Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.De offrar personliga nöjen.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.De ofrer personlig nydelse.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Feláldozzák a személyes kielégülést.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Họ hi sinh sự nuông chiều bản thân.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Ils sacrifient l'indulgence personnelle.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Mereka mengorbankan kesenangan pribadi.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Oni obětují osobní záliby.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Poswięca czas dla siebie.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Sacrifican tiempo para consentirse a sí mismos.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Στη θυσία προσωπικών απολαύσεων.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Відмовляють собі у маленьких радощах.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Они жертвуют личными капризами.
Kendilerine ayıracakları vakti feda eder.Те жертват личното си глезене.
Kendimiz olmayan bir şey olmamız ve kendimizi feda ederek olacağımız şeyin kılığına girmemiz söyleniyordu.우리는 어떻게든 현재 우리의 모습을 희생해서, 우리가 아닌 무언가가 되어야 한다는 말을 듣습니다. 우리가 앞으로 될 것의 가면을 물려받으라고요.
Kendimiz olmayan bir şey olmamız ve kendimizi feda ederek olacağımız şeyin kılığına girmemiz söyleniyordu.אמרו לנו שבאופן כלשהו אנו חייבים להיות למשהו שאיננו, להקריב את מה שאנו כדי לרשת את התחפושת של מה שנהיה.
Kendimiz olmayan bir şey olmamız ve kendimizi feda ederek olacağımız şeyin kılığına girmemiz söyleniyordu.بطريقة أو بأخرى ،قيل لنا بأنه يجب أن نكون غير أنفسنا، أن نضحي بحقيقتنا. أن نرث مهزلة ماذا سوف نكون.
Kendimiz olmayan bir şey olmamız ve kendimizi feda ederek olacağımız şeyin kılığına girmemiz söyleniyordu.自分らしさを捨てて 違う自分になれ あるべき自分の仮面を着けよということ 僕は他人から与えられたアイデンティティーを 受け入れよと教わった
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Aby go poświęcił, oczyściwszy omyciem wody przez słowo;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Aby ji posvětil, očistiv ji obmytím vody v slovu,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.aby ju posvätil očistiac ju kúpeľom vody, slovom,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.a fim de a santificar, tendo-a purificado com a lavagem da água, pela palavra,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.afin de la sanctifier par la parole, après l`avoir purifiée par le baptême d`eau,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.a fin de santificarla, habiéndola purificado en el lavamiento del agua con la palabra
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.auf daß er sie heiligte, und hat sie gereinigt durch das Wasserbad im Wort,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.ca s'o sfinţească, după ce a curăţit -o prin botezul cu apă prin Cuvînt,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Christus zonderde Zijn Gemeente voor Zichzelf af. Zijn woord was als een bad dat haar reinigde.
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.da jo posveti, očistivši jo v kopeli vode, z besedo,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.để khiến Hội nên thánh sau khi lấy nước rửa và dùng Ðạo làm cho Hội tinh sạch ,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.để khiến Hội nên thánh sau khi lấy nước rửa và dùng Ðạo làm cho Hội tinh sạch,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.että hän sen pyhittäisi, puhdistaen sen, vedellä pesten, sanan kautta,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.for å hellige den, idet han renset den ved vannbadet i ordet,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.for at han kunde hellige den, idet han rensede den ved Vandbadet med et Ord,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Hogy azt megszentelje, megtisztítván a víznek feredõjével az íge által,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.이는 곧 물로 씻어 말씀으로 깨끗하게 하사 거룩하게 하시고
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.per renderla santa, purificandola per mezzo del lavacro dell'acqua accompagnato dalla parola
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.till att helga henne, genom att rena henne medelst vattnets bad, i kraft av ordet.
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.δια να αγιαση αυτην, καθαρισας με το λουτρον του υδατος δια του λογου,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.Деца, покорявайте се на родителите си в Господа;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.чтобы освятить ее, очистив банею водною посредством слова;
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.щоб осьвятити її, очистивши купіллю води у слові,
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.למען קדשה בדברו אחרי אשר טהרה ברחיצת המים׃
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.لكي يقدسها مطهرا اياها بغسل الماء بالكلمة
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.要 用 水 藉 著 道 、 把 教 會 洗 淨 、 成 為 聖 潔
Mesih kiliseyi suyla yıkayıp tanrısal sözle temizleyerek kutsal kılmak için kendini feda etti.要 用水 藉著 道 、 把 教會 洗淨 、 成為聖潔
Ne alacaksınızdır? Siz kendinizden vazgeçersiniz ve bu fedakarlığınız, size bakar.Hay una gran diferencia entre renunciar y decepcionar
Neden feda etmeli?Načo z toho urobiť obetu?
Neden feda etmeli?Tienes todo este espacio, puedes viajar por todo el mundo, No hay otros seres que lo puedan hacer...
Ne feda ettiniz?Che cosa ha sacrificato?
Ne feda ettiniz?Co pani poświęciła?
Ne feda ettiniz?Hvad ofrede du?
Ne feda ettiniz?Mitä uhrasit?
Ne feda ettiniz?O que sacrificou?
Ne feda ettiniz?¿Qué sacrificó?
Ne feda ettiniz?Vad offrade du?
Ne feda ettiniz?Τι θυσιάσατε;
Ne feda ettiniz?Что вы принесли в жертву?
Ne olmak için ne feda edeceksin.lo que eres... por aquello que serás.
Ne olmak için ne feda edeceksin.Θυσίασε αυτό που είσαι για αυτό που θα γίνεις.
Ne olmak için ne feda edeceksin.להקריב את מה שאתה בשביל מה שתיהפך להיות.
Ne olmak için ne feda edeceksin.今の自分を犠牲にすることだ 大抵の人が成功しない理由は