Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Door die verlamming is ons vermogen tot medeleven natuurlijk ook verlamd.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.E, claro, nessa paralisação, a nossa capacidade para a compaixão também fica paralisada.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.E quella paralisi, naturalmente, paralizza anche la nostra capacità di provare compassione.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.És ebben a bénulásban persze az együttérzésre való képességünk is ott van lebénulva!
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Et dans cette paralysie, bien sur, notre capacité de compassion est également paralysée.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.I w tym paraliżu, oczywiście, nasza zdolność współczucia także jest sparaliżowana.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.물론 그렇게 얼어붙은 사회에서는 연민을 느끼는 능력 또한 마비됩니다
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Si, bineînţeles, în aceste condiţii, capacitatea noastra de a simţi compasiune este şi ea paralizată.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Und in diesem Zustand der Lähmung ist unsere Kapazität für Mitgefühl ebenfalls gelähmt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Và trong sự tê liệt này, dĩ nhiên, khả năng thương xót của chúng ta cũng sẽ bị liệt.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Y en esa parálisis, por supuesto, nuestra capacidad de ser compasivos también está paralizada.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.Και σ' αυτή τη παράλυση, φυσικά, η ικανότητά μας για συμπόνια έχει επίσης παραλύσει.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И в этом параличе, конечно же, наша способность к состраданию тоже парализуется.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.И тази парализа, естествено, осакатява и способността ни да изпитваме състрадание.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.І в цьому паралічі, і наша здатність до співчуття, звичайно, теж паралізована.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.ובשיתוק הזה, כמובן, היכולת לחוש חמלה משותקת גם היא.
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.وفي هذا الشلل العام بالطبع فان قدرتنا على التعاطف تكون مقيدة ومشلولة ايضاً
Ve bu felç içinde, tabi ki, merhamet gücümüz de felçlidir.私たちの慈悲に対するキャパシティーは 麻痺しています。 恐怖という言葉は、
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.A z tohoto důvodu, vymýcení obrny je konečnou ve slušnosti; a také konečnou v sociální spravedlnosti.
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.Dan untuk alasan itu, pemberantasan polio adalah hutang yang terakhir dan keadilan sosial yang terakhir,
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.그 이유에서 소아마비 퇴치는 궁극적으로는 평등이고 궁극적으로는 사회정의입니다.
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.Z tego powodu eliminacji polio jest: równością w prawie i równością społeczną.
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.Именно поэтому победа над полиомиелитом - вершина равенства и социальной справедливости.
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.עם השירותים הבסיסיים ביותר. ומסיבה זו חיסול הפוליו: הינה ההגינות האולטימטיבית,
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.و لهذا السبب ، فإن القضاء على شلل الأطفال: هو الأهم في للمساواة هو شيء في قمة العدالة الأجتماعية.
Ve bu nedenle çocuk felcinin ortadan kaldırılması: haksızlıkta son noktadır; ve sosyal adalette son noktadır.究極の平等であり 究極の社会的正義となるのです。 ポリオ根絶に向けた
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduEd eccolo qui, completamente paralizzato. Incapace di respirare e muoversi, alla fine del suo viaggio.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduEt ici, il est paralysé complètement, incapable de respirer et de bouger, à ce moment de sa vie.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduHier is hij dan, volledig verlamd, niet in staat om te ademen en te bewegen.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduIar aici este paralizat complet, incapabil sa respire si sa se miste, de-a lungul acestei calatorii.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyordu그리고 이 시점에서 완전히 마비가 이루어졌고, 이 시간 동안은 숨쉬지도, 움직이지도 못하게 되었습니다.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduSão as histórias da vida dele, convertidas em dados.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduTutaj jest całkowicie sparaliżowany, nie może oddychać ani się poruszać.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduUnd hier ist er vollständig gelähmt, kann nicht mehr atmen oder sich bewegen.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduVà ở đây, nó đã bị liệt toàn thân, không còn khả năng thở và di chuyển, nó đã đi hết cuộc hành trình.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduY aqui esta él, paralizado completamente, sin poder moverse ni respirar, en este paso del tiempo.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduИ ето го, напълно парализиран, неспособен да диша и да се движи, при това пътуване през времето.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduНа этом снимке он полностью парализован, не в состоянии самостоятельно дышать или двигаться- вот такой путь.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduוהוא עדיין יכול להחזיק את היד של אשתו, אבל הוא לא יכול לכפתר את בגדיו. לא יכול להאכיל את עצמו.
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyorduوهو هنا مشلول تماما ، لا يستطيع التنفس ولا الحركة ، خلال هذا الوقت من الرحلة .
Ve burada, tamamen felçli, öyküde bu noktada nefes alamıyor, hareket edemiyordu呼吸することも 動くことも この時期にはできなくなっていました こういった彼の人生の物語が データに変換されました
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.A to by byla teprve druhá nemoc vůbec, kterou jsme vymazali z povrchu Zemského.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Dan penyakit itu akan menjadi penyakit kedua yang berhasil dimusnahkan dari muka bumi.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.E sarebbe solamente la seconda malattia mai eradicata dal pianeta.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.E seria apenas a segunda doença a ser erradicada do planeta.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.És ez csak a második olyan fertőzés lenne, melyet sikerült eltűnteni a bolygóról.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Es wäre nur die zweite Krankheit, die wir jemals für immer von vom Antlitz unserer Welt ausradiert hätten.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Et ce ne serait que la deuxième maladie à être eliminée de la surface de la terre.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Het zou de tweede ziekte zijn die van de planeet zou verdwijnen.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.I byłaby to druga choroba wymazana z powierzchnii planety.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.우리가 이 지구상에서 박멸한 두 번째 질병이 될 것입니다.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Og det ville kun være den anden sygdom nogensinde som vi ville udrydde fra denne planet.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Și ar fi fost abia a doua boală ștearsă de pe planetă.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Và nó có thể là căn bệnh thứ hai bị quét khỏi hành tinh.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Y sería la segunda enfermedad erradicada de la faz del planeta.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.Και θα γινόταν μόλις η δεύτερη ασθένεια που θα χανόταν εντελώς από προσώπου γης
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.И това ще е само втората такава болест, която някога сме изчистили от лицето на планетата.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.И это была бы лишь вторая болезнь, стертая с лица планеты.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.І це б була тільки друга хвороба за всі часи, стерта з лиця землі.
Ve çocuk felci gezegenden sildiğimiz ikinci hastalık olabilirdi.וזו תהיה רק המחלה השנים מעולם שתימחק מעל פני האדמה.