Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?¿Que sacrifican aquellos que se enfocan en el futuro para ser exitosos?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Qu'est ce que les gens tournés vers le futur sacrifient pour la réussite ?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Vad offrar framtidsorienterade för sin framgång?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Was opfert man für zukünftige Erfolge?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Wat offeren toekomstgerichte mensen op voor succes?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Σε τι θυσίες υποβάλλει η προσπάθεια για μελλοντική επιτυχία;
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Какво жертват хората, ориентирани към бъдещето, за да успеят?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Чем люди, направленные в будущее, жертвуют ради успеха?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Apa yang dikorbankan masa depan demi kesuksesan?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Ce sacrifică adepții viitorului pentru succes ?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Co obětují pro úspěch lidé do budoucna orientovaní ?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Co przyszłość poświęca dla sukcesu?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Cosa sacrificano gli orientati al futuro per il successo?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Čo tí so zameraním na budúcnosť obetujú pre úspech?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Hvad ofrer fremtidsorienterede for succes?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?성공을 위해 희생되어야 되는 게 뭐가 있을까요?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Mit áldoz a jövő a sikerért?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Người hướng tương lai hi sinh cái gì cho thành công?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?Чим жертвують люди заради успіху у майбутньому?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?מה העתידים מקריבים בשביל הצלחה?
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?بماذا يضحي المستقبليون من أجل النجاح؟
Gelecekçiler, başarı için neyi feda eder?犠牲になるのは家族との時間、友人との時間、
"Güvenlik için özgürlüğünü feda eden ikisini de hak etmez." - Benjamin Franklin"Os som ofre frihed for sikkerhed, fortjerner intet." - Benjamin Franklin.
"Güvenlik için özgürlüğünü feda eden ikisini de hak etmez." - Benjamin Franklin"Ten, kto poświęca wolność dla bezpieczeństwa nie zasługuje na żadne z nich." - Benjamin Franklin
"Güvenlik için özgürlüğünü feda eden ikisini de hak etmez." - Benjamin Franklin"Wer Freiheit zugunsten von Sicherheit opfert, verdient weder das Eine noch das Andere."
"Güvenlik için özgürlüğünü feda eden ikisini de hak etmez." - Benjamin Franklin"Εκείνος που θυσιάζει την ελευθερία για την ασφάλεια, δεν αξίζει τίποτα από τα δυο". Ben Franklin
"Güvenlik için özgürlüğünü feda eden ikisini de hak etmez." - Benjamin Franklin"Този, който жертва свободата за сигурност, заслужава нито едно от тях." - Бенджамин Франклин
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Acum e încă în datorii, dar Chris a reuşit, prin propriul sacrificiu să monteze acest film.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Ainda não pagou os custos, mas o Chris conseguiu, a suas expensas, fazer sair o filme.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Aujourd'hui, Chris est toujours endetté, mais a réussi, par son propre sacrifice, à sortir ce film.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Chris è ancora indebitato, ma grazie al suo sacrificio è stato possibile produrre questo film.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Den är fortfarande skuldsatt, men Chris har lyckats, genom sitt eget uppoffrande, att få ut filmen.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Den stadig i underskud, men Chris har klaret, gennem hans egen ofring, at få den her film ud.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Je síce zadlžený, ale Chrisovi sa podarilo vlastnou obetavosťou dostať tento film na premietanie.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.이 영화를 만드는데 크리스씨의 희생이 뒤따랐습니다. 그에게 많은 신세를 지고 있어요.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Még mindig tartozik, de Chris elérte, a saját áldozatai árán, hogy terjesszék a filmet.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Obecnie jest pod kreską, lecz poświęcenie Chrisa pozwoliło stworzyć ten film.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Todavía no la han rentabilizado, pero Chris ha conseguido con su sacrificio sacarla adelante.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Zatím je pořád zadlužen, ale Chrisovi se povedlo, díky vlastní obětavosti, film vydat.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Ακόμα είναι χρεωμένη, αλλά ο Κρις έχει καταφέρει με δική του θυσία, να προωθήσει την ταινία.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.Все още не се е отплатил, но Крис успя, чрез собствени жертви да направи филма.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.И теперь, до сих пор в долгах, но Крис смог, жертвуя многим, завершить этот фильм.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.הוא עדיין בחובות, אבל כריס הצליח, תוך הקרבה עצמית, להוציא את הסרט.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.مازال كريس يدين بتكلفة الفيلم، لكنه إستطاع عن طريق تضحيته الشخصية، أن ينشر بالفيلم.
Hala bir takım borçlar olsa da Chris bir takım fedakarlıklar da yaparak bu filmi yapmayı başardı.映画を世に出せました。 こうして私たちは
Hayatlarımızı senin için feda ediyoruz Darea..Nous donnons nos vies pour toi Darea...
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Chúng ta không cùng một con thuyền, nghĩa là không ai sẵn sàng hy sinh vì lí tưởng chung.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.우리는 모두 같은 배에 타고 있지 않고 어느 누구도 공익을 위해 희생하고자 하지 않습니다.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Nem egy csónakban evezünk és ez azt jelenti, hogy senki sem hajlandó áldozatot hozni a közjó érdekében.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Nie płyniemy tą samą łódką, co oznacza, że nikt nie chce poświęcać się dla wspólnego dobra.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.No estamos todos en el mismo barco, y eso significa que nadie está dispuesto a sacrificarse por el bien común.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Nu suntem toți în aceeași barcă, și asta înseamnă că nimeni nu e dispus să se sacrifice pentru binele comun.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.We zitten niet in hetzelfde schuitje en dat betekent dat niemand iets over heeft voor het algemeen nut.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Wir sind nicht alle in einem Boot und das bedeutet, dass niemand sich für's Allgemeinwohl opfern will.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.Мы не в одной лодке, а это значит, что никто не готов жертвовать собой ради общего блага.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.במיוחד, זה הורס את האמון שלנו בזולת, את ההרגשה שכולנו באותה הסירה, כי ברור שזה לא כך.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.نحن لسنا على متن نفس السفينة، و هذا يعني انه ليس من يريد التضحية للفائدة المشتركة.
Hepimiz aynı botta değiliz ve bu da kimsenin kamu menfaati için fedakarlık yapmayacağı anlamına gelir.つまり共通の利益のために 自らを犠牲にしたがる人はいないということです 左派勢力は30年にわたって この脅威を叫び続けてきました
Her an mümkün. Ne olmak için ne feda edeceksin.Att vara villig att i varje given stund uppoffra den vi är för den vi kan bli...
Her an mümkün. Ne olmak için ne feda edeceksin.Bármikor hajlandónak lenni, hogy feláldozd a jelened a jövődért.