fazlalık ile cümle
fazlalık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Riempiono le proprie lacune e condividono quello di cui hanno troppo.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Sie ergänzen, was dem anderen fehlt und teilen, wovon sie zu viel haben.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Ze vullen de ontbrekende plekken en delen wat ze teveel van hebben.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Αλληλοσυμπληρώνουν τα κενά τους και μοιράζονται αυτά που έχουν πάρα πολύ.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.Они дополняют друг друга и разделяют то, чего у них слишком много.
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar..הם מאזנים זה את זו, וחולקים גם הרבה דברים בינהם
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.انهما يقومان بملئ الفراغات بين بعض و يتشاركان في الكثير من الأمور
Birbirlerinin eksiklerini tamamlıyorlar ve fazlalıklarını da paylaşmayı biliyorlar.そうじゃない?
Bunlardan fazlalık olan var mı?Puedo expresar una de ellas como lineal
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Av dessa utgör byggmineraler den största andelen med över 40 procent.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Davon entfällt der größte Anteil, nämlich über 40 %, auf Baustoffe. e.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Destes, os minerais destinados à construção representaram a maior parte, com mais de 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Di queste, i minerali da costruzione rappresentano la percentuale maggiore, con oltre il 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Ezek közül az építkezésekben használt ásványok jelentik a legnagyobb hányadot, több, mint 40 %-ot.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Heraf udgør byggemineraler den største del, mere end 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Les minéraux entrant dans la construction en représentent la plus grande part (plus de 40 %).
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Med njimi zavzemajo največji delež gradbene rudnine, ki presegajo 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Největší část neobnovitelných materiálů, více než 40 %, přitom tvoří stavební materiály.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Ze wszystkich surowców, największą grupę stanowią surowce budowlane, a ich udział przekracza 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.Εξ αυτών, το μεγαλύτερο μερίδιο κατέχουν τα ορυκτά, τα οποία αντιπροσωπεύουν ποσοστό άνω του 40 %.
Bunlardan inşaat madenleri % 40'tan fazlalık paylarıyla en büyük gruptur.От тях, полезните изкопаеми в строителството имат най-голям дял, възлизащ на над 40 %.
Bunlar fazlalık.هذه زائدة
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.A jsou také součástí rozsáhlého mediálního prostoru.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.A sú tiež súčasťou bohatého mediálneho prostredia, ktorého sa nám dnes dostáva.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Die zijn ook deel van het overvloedige medialandschap dat we vandaag kennen.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.E são também parte do panorama de meios de comunicação social abundante que estamos a ter agora.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.E sono inoltre parte dell'abbondante panorama mediatico di oggi.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.És szintén részei a mai média tájképnek.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Ils font aussi partie du paysage médiatique foisonnant d'aujourd'hui.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.이것들은 또한 현재 우리에게 주어진 풍부한 미디어지형의 일부입니다.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.LOLcats juga merupakan bagian dari hiruk pikuk dunia media dimana kita hidup sekarang
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.One również są częścią medialnego krajobrazu.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Și ele sunt de asemenea parte a peisajului media abundent pe care-l primim acum.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Und sie sind ebenfalls Teil der üppigen Medienlandschaft von heute.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Và đó cũng là 1 phần của môi trường truyền thông phong phú chúng ta đang có.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Y también son parte del abundante paisaje mediático actual.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Και είναι επίσης μέρος του πλούσιου μηντιακού τοπίου μας.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Вони також є частиною багатого інформаційного поля, яке ми наразі маємо.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Они - тоже часть богатого информационного поля, которое есть в нашем распоряжении в настоящее время.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.Те също са част от изобилния медиен пейзаж днес.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.וגם הם מהווים חלק מהנוף התקשורתי השופע שאנו זוכים לו עכשיו.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.وهي أيضًا جزء من مشهد الوفرة الإعلامية الذي نعيشه الآن.
Bunlar medya ortamının bize sağladığı fazlalıklardan.今日見られるようになったものです これはUshahidiとともに
Bunu kanıtlayabilirsem, bu iki vektörün fazlalık olduğunu söyleyebilirim. -فاذا كان بامكاني القيام بذلك، بالتالي يمكنني ان اقول ان هذه زائدة عن الحاجة
Bunun çok pırıl pırıl olmasını sevmiyorum o yüzden fazlalıkları hafifçe siliyorum.Je n'aime pas s'il est trop chatoyant, donc j'essuie doucement pour enlever l'excès.
Bunun için, bazı fazlalık vektörleri atmamız gerekecek. -Y para hacerlo solo tenemos que deshacernos de algunos vectores redundantes.
Bu vektör şimdi fazlalık oldu.هذا الآن زائد عن الحاجة
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Ce contează în final este întotdeauna valoare pentru bani.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Ce qui revient toujours est toujours le rapport qualité prix.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Het grote struikelblok is altijd waar voor je geld krijgen.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.가장 중요한 부분 중 하나는 항상 금전적인 것이지요.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.La gran diferencia siempre radica en la calidad y el precio.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.La grossa differenza è il valore legato al denaro.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Perhatian utama selalu tentang keuntungan.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Phần dư lớn còn lại luôn luôn là giá trị của đồng tiền.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Velká odměna má vždy peněžní hodnotu.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Was immer bleibt ist mehr Wert fürs Geld.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Wielkie pozostałości są zawsze wyceniane w pieniądzu.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Бизнес, как правило, направлен на то, чтобы давать людям ценности взамен денег.
Büyük fazlalık her zaman para için olan değerdir.Бизнесът обикновено е винаги стойност за пари.