Bu fedakarlık değil, bu intikam!Това не е жертва, а отмъщение!
Bu fedakarlık değil, bu intikam!Это не жертва, это месть!
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Avec ces sacrifices, la Grèce a évité la faillite et la zone euro a évité l'effondrement.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Com esses sacrifícios, a Grécia evitou a bancarrota e a zona euro evitou um colapso.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Con estos sacrificios, Grecia evitaba la bancarrota y la zona del euro evitó un colapso.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Con questi sacrifici, la Grecia ha evitato il fallimento e l'Eurozona ha evitato il crollo.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Cu aceste sacrificii, Grecia a evitat falimentul, iar zona euro a evitat colapsul.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Dengan pengorbanan ini, Yunani menghindari kebangkrutan dan Zona Euro (Eropa) terhindar dari kolaps.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Durch diese Opfer hat Griechenland die Insolvenz und die Eurozone einen Zusammenbruch vermieden.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Dzięki temu Grecja uniknęła bankructwa, a strefa euro nie rozpadła się.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Ezekkel az áldozatokkal Görögország el tudta kerülni a csődöt, és az eurózóna elkerült egy összeomlást.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Med dessa uppoffringar undvek Grekland konkurs och eurozonen undvek en krasch.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Met deze offers voorkwam Griekenland een faillissement en de eurozone voorkwam een instorting.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Týmito obeťami sa Grécko vyhlo bankrotu a eurozóna neskolabovala.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Με αυτές τις θυσίες, η Ελλάδα απέφυγε τη χρεωκοπία και η Ευρωζώνη απέφυγε τη κατάρρευση.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Благодаря этим жертвам Греция избежала банкротства, а еврозона — коллапса.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.Після цих жертв Греції вдалося уникнути банкрутства, а єврозона уникнула колапсу.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın, AB'de çöküşün eşiğinden döndü.С тези компромиси Гърция успя да избегне банкрут, а еврозоната избегна срив.
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın,이러한 희생으로, 그리스는 파산을 면했고,
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın,בעזרת קורבנות אלה, יוון הצליחה להמנע מפשיטת רגל
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın,و مع هذه التضحيات تجنبت اليونان الإفلاس
Bu fedakarlıklarla, Yunanistan iflasın,ユーロ圏は崩壊を免れました
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Acei atleti au sacrificat totul pentru a concura la jocuri.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Aqueles atletas tinham sacrificado tudo para competir nos jogos.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Azok a sportolók mindent föláldoztak, hogy részt vehessenek a játékokon.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ces athlètes avaient tout donné pour participer à ces Jeux.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ci sportowcy poświecili całe swoje życie aby wziąć udział w igrzyskach.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Dessa idrottsmän hade offrat allt för att delta i tävlingen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Deze atleten hadden alles opgeofferd om aan de spelen deel te kunnen nemen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Diese Sportler hatten alles geopfert, um an den Spielen teilzunehmen.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Disse atleter havde ofret alt for at konkurrere i legene.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Estos atletas habían sacrificado todo para competir en las Olimpiadas.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.그 운동선수들은 이번 올림픽 게임을 위해 모든 것을 희생했습니다.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Những vận động viên đó đã hy sinh tất cả để tham gia thi đấu.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Quegli atleti avevano sacrificato tutto per partecipare ai giochi.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Tí športovci obetovali všetko, aby mohli súťažiť na hrách.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Tito sportovci obětovali všechno, aby na hrách soutěžili.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Αυτοί οι αθλητές είχαν θυσιάσει τα πάντα για να συναγωνιστούν στους αγώνες.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Тези атлети бяха пожертвали всичко, само за да участват в игрите.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Ці спортсмени пожертвували всім, щоб змагатися на Іграх.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.Эти спортсмены отдали все ради участия в играх.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.ספורטאים אלה הקריבו הכל כדי להשתתף בתחרויות.
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.هؤلاء الرياضين ضحوا بكل شيء ليتسابقوا في السباقات
Bu sporcular, oyunlarda yer alabilmek için çok büyük fedakarlıklar yapmışlardı.誰もがメダルに値するけれど 運という要素も欠かせません
Büyük bir fedakarlık olmayabilir ama... Neden olmasın?Ναι, είμαι ταχυδρόμος αλλά μόνο όταν έχω ελεύθερο χρόνο.
Büyük idealler için fedakarlıkta bulunmak, kanun önünde herkesin eşit olması.Idea poświęcenia się dla większego dobra, głoszona w trakcie Rewolucji idea równości przed prawem.
Büyük idealler için fedakarlıkta bulunmak, kanun önünde herkesin eşit olması.Myšlenka obětování se pro vyšší dobro, myšlenka, že revoluce přináší ideály rovnosti před zákonem.
Büyük idealler için fedakarlıkta bulunmak, kanun önünde herkesin eşit olması.Ідея жертвувати на благо, уявлення, що Революція, в ідеалі принесе рівність перед законом.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.너그러움과 이타심, 그리고 연민 등은 뇌의 보상 메커니즘과
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.Naša štedrosť, náš altruizmus, náš súcit, to všetko je spojené v mozgu s naším mechanizmom odmeny.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.Naše štědrost, náš altruismus, náš soucit, to vše je pevně svázané s mechanismem odměn v našem mozku.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.Nasza hojność, nasz altruizm, nasze współczucie, wszystkie są zakodowane w mechanizmie nagrody w naszym mózgu.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.Vår generositet, vår altruism, vår medkänsla, är alla kopplade till belöningsmekanismerna i vår hjärna.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.Наша щедрость, наше бескорыстие, наше сострадание тесно связаны с механизмом вознаграждения в нашем мозге.
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.הנדיבות שלנו, האלטרואיזם, החמלה שלנו, כולם מחווטים
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.ان السخاء والكرم والايثار والتعاطف جميعها متصلة
Comertligimiz, fedakarligimiz. sevecenligimiz, hepsi beynimizdeki odul mekanizmasina siki sikiya baglidir.そして同情など これらは全て 脳内の報償のメカニズムと 深く結びついています
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller.비지니스위크지는 설문조사를 했었는데,
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller.MBA取得10年後の 年収の調査をしました
Çünkü onlar bu çeşit ömür boyu ekonomik fedakarlığı yapmaya gönüllü değiller."ביזנסוויק" ערכו סקר, ובדקו את חבילות הפיצוי