynı yılın aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi.Однако вторая попытка в октябре того же года вынудила политика уйти в отставку.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Непосредственный результат этого — истощение и смерть.
Genelde felçli hastalar ziyaret etmektedirler.Заболевают же главным образом приезжие.
Sağ tarafına felç geçirdi ve konuşma yetenegini kaybetti.У него отнялась половина туловища и он потерял способность говорить.
Ancak 1930'da bir plak kaydı yapmaktayken felç geçirdi.В 1930 году появились её записи на пластинках.
Hatta bu geziler sırasında felç olmuştur.Во время похода был занят Або.
Avrupa'nın en canlı ekonomisine sahip ülkenin otoriter siyasal sistemi felce uğramıştı.Наиболее населённой в мире страной с демократической системой стала Индия.
Perlman dört yaşında çocuk felci olmuştur.В четыре года Гаяз остался сиротой.
Obadiah evinde Tony'yi felç eder ve ark reaktörünü söküp onu ölüme terk eder.Явившись к дому Тони, Обадайя парализует его всё тем же устройством и крадёт реактор, оставляя Тони умирать.
Bir insan onlara dokunduğunda felç olabilir.Человек может ощущать прикосновение.
Aktörün felci tamamen iyileşti ve film kariyerine geri döndü.Спустя неделю актёр выздоровел и вернулся к съёмкам.
6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.Куросава умер 6 сентября 1998 года от инсульта в токийском районе Сэтагая, в возрасте 88 лет.
Stalin, 1 Mart 1953'te aniden felç geçirdi ve 4 gün sonra öldü.14 октября 1541 года Маргариту парализовало и четыре дня спустя умерла.
İkinci kalp krizinde felç olur.Причиной этому стал второй инфаркт.
Ulaşım felç oldu.Транспорт затонул.
Uyku felcinin fizyolojisi hakkında çok az şey bilinir.لا يعرف الكثير عن فسيولوجيا شلل النوم.
Angela Hitler, 30 Ekim 1949'da Almanya'nın Hannover şehrinde felç geçirmesi nedeniyle öldü.ماتت أنجيلا هتلر في 30 تشرين الأول/أكتوبر 1949 جراء سكتة دماغية ألمت بها وهي في مدينة هانوفر في ألمانيا.
İnşaat sektörü onbinlerce işsiz ile tamamen felç durumdaydı.أُصيبت صناعة البناء والتشييد بالشلل مع عشرات الآلاف من العاطلين عن العمل.
Sadrazam (olasılıkla bir inme dolayısıyla) felç geçirip yatalak oldu.فيها: لما ذُرّي رماده في الفرات استدار كهلة القمر وضاء.
Fakat, değişik çalışmalar çoğu insanın hayatlarında en az bir kez uyku felci yaşadığını göstermektedir.وتشير الدراسات المختلفة إلى ان الكثير من الناس أو معظمهم تعرضوا لشلل النوم على الاقل مرة أو مرتين في حياتهم.
Çoğu zaman, uyku felcine uğrayan kişi tarafından bunun bir rüya sebebiyle oluştuğuna inanılır.غالبا، يعتقد الشخص الذي يصاب بشلل النوم بأنه يحلم.
Yöredeki birçok felç hastası “Şah Pabucu” sağıltma ocağını ziyaret etmektedir.27 شخصا ينتظرون على اهبة الاستعداد قدوم "شاشة البلازما".
Perlman dört yaşında çocuk felci olmuştur.وأُصيب بيرلمان بشلل الأطفال وهو في سن الرابعة.
I. Dünya Savaşı sırasında cephedeyken kolu yaralandı ve ömrünün sonuna kadar kolu felç kaldı.وبقي في جبهات القتال - بالرغم من اصابته بجرح في رأسه أضر بعينه اليمنى- حتى نهاية الحرب العالمية الأولى.
Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı.التحق بمعهد الحياة قبل ذلك بنحو تسعة أشهر.
Kalp krizlerine, felçlere ve başka ölümcül rahatsızlıklara neden olur.مما يؤدي إلى مشاكل في القلب و الموت المفاجئ.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.لكنه أصيب و استبعد.
