fedakarlık ile cümle
fedakarlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sanatçı daha sonra bunu ailesinin onun için yaptığı inanılmaz bir fedakarlık olarak tanımlamıştır.Swift toto později popsala jako „neuvěřitelnou oběť“ od své rodiny.
("Küçük fedakarlıklar yapılmalıdır!") oldu.("Voi voitettuja!")
Tesislerde sporcular için hiçbir fedakarlıktan kaçınılmamıştır.Ammattilaisurheilijoita ei kisoissa erotettu harrastelijoista.
(İyi tasarım fedakârlık gerektirir).(Krever god forstørrelse).
("Küçük fedakarlıklar yapılmalıdır!") oldu.("Hanya perang defensif yang dibenarkan!")
Bizimkisi fazla fedakarlık isteyen bir meslek..生贄を欲する残忍な性格。
I. Dünya Savaşı'nda da üstün başarılar ve fedakârlıklarından ötürü nişanlar, madalyalar kazandı.紅雀因為在季賽與勇士對戰中得到4勝3負的戰績,所以有主場優勢。
Biz kahramanların fedakarlıkları takdir ediyoruz, ve ülkemize düşmanlardan uzak tutacağımıza söz veriyoruz.사자들이 싸울 준비를하는 것처럼 준비하고, 적들로부터 우리 나라를 지키리.
"Balıkesirspor'da Burak'dan fedakarlık".“저는 영천시장에서 생선을 팔아 재미를 봤습니다.
Bu güç kendi millettinizden olan birine fedakarlık yaparak kazanılır.ניתן לקבל את הכוח תוך כדי הקרבה של מישהו מהעולם שלך שקרוב אליך.
Biz kahramanların fedakarlıkları takdir ediyoruz, ve ülkemize düşmanlardan uzak tutacağımıza söz veriyoruz.Ние прославяме жертвоготовността на нашия народ, И се заклеваме да не даваме нашата земя на противника.
Sanatçı daha sonra bunu ailesinin onun için yaptığı inanılmaz bir fedakarlık olarak tanımlamıştır.Taylor toto neskôr popísala ako neuveriteľnú obeť zo strany jej rodiny.
"Balıkesirspor'da Burak'dan fedakarlık"."Luupainaja kukelaulu eest põgenemas".
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Były oczywiście finansowe ofiary, ponieważ zawsze odmawiał zapłaty.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Ci sono stati ovviamente sacrifici economici: perché ha sempre rifiutato di farsi pagare.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Er was de duidelijke financiële opoffering want hij weigerde steeds om betaald te worden.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Es gab natürlich finanzielle Opfer, denn er hat sich immer geweigert, bezahlt zu werden.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Houve, evidentemente, sacrifícios financeiros: porque ele recusou sempre ser pago.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Il y a eu évidemment des sacrifices financiers : parce qu'il a toujours refusé d'être payé.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.당연히 경제적인 희생이 따랐는데 아버지는 항상 대가 받기를 거절했기 때문이죠.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Obviamente, hubo sacrificios financieros: porque él siempre se negó a cobrar.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Rõ ràng có sự hi sinh về tiền của bởi vì ông luôn từ chối nhận tiền trả công.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Sigur că a făcut sacrificii financiare: nu a primit niciodată bani.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Sudah pasti ada pengorbanan uang karena ayah selalu menolak menerima bayaran.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Természetesen anyagi jellegűek is voltak, mert soha nem vett el pénzt munkájáért.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.V první řadě samozřejmě finanční: vždy odmítal, aby mu platili.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Žrtvoval se je finančno, saj je vedno zavrnil plačilo.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Υπήρξαν φυσικά οικονομικές θυσίες γιατί πάντα αρνιόταν να πληρωθεί.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Були, звісно, фінансові жертви, тому що він відмовлявся від винагород.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Очевидно е имало финасови жертви, понеже винаги е отказвал да му се плаща.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.Само собой, был финансовый ущерб, потому что он никогда не брал денег.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.היו כמובן קרבנות כלכליים כיוון שתמיד סירב לקבל תשלום.
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.فبداية كان يضحي بوضعه المادي لانه كان على الدوام يرفض أن يؤجر على الوثائق المزورة
Açıkçası, maddi fedakarlıklar vardı çünkü babam kendisine para ödenmesini kabul etmiyordu.金銭的な犠牲を払っていました 父にとって支払いを受ける事は 卑しい事でした
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Atâta timp cât există nedreptate, cineva trebuie să facă un sacrificiu!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Chỉ cần bất công còn tồn tại, ai đó cần phải hi sinh!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Dokud bude nespravedlnost, někdo se musí obětovat!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Siempre que haya injusticia, ¡alguien debe sacrificarse!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Zolang er onrechtvaardigheid bestaat, moet iemand zich opofferen!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Винаги когато съществува несправедливост, трябва да има някой, който да се жертва!
Adaletsizlik olduğu müddetçe, birinin fedakarlıkta bulunması lazım!Пока есть несправедливость, кто-то должен понести жертвы!
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikAfricani, perché lo faranno con passione, spero, e tanto, tantissimo di quest'ultimo punto, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlik아프리카인들도 중요합니다. 그들은 열정을 가지고 일할 것이기 때문입니다. 그리고 수많은 사람들의 작은 바로 이것, 희생이 필요합니다.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikLa gente africana, porque lo harán con pasión, espero, y mucho, mucho de ese pedacito ahí abajo, sacrificio.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikMam nadzieję, że Afrykańczycy podejdą do tego z pasją. I wiele tego na dole, poświęcenia.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikTôi hi vọng họ sẽ làm như vậy cùng với lòng nhiệt huyết, và sự hi sinh.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikАфриканците, защото те ще го правят със страст, надявам се, много и много от онова малко нещо, саможертва.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikالأفارقة، لأنهم يفعلونها بكل شغف، كما أرجو، والكثير والكثير من تلك، التضحية.
Afrikalilar, bunu bir tutkuyla yapacaklar, umut ediyorum, ve kucuk bir seyden cokca lazim: fedakarlikいくらか犠牲も必要でしょうね 皆さん力を貸して下さい
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Azt mondja, hogy a családod hatalmas áldozatot tett a múltban.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.De berättade att din familj hade gjort en uppoffring.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Det viste, at ens familie havde gjort et stort offer i fortiden.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Dicevano che la tua famiglia aveva fatto un grande sacrificio in passato.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Dovedea ca familia ta facuse multe sacrificii in trecut.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Er zeigte an, dass die eigene Familie in der Vergangenheit große Opfer gebracht hatte.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Gia đình bạn được công nhân đã hy sinh to lớn trong quá khứ.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Het vertelt dat jouw familie grote offers bracht in het verleden.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.Ils disaient que votre famille avait fait un grand sacrifice dans le passé.
Ailenizin geçmişte büyük bir fedakarlık yapmış olduğu anlaşılırdı.당신 가문이 예전에 이 나라를 위해 훌륭한 희생을 했다라는 메세지가 있는 겁니다.