Ana içeriğe geç
Sözlük

fazladan ile cümle

fazladan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğeri de masterını yapmışlara fazladan para vermek.The second is giving extra money to people who get their master's degree.
Dün, nasıl olmuşsa, fazladan rezervasyon yaptırmışız.Yesterday, we were somehow double-booked.
Slaytlar gayet iyi olsa da isterseniz fazladan bir sahne donanımı düşünebilirsiniz.Slides are okay, though you might consider going for props.
100 dolarınızı geri almak için fazladan kaç sene eğitim görürsünüz?How many extra years of education do you get for your hundred dollars?
Harcayacağınız her 100 dolar ile fazladan 40 sene eğitim almış olacaksınız.So for every hundred dollars you spend doing that, you get 40 extra years of education.
Ama her ihtimale karşı, yakın zamanda bir Oscar kazanmamak için fazladan çalışmayı planlıyorum.But just in case, I plan to work extra hard to not win an Oscar anytime soon.
Fazladan tokan var mı?Got an extra hair tie?
Canlanma hala güzeldir, çünkü burada fazladan size karşı meydan okuma vardır.Arousal is still good because you are over-challenged there.
Ve oksijende iki tane fazladan değerlik elektronumuz var. .And then you have two extra pairs of valence electrons in the oxygen.
Ve bu düzenden gelecek herhangi bir "fazladan" kârı, kapital sahibi elde edecek. . .And so he can make these labourers work for a very small wage.
Yapmaya eğilim gösterdikleri gibi fazladan güç uygulamadılar.He didn't overpower it like they have a tendency to do.
Burada fazladan bir dakikamız olduğuna göreSince we have an extra minute here,
Beklemek için fazladan para vermeye razılardı.They were willing to pay extra in order to wait.
Sizin göreviniz bu fazladan yedi buçuk dakikayı nasıl geçirmek istediğinize karar vermek.Your mission is to figure out how you want to spend your extra seven and a half minutes.
Hayatınıza eklenen fazladan yedi buçuk dakikayı nasıl harcayacaksınız?How are you going to spend these minutes of bonus life?
Bu fazladan yedi buçuk dakika biraz sihirli cinden dilenen dilekler gibi.These seven and a half bonus minutes are kind of like genie's wishes.
Ve 10 yıl fazladan zamanla, belki de biraz daha fazla oyun oynamaya zamanınız olabilir.And with 10 extra years, you might even have enough time to play a few more games.
Ve fazladan amonyağımız var.So we have extra ammonia.
Fazladan renminbi [ve bu da Çin'in para biriminden bahsederken karşılaşılan karışıklıktır...The extra renminbi [and this is a point of confusion when talking about the currency of China...
Yani, fazladan renminbi'nin enflasyonu beslediğini söylüyorlar.So, they're saying that the extra renminbi are feeding inflation.
Ayrıca, çoğu makine araçları da seçenek fazladan maliyetFurthermore, on most machine tools it is also an extra cost option
Kenarda fazladan parası vardı zira Ramone için serbest muhasebecilik yapıyordu.He had some extra cash cause he was doing some freelance accounting work for Ramone.
Ancak bu 12 saat sorudaki fazladan bilgiydi.But that twelve hours was extra information in this problem.
Yani devlet 1 lirasına fazladan 40 kuruş ödüyor.The government's overpaying by 40 cents on the dollar.
Sadece fazladan egzersizden dolayı 187 kg kaybedilmesi inanılmazdı.It's amazing that 413 lbs were lost just from the extra exercise.
Fazladan bir adım daha yazacağım ki, ne olduğunu daha iyi anlayın.-- and I'll just write this extra step here, just so you realize what we're doing.
Yuvaya çok hasar verir... ...bu durumda dağınıklığı toparlamak için fazladan işçi gerekir.There's a lot of damage to the nest, and extra ants are needed to clean up that mess.
Onun bir tane fazladan elektronu vardır.It's got that extra electron.
Oksijeni de bu şekilde çizebiliriz. Çünkü bu fazladan elektronları bağ yapmakta kullanacağım.I could also draw oxygen like this, just because I'm going to use these extra electrons to bond.
İlk maymunun elinde üç eşit grup bir de elinde fazladan hindistan cevizi kalmıştı. .This was the first one to wake up, has one left over with three equal piles.
