Ana içeriğe geç
Sözlük

faydası ile cümle

faydası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Matematiğin ne faydası var?What is Maths good for?
Tartışmanın faydası yok.There's no use arguing.
O faydasızdı.It was useless.
Bunun bana ne faydası olacak?What good will it do me?
Bunu inkâr etmenin faydası yok.It's useless to deny it.
Yalvarmak faydasız.It's useless to beg.
Tartışmak faydasız.It's useless to argue.
Benimle konuşmanın faydası yok.It's no use talking to me.
Faydasız bir girişim.A vain attempt.
Telaş etmenin bir faydası olmayacak.Panicking won't help.
Böylece eski bir gerçeğin doğrulandığını görüyoruz: savaş her zaman faydasızdır.Thus we see an old truth confirmed: war is always useless.
İçine dolduracak bir şeyin yoksa, bir bardağın ne faydası var?What use is a glass, if you don't have anything to pour into it?
Güzel olmanın bir sürü faydası vardır.There are many benefits to being beautiful.
Ona konuşmak faydasız.It's useless talking to her.
Onlara konuşmak faydasız.It's useless talking to them.
Hiçbir şeyin faydası olmayacak.Nothing will help.
Tom kısa sürede Mary'yi kalmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom soon realized it was useless to try to convince Mary to stay.
Tom Mary'yi onu yapmaya ikna etmeye çalışmanın faydasız olduğunu fark etti.Tom realized it was useless to try to convince Mary to do that.
Devrim resimsiz faydasız olacaktır.The revolution will be useless without pictures.
Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Ekonominin ne faydası var?What use does economics have?
Bunun çok faydası olmadı.That didn't help very much.
Toplumun faydası için çalışan insanlara ihtiyacımız var.We need people who work on behalf of all.
Egzersizin birçok faydası var.Exercise has many benefits.
Beni tehdit etmen faydasız, bir şey söylemeyeceğim.Threatening me is useless, I won't say anything.
Onun faydası olup olmayacağından emin değilim.I'm not sure if that'll help.
Tom'la tartışmanın faydası yok.It's no use arguing with Tom.
Bunun bize çok faydası oldu.It's helped us a lot.
Tom'la mantıklı davranmaya çalışmanın faydası yok.There's no use trying to reason with Tom.
Artık bunu inkar etmenin bir faydası yok.There's no point in denying it anymore.
Onu yapmaya çalışmanın faydasız olduğunu biliyorum.I know it's useless to try to do that.
Yetenek, sıkı çalışma olmadan faydasızdır.Talent is useless without hard work.
Sen öldüğünde para faydasızdır.Money is useless when you're dead.
Dünyadaki tüm paralar, sen öldüğünde faydasızdır.All the money in the world is useless when you're dead.
Ben bunun faydasız olduğunu biliyorum.I know it's useless.
Onu yapmanın bir faydası yok.It's no use doing that.
Ölüm kapınızı çaldığında dünyadaki tüm servet faydasızdır.All the wealth in the world is useless when death comes knocking on your door.
Bunu yarın yapmanın bir faydası yok.It's no use doing that tomorrow.
Şimdi bunun sana ne faydası var?What good is that to you now?
Tedavinin faydası olmadı.Therapy didn't help.
Bunun hiç faydası yok.This isn't useful at all.
Tavsiyesinin hiç faydası olmadı.Her advice didn't help at all.
Bilgisayarı yeniden başlat, bazen faydası oluyor.Reboot the computer — it sometimes helps.
Tom'u daha fazla beklemenin bir faydası yok.There's no use waiting for Tom any longer.
Lukas çığlık attı ve bunun bir faydası olmadığını anlayana kadar ağladı.Lukas screamed and cried until he realized it was no use.
ARCnet'in Ethernet üzerindeki bir başka faydası da kablo mesafesiydi.Another significant advantage ARCNET had over Ethernet was cable distance.
Şimdi buna takıldık, benim bildiğim GPL 3'e geçmenin belirgin bir faydası yok.For the time being we stick to that, moving to GPL 3 has no evident benefits I know of.
Kapsaisin kremini kullanan kişilerin yaklaşık % 10'u için büyük bir faydası vardır.About 10% of people who use capsaicin cream have a large benefit.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.The utility of chest physiotherapy in pneumonia has not yet been determined.
Elsholtzia ciliatanın birçok kültürel faydası vardır.Elsholtzia ciliata has many cultural uses.
Ayrıca alçak gerilimin bir faydası da bina içi dağıtımda daha az yalıtım gerektirmesiydi.Welding also required fewer man-hours in construction.
Ama maalesef anıları olmadan ne Clary'nin kendisine ne de gölge avcılarına faydası vardır.However, due to their vantage point, neither Fages nor any of his men saw the Sacramento clearly.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.It can be seen on Beside You In Time.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.It turned out that they were not suitable for melting down.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Understanding the properties of fuzzy measures is useful in application.
Böyle bir dönemleştirme onlara göre hem olanaksız hem de faydasızdır.To do so would be both pointless and impossible.
Çünkü eşcinselliğin sana faydası yok. Bilmiyorum.- (Finebros) Why does it matter so much to other people who you love and who you marry?
"Ne faydası oldu?""How did that help you?"
Velocity-Ti performans kolyelerini takmanın faydasını görür.Veloci-Ti performance pendants.
Erkekler de eşitliğin faydasını göremiyor.Men don't have the benefits of equality either.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod