Neyi feda ediyorsun?Čo obetujete?
Neyi feda ediyorsun? Hiç bir şeyi -feda etmek- sadece ego zihnin kötü alışkanlıklarını.los pájaros: pueden ir de aqui para allí por la voluntad de la conciencia y las capacidades de la conciencia.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Det var vad han kallade "finkornig utvaldhet".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Dia menyebutnya 'pelepasan secara halus'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Era ceea ce el numea abandonare nuanțată.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Er nannte sie "feinkörnigen Verzicht".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Het was wat hij 'fijnmazig loslaten' noemde.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Il appelait cela la renonciation minutieuse.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.바로 그가 '고운 포기'라고 부르는 것이었는데
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Lo que él llamó renunciamiento fino.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazval ho drobnozrnným zrieknutím sa.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Nazwał je drobnoziarnistą rezygnacją.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ő ezt úgy nevezte, hogy finomszemcsés lemondás.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Ông ấy gọi là "từ bỏ tinh tế".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Quello che lui chiamava 'abbandono al setaccio'.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Нарича го фино отстъпление.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.Это было названо мелкомодульным отказом.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.זה היה ויתור בקנה מידה עדין.
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.وكان ما أسماه "الهجر المجزأ".
O da kendisinin tabiriyle küçük çaplı fedakarlık.危険な類の科学を放棄し 良いものだけを残すのです
Ona ihtiyacımız yok. Senin için canını feda etti.Cholera!
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.El conocimiento de su sacrificio nos mantendrá siempre vigilantes contra aquellos que nos hacen daño.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.그러한 희생의 인식은 우리를 해하려는 자들을 향한 경계를 늦추지 않도록 도울 것입니다.
Onların yaptıkları fedakarlıklar, bizleri, bize zarar vermeye çalışanlara karşı tetikte tutacaktır.しかし 我々は戦争だけではなく 平和を勝ち取った者の後継者です
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..Mit Seele und Blut
Ruhumuzla, kanımızla... Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..بالروح بالدم نفديك يا درعا
Sana aptal bir ülkü uğruna kendini feda etmeni söylediler.Bạn đã được nói rằng hi sinh chính bản thân cho một số ý tưởng ngốc nghếch.
Sana aptal bir ülkü uğruna kendini feda etmeni söylediler.Man hat dir gesagt du sollst dich selbst opfern für irgendein idiotisches Ideal.
Sana aptal bir ülkü uğruna kendini feda etmeni söylediler.Vi è stato detto di sacrificare voi stessi per qualche ideale idiota.
Sana aptal bir ülkü uğruna kendini feda etmeni söylediler.لقد طلب منك التضحية بنفسك من اجل
Sana yalan söylediğim günler Artık sevinebilirsin Fedakarlık yaptığın her şey içinera un niño imprudente que solía hacer locuras con todo el dolor que te hice pasar
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Cá está o motivo pelo qual dar e cuidar irão fazer-vos mais felizes."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Đây là tại sao quan tâm và giúp đỡ làm cho bạn hạnh phúc hơn."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Dies ist es, warum sich sorgen und geben dich glücklicher macht."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Di sinilah kenapa kepedulian dan pemberian akan membuat anda bahagia."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Dit is waarom zorgen en geven je gelukkiger zal maken."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Ecco perché interessarsi e dare vi renderà più felici."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Estas son las razones por las que involucrarte y dar te hará feliz".
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."관심과 기부가 당신을 더 행복하기 만들어 줄 수 있는 이유는 다음과 같습니다."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Oto dlaczego troska i dobroczynność sprawią, że będziesz szczęśliwszy"
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Poglejte, zakaj vas bo skrb in dajanje naredilo srečnejše."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Pre toto ťa staranie sa a dávanie urobí šťastnejším."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Tästä syystä välittäminen tekee sinut onnellisemmaksi."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Uite de ce grija și generozitatea te vor face mai fericit."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok.'Ιδού γιατί το να νοιάζεται και να δίνει κανείς τον κάνει πιο ευτυχή.'
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."Ето защо грижата и даряването ще ви направи щастливи."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."почему нам не надо оставаться равнодушными" и "давать - значит быть счастливым".
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok."אלו הסיבות לכך שאכפתיות ועזרה לזולת יגרמו לכם אושר."
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok.لان هذا هو السبب الذي يجب ان نهتم وان نعطي من اجله .. ان نصبح سعداء اكثر
"şefkat ve fedakarlık sizi daha mutlu kılar" dememe bile gerek yok.私が何か言うまでもなく
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?As-tu oublié tout ce que j'ai souffert pour faire de toi un homme ?
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?Hai dimenticato tutti i sacrifici che ho fatto per te?
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?Has olvidado como yo lo sacrifiqué todo para educarte?
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?Ξεχνάs ότι θυσίασα τα πάντα για να σε μεγαλώσω;
Seni büyütmek için her şeyimi feda ettiğimi nasıl unuttun?Неужели ты забыл, чего стоило мне вырастить тебя?
Senin için canını feda etti.Ele deu a vida por você.
Senin için canını feda etti.Той даде живота си за теб.
Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.Bạn hy sinh hiện tại để được đền đáp sau này.
Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.미래의 회수를 위해 지금 희생하는 겁니다.
Şimdi fedakarlıkta bulunursunuz ki ileride faydasını göresiniz.Poświęcamy się teraz, by zyskać później.