Yani aslında hisse senedi için fazladan arz yaratmış oluyorsunuz.So he's creating extra supply for the stock, right?
Yani fazladan 25 $.So $25 extra.
Sadece, bak, bu adamların fazladan bir elektronu var dersiniz, hep kurtulmaya çalıştıkları.You just say, look, these guys have one extra electron that they're always trying to get rid of.
Şimdi de fazladan birkaç sempati puanı topluyorum değil mi?And now and then, I get some extra sympathy points, right?
Bir yıl içerisinde, bu fazladan iki adım olabilir.In a year's time, it could be two extra steps.
Tamam, belki... -- belki fazladan ses çıkarmak için takılarımı kullanabilirim.OK, maybe ... (Claps) Maybe I can use my jewelry to create extra sounds.
Belki fazladan ses çıkarmak için bedenimin diğer kısımlarını kullanabilirim."Maybe I can use the other parts of my body to create extra sounds."
Fazladan ekleme yapmak üzerine konuşuyoruz.It's a conversation about augmentation.
Onların fazladan tehditkar ve ürkütücü olmalarını istemedim.I didn't want them to be overly threatening or scary.
Ama bu denklemde fazladan bir sembol var:But there's an extra symbol in this equation:
Senaryo D'de, fazladan 1 tane tavşan yakalamanın marjinal maliyeti 60 böğürtlen.It'll help if you kind of work it out. Scenario D the cost of one extra rabbit is now 60 berries.
Fazladan bir tane tavşanın getireceği Marjinal Faydayı, böğürtlen cinsinden yazacağım.The marginal benefit of an incremental rabbit, and once again we're going to write it in berries.
Fazladan alacağım bir tavşan için daha az böğürtlen veririm.So we're willing to give even fewer berries for another rabbit.
Fazladan bir tavşan için çok daha az böğürtlen vermeye razı olacaklardır.They'd be willing to pay very little for an incremental rabbit.
Fazladan bir tavşan yakalamak bana 20'ye mal olacaktı. .I already know that it'd cost me 20 rabbits to try to get an incremental one.
Fazladan bir tavşan almanın marjinal faydası, marjinal maliyetin çok üstünde.The marginal benefit of an incremental rabbit is worth much more to me than marginal cost.
Fazladan bir tavşanı satın almak için 60 adet böğürtlen vermeye razıyım.I am willing to pay 60 berries for a rabbit.
Yani, bu hafta kapıda beş misafiri karşılayın, yatmadan önce fazladan 10 dakika kitap okuyun.You know, greet five visitors at the door this week, get an extra 10 minutes of reading before bed.
Bu fazladan seçmeli bir katkı değildir.This isn't some optional extra.
Önümüzdeki yıl fazladan iki basamak boşluğu olan yepyeni bir sayaçla değiştirilecek.A whole new clock with two extra spaces will go up next year.
O zaman demek ki y yok,fazladan bir y fonksiyonu da yok.So there's really no y, the extra function of y.
Bu fazladan bir efor gerektirir, bizim bugün buraya gelmemizi sağlayan da bu.That's the kind of extra effort that's gotten us where we are today ...
Bazı fazladan problemler ekleyebilirim.I might add some more example problems.
Ama bir bilim insanı fazladan materyalin nereden geldiğini sormalı.But a scientist must ask where the extra material is coming from.
Dünya'nın her gün fazladan kazandığı enerji bu.That's how much extra energy Earth is gaining each day.
Çatı yüzeyi boyunca çekildiğinde fazladan kenarlar oluşmuştur, ancak bunlar kolayca silinebilir.By pulling across the roof surface extra edges have been created, but these are easily erased.
Silgiyi kullanarak fazladan iki kenarı silin.Use the eraser and erase the two extra edges.
İnsanları üç ayrı sınıfa ayırıyorum: eğitimsiz, az eğitimli ve fazladan eğitimli.So I classify the people into three: uneducated, little educated, surplus educated.
Fazladan eğitimli sizler, toplum için ne yapacaksınız?Surplus educated, what are you going to do for the society?
Bu fazladan tatların güzelligini düsünsene bir!Just think of all that extra yummy goodness!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fazladan ile cümle - Sayfa 2 - fazladan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App