Ocak 1952'te eşi Bila kısmen felç geçirdi ve Rundstedt ise zor yürüyebiliyordu.وفي أبريل 2005م بدأت دونا تشعر بضيق في التنفس وبالكاد تستطيع المشي.
Hayatının son dönemlerinde felç geçirdi.وأنها تمضي اللحظات الأخيرة من حياتها.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.بعضها يؤدي إلى الاختناق والموت المباشر.
Böylece o da geçici olarak felç olur.Só distraí-se temporariamente.
Fabius, felçli boynu (Skolyoz?) vardı.Fábio, que tinha um "pescoço paralisado".
6 Eylül 1998'de ise Kurosava 88 yaşındayken Setagaya, Tokyo'da felç geçirerek öldü.Em 6 de setembro de 1998, Kurosawa morreu de um derrame, em Setagaya, Tóquio, com 88 anos de idade.
Uyku felcinin fizyolojisi hakkında çok az şey bilinir.Pouco se conhece acerca da fisiologia respiratória desses animais .
24 Şubat 1857’de Humboldt görülen semptomları olmayan ikinci derece bir apoplektik felç geçirdi.Em 24 de fevereiro de 1857 Humboldt teve uma crise de apoplexia leve, que não deixou traços perceptíveis.
1976 yılında felç geçiererek konuşma ve yazma yeteneğini yitirdi.Em 2002, perdeu a capacidade de falar.
Yaralanmış, felç geçirmiştir.Sofri, chorei.
John Locke (Terry O'Quinn) ise yine felçlidir.Terry O'Quinn (John Locke - 3ª a 6ª temporada) em Lost.
Yüz felci meydana gelebilir.Alguns podem chegar a cem saltos.
Perlman dört yaşında çocuk felci olmuştur.Carly é uma pequeno gatinho de 4 anos.
Öfkeli bir şekilde, Paulo'nun üzerine onu sekiz saat boyunca felç edecek olan zehirli bir örümcek fırlatır.A picada da aranha o deixaria paralisado pelas próximas oito horas.
Bu vazifede iken felç geçirerek 19 Eylül 1928 tarihinde vefat etti.Nessa expedição, morreu o seu pai a 10 de outubro de 19.
Bir insan onlara dokunduğunda felç olabilir.Quando você é jovem você aguenta com qualquer coisa.
İki tümör Hamburg'da yapılan ameliyat ile çıkarıldı ancak yapılan ameliyattan sonra belden aşağısı felç kaldı.Faleceu dias após uma cirurgia no abdômen, da qual não se recuperou.
Aynı yılın aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi.Coincidência ou não, no mês seguinte renunciou à actividade política.
Onlar Dawn'ı eve taşırken yaratık Willow'u da felç eder ve onu yemeye başlar.Todos partem para a casa de Cody, enquanto Wilbur incuba os seus ovos.
2013 yılı Şubat ayında, Cannon felç geçirdi ve Baton Rouge'da bir hastaneye kaldırıldı.In februari 2013 kreeg Cannon een beroerte en werd opgenomen in het ziekenhuis van Baton Rouge.
Paul Robeson, 1976 yılında yaşadığı bir felcin ardından Philadelphia'da yaşamını yitirdi.Paul Robeson overleed in 1976 in Philadelphia waar hij met zijn zuster woonde.
Bunun sonucu olarak ardından felç ve ölüm meydana gelir.Daarna komt de moord en dood.
O sırada Locke'ın felçlenme durumu başlar.Op dit moment moest Locke een beslissing nemen.
Sağ tarafına felç geçirdi ve konuşma yetenegini kaybetti.Hij raakte verlamd aan zijn rechterzijde en verloor tijdelijk zijn spraakvermogen.
İki tümör Hamburg'da yapılan ameliyat ile çıkarıldı ancak yapılan ameliyattan sonra belden aşağısı felç kaldı.Twee tumoren werden in Hamburg verwijderd, maar hij raakte hierdoor verlamd vanaf zijn middel.
1949'da, Yamauchi'nin o zamanlar Nintendo'nun başkanı olan dedesi felç oldu.In 1949, toen Yamauchi 21 was, kreeg zijn grootvader een beroerte en Yamauchi werd president van Nintendo.
Henüz dokuz aylıkken çocuk felcine yakalandı.Na de geboorte wordt het jong nog 9 maanden gevoerd.