faydasız ile cümle

faydasız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.Han brokkede sig over, at han ikke blev brugt ordentligt.
Babası her zaman ona Faydasız der.彼らはいつも役に立たないことについて議論していた。
Babası her zaman ona Faydasız der.ואביו מעולם לא נזף בו.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Du kanske ser våra framsteg som meningslösa- -men för varje steg så bygger vi på nåt.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Du ser måske vore fremskridt som meningsløse, - - men med hvert skridt, så bygger vi oven på noget.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Forse consideri inutili i nostri progressi, ma ad ogni passo che facciamo, costruiamo qualcosa.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Możesz uważać nasze starania za daremne, ale z każdym krokiem, który robimy, czegoś nam przybywa.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Pode-se pensar que os nossos passos são fúteis... ... mas, a cada passo que damos, estamos a construir algo.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Quizá para ti nuestros esfuerzos sean inútiles, pero con cada paso que damos construimos algo.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Saatat pitää askeliamme vähäpätöisinä- -mutta jokainen askeleemme pohjautuu jollekin.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Μπορεί να θεωρείς ό,τι κάνουμε μάταιο, αλλά με κάθε βήμα χτίζουμε κάτι.
Adımlarımızı faydasız bulabilirsin... ...ama attığımız her adımda bir şey inşa ediyoruz.Вы можете считать наши усилия бесполезными... ...но с каждым шагом мы что-то создаём.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.André, es lohnt sich nicht, den Leuten zu sagen, dass du lebst, das bringt doch nichts.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.André, nem éri meg tudatni velük, hogy élsz, nincs értelme.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.André, nu merita sa le spui oamenilor ca esti viu, nu are rost.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.Andre, δεν αξίζει τον κόπο να λέμε στους ανθρώπους ότι είστε ζωντανοί, δεν ωφελεί.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.ll ne vaut pas la peine de dire aux gens que tu es vivant.
Andre, Gerçeği bilmek için. Sizin hayatta olduğunuzu, insanlara anlatmaya değmez, faydasızdır.Андре, не стоит говорить людям, что ты жив, это бесполезно.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.A tanácsadók szerint a fúrás nem járt eredménnyel.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Consilierii cred că forarea nu merge.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Cố vấn của Tổng thống cho rằng việc này sẽ không thành công. Và ta đã mất liên lạc với ho.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Die Präsidenten-Berater glauben, das Bohrteam hat versagt.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Doradcy prezydenta sądzą, że ekipa wiertnicza się nie sprawdziła.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Het Witte Huis acht het boren mislukt.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Os conselheiros do Presidente acham que a perfuração não resulta.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Penasihat presiden merasa penggerudian gagal.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.Rådgiverne mener, det ikke virker.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi. Ve telsiz bağlantısını kaybettik.Les conseillers du Président pensent que c'est perdu.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi. Ve telsiz bağlantısını kaybettik.Predsednikovi svetovalci mislijo, da jim vrtanje ne gre.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi. Ve telsiz bağlantısını kaybettik.Според съветниците на президента сондажът не върви.
Başkan'ın danışmanları, delmenin faydasız olacağını söyledi.مستشارى الرئيس يشعرون بأن الحفر لن يفلح
Bunlar çok faydasız.Bezużyteczne.
Bunlar çok faydasız.De her er værdiløse.
Bunlar çok faydasız.Deze zijn waardeloos.
Bunlar çok faydasız.Diese hier sind nichts wert.
Bunlar çok faydasız.Dom här är värdelösa.
Bunlar çok faydasız.Estes são inúteis.
Bunlar çok faydasız.Estos son inútiles.
Bunlar çok faydasız.Ezek semmit nem érnek.
Bunlar çok faydasız.Questi sono inutili.
Bunlar çok faydasız.Tieto sú na nič.
Bunlar çok faydasız.Tout ça est inutile.
Bunlar çok faydasız.Tyhle sou na nic!
Bunlar çok faydasız.Αυτά είναι άχρηστα.
Bunlar çok faydasız.Они бесполезны.
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.A jak neúčinně mi zněly rady od skvělého britského dirigenta Sira Colina Davise, který řekl:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.És milyen hiábavalónak tűntek Sir Colin Davis, a híres veterán karmester, tanácsai számomra:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.Et comme les conseils que me donnait
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.Hoe futiel vond ik de raad die ik kreeg van de grote Britse dirigent-veteraan Sir Colin Davis, die zei:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.영국의 위대한 베테랑 지휘자인 콜린 데이비스 경의 조언 또한 제겐 의미없이 들렸습니다
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.Şi cât de zadarnice îmi păreau sfaturile de la dirijorul veteran al Angliei Sir Colin Davis, care spunea:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.Und die Ratschläge des grossartigen, erfahrenen Dirigenten
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.И как напрасны казались мне советы великого британского дирижёра сэра Колина Дэвиса, который сказал:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.И колко безсмислен изглеждаше съвета на великия британски диригент ветеран сър Колин Дейвис, който ми каза:
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.וכמה חסרות טעם נראו לי העצות שקיבלתי מהמנצח הבריטי הותיק סר קולין דייויס
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.وكم كان يبدو اسداء النصيحة لي عقيما من قائد الأوركسترا البريطاني المخضرم سير كولن دافيز
Büyük İngiliz şef Sir Colin Davis'in tavsiyeleri ne kadar da faydasızdı benim için.無意味に思えました 「指揮というのはね チャールズ
Çünkü geçmişte böyle yapmanız faydasız olmuştu.Bo to nie było przydatne w przeszłości.
Çünkü geçmişte böyle yapmanız faydasız olmuştu.För att det inte har varit användbart förut.
Çünkü geçmişte böyle yapmanız faydasız olmuştu.Fordi det ikke ville have været gavnligt tidligere.
İlgili Sayfalar