Ana içeriğe geç
Sözlük

fazla ile cümle

fazla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Dün fazla mesai yapmak zorunda kaldım.I had to work overtime yesterday.
Üç liradan daha fazla param yok.I had no more than three pounds.
Yirmi yıldan daha fazla bir süredir belediye başkanıyla tanışıyoruz..I have been acquainted with the mayor for more than twenty years.
Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.I like skiing much better than swimming.
Öğretmenime çok fazla saygı duyarım.I respect my teacher very much.
Bende bin yenden fazla yok.I have no more than one thousand yen.
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.Rural life appeals to me very much.
İki saatten daha fazla bekledim.I waited more than two hours.
Ben artık onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I cannot stand his arrogance any longer.
Onun küstahlığına daha fazla dayanamam.I can't stand his arrogance any longer.
Odaları için onlara çok fazla para ödedim.I charged them too much money for their room.
Soğuk algınlığımı atlatmam bir aydan daha fazla zamanımı aldı.It took me more than one month to get over my cold.
Yemek pişirmeye çok fazla ilgim yok.I don't have much interest in cooking.
Kimse benden daha fazla ona hayran değildir.No one admires him more than I do.
Daha fazla söylememe koşullar izin vermiyor.Circumstances do not allow me to say any more.
Gittikçe daha fazla kırlangıç görebiliriz.We can see more and more swallows.
Gittikçe daha fazla doktor yeni ilaçlar kullanmaya başladı.More and more physicians have begun to use the new medicines.
Kendine fazla güvenme.Don't be overconfident.
Yapabileceğini düşündüğünden çok daha fazla okuyabilirsin.You can read a lot more than you think you can.
Gençken, okuyabildiğim kadar fazla kitap okumayı denedim.When I was young, I tried to read as many books as I could.
Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.Young people usually have more energy than the old.
Çok fazla içtim ve ayaklarımın üzerinde duramıyordum.I drank too much and was unsteady on my feet.
Çok fazla içmek seni hasta edecek.Too much drinking will make you sick.
Daha az iç ve daha fazla uyu.Drink less and sleep more.
Sakinlerin %70'inden daha fazlası proğramın lehinde.More than 70 percent of the inhabitants are in favor of the program.
Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.More than half the residents are opposed to the plan.
Bahar için biraz fazla bunaltıcıydı.It was a little too muggy for spring.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
Patronum bana fazla mesai yaptırdı.My boss made me work overtime.
Patronum beni 30 dakikadan daha fazla alıkoydu.My boss detained me more than 30 minutes.
Çok fazla yiyerek midenize zarar vermeyin.Don't injure your stomach by eating too much.
Çok fazla yersen, şişmanlarsın.If you eat too much, you will get fat.
Çok fazla yeme hastalığa neden olabilir.Eating too much may lead to sickness.
Yemeklerinizle çok fazla su içmekten kaçının.Avoid drinking too much water with your meals.
Yeni apartmanımı döşemek bana çok fazlaya mal olacak.It will cost me a lot to furnish my new apartment.
Lütfen bize daha fazla bilgi gönderin.Please send us more information.
İnsanlar ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, her zaman daha fazlasını isterler.No matter how rich people are, they always want more.
İnsanlar bazen yemeleri gerekenden daha fazla yemek isterler.People are sometimes tempted to eat more than they should.
İnsan gıda olmadan 40 gün kadar yaşayabilir fakat susuz en fazla 7.Human beings can live up to 40 days without food, but no more than 7 without water.
İnsan oğlu hayvanlardan çok daha fazla şey başardı.Human beings have achieved a lot more than animals.
İnsanlar fazla ve daha fazla portakal suyu içmek için geldiler.People came to drink orange juice more and more.
Dünyada 150 ulustan daha fazlası var.There are more than 150 nations in the world.
Dünyada 4000'den fazla dil var.There are more than 4000 languages in the world.
Sanayi devriminden beri dünya nüfusu üç kattan daha fazla arttı.Since the Industrial Revolution, the world population has more than tripled.
Hesap 25 dolardan fazla geldi.The bill came to over $25.
Geçen ay kasabada ölümlerden 20 fazla doğumlar vardı.There were 20 more births than deaths in the town last month.
Geçen geceki partide kardeşim biraz fazla içti ve kendinden geçti.At the party the other night, my brother drank a bit too much and passed out.
O on sekiz yıldan daha fazla bir süredir onun eski olanına sahip.He had had his old one for more than ten years.
Çiçekler hakkında daha fazla öğrenmek istiyordu.He wanted to know more about the flowers.
Kitaplarımın yarısından fazlası dün geceki yangın tarafından yok edildi.More than half of my books were destroyed by the fire last night.
En fazla 100 dolar ödeyebiliriz.We can pay 100 dollars at most.
En fazla 200 dolar ödeyebiliriz.We can pay 200 dollars at most.
Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.Generally speaking, college students have more free time than high school students.
İşsiz üniversite mezunlarının sayısı 4000 den fazladırThe number of unemployed college graduates amounts to more than 4000.
Osaka şehrinin nüfusu Kyoto şehrinin nüfusundan daha fazladır.The population of Osaka City is larger than that of Kyoto City.
Kimsenin daha fazla söyleyecek bir şeyi yoktu.Nobody had anything more to say.
Kimsenin daha fazla söyleyecek bir şeyi olmadığı için toplantı kapatıldı.Nobody having any more to say, the meeting was closed.
Uzun etekler modada çok fazladır.Long skirts are very much in fashion.
En fazla dört gün bekleyebilirim.I can wait four days at the longest.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
fazla ile cümle - Sayfa 9 - fazla kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App