Ana içeriğe geç
Sözlük

fedakar ile cümle

fedakar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Dat elke waardevolle actie een zekere mate van opoffering vereist.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Et chaque action qui vaut la peine exige un niveau de sacrifice.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Jede Aktion, die es wert ist, bedarf eines gewissen Maßes an Opferbringung.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Każde istotne działanie wymaga poświęceń.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.그리고 그 모든 가치있는 행위은 어느 정도의 희생을 요구합니다.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Och att varje värdefull handling kräver ett visst mått av uppoffring.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.S hogy egy érdemleges cselekvés egy adag önfeláldozással is jár.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Şi că orice acţiune meritoasă necesită un anumit nivel de sacrificiu.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Y que cada acción valiosa requiere un nivel de sacrificio.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Και ότι κάθε αξιόλογη δράση απαιτεί ένα επίπεδο θυσίας.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.И, че всяка достойна постъпка изисква някаква саможертва.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Каждое сто́ящее действие требует определённого самопожертвования.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.Та кожна корисна дія потребує певного рівня пожертви.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.ושכל פעולה ראויה לשמה מחייבת מידה של הקרבה.
Her değerli eylem bir çeşit fedakârlık gerektirir.今 私はこの身を余すところなく 動物達に捧げます
Her hediye bir fedakarlık demektir.Τα ταχτοποίησα όλα.
Kadın 1: Bu fedakarlık değil, bu intikam!여자1: 희생은 없고, 복수만 있지요!
Kadın 1: Bu fedakarlık değil, bu intikam!Donna 1: quello non è sacrificio, è vendetta!
Kadın 1: Bu fedakarlık değil, bu intikam!אישה ראשונה: זו לא הקרבה, זו נקמה!
Kadın 1: Bu fedakarlık değil, bu intikam!إمرأة: ذلك ليس تضحية، إنه إنتقام!
Kadın 1: Bu fedakarlık değil, bu intikam!人を殺したら 占領軍と同じだわ
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Învățăm femeile că în relații ele trebuie să facă concesii.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.우리는 여성들에게 그런 경우 타협은 여성의 몫으로 가르칩니다.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Les enseñamos a las mujeres que en las relaciones, ceder es lo que las mujeres hacen.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Nous enseignons aux femmes que dans les relations, faire des compromis, c'est ce que doit faire une femme.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Vi lär kvinnor att i relationer gör kvinnor eftergifter.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Wir lehren Frauen, dass es in Beziehungen zwingend für Frauen ist, Kompromisse einzugehen.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.Мы учим женщин, что в отношениях именно она должна идти на компромисс.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.فنحن نعلم النساء بالعلاقات أن التنازل هو ما يجب عليهن فعله.
Kadınlara ilişkilerde yapılması gerekenin fedakârlık olduğunu öğretiyoruz.妥協とは女性がする物だと教えます 女の子には
Ne alacaksınızdır? Siz kendinizden vazgeçersiniz ve bu fedakarlığınız, size bakar.Hay una gran diferencia entre renunciar y decepcionar
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Det var vad han kallade "finkornig utvaldhet".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Dia menyebutnya 'pelepasan secara halus'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Era ceea ce el numea abandonare nuanțată.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Er nannte sie "feinkörnigen Verzicht".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Het was wat hij 'fijnmazig loslaten' noemde.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Il appelait cela la renonciation minutieuse.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.바로 그가 '고운 포기'라고 부르는 것이었는데
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Lo que él llamó renunciamiento fino.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazval ho drobnozrnným zrieknutím sa.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazwał je drobnoziarnistą rezygnacją.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ő ezt úgy nevezte, hogy finomszemcsés lemondás.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ông ấy gọi là "từ bỏ tinh tế".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Quello che lui chiamava 'abbandono al setaccio'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Нарича го фино отстъпление.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Это было названо мелкомодульным отказом.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.זה היה ויתור בקנה מידה עדין.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.وكان ما أسماه "الهجر المجزأ".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.危険な類の科学を放棄し 良いものだけを残すのです
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.El conocimiento de su sacrificio nos mantendrá siempre vigilantes contra aquellos que nos hacen daño.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.그러한 희생의 인식은 우리를 해하려는 자들을 향한 경계를 늦추지 않도록 도울 것입니다.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.しかし 我々は戦争だけではなく 平和を勝ち取った者の後継者です
Sana yalan söylediğim günler Artık sevinebilirsin Fedakarlık yaptığın her şey içinera un niño imprudente que solía hacer locuras con todo el dolor que te hice pasar
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Cá está o motivo pelo qual dar e cuidar irão fazer-vos mais felizes."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Đây là tại sao quan tâm và giúp đỡ làm cho bạn hạnh phúc hơn."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Dies ist es, warum sich sorgen und geben dich glücklicher macht."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Di sinilah kenapa kepedulian dan pemberian akan membuat anda bahagia."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Dit is waarom zorgen en geven je gelukkiger zal maken."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Ecco perché interessarsi e dare vi renderà più felici."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Estas son las razones por las que involucrarte y dar te hará feliz".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod