Faydalı şeyler icat etmeyi severim.Me gusta inventar cosas útiles.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Ilustre Hermandad y Cofradía del Sagrado Descendimiento de Nuestro Señor (Descendimiento).
Bunların da sağlığa faydalı olabilecekleri yönünde gittikçe daha kesin işaretler vardır.Hacían objetos que eran útiles más que los usaban para decoración.
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Se hicieron intentos para reparar y volver a abrir la vía férrea, pero fue en vano.
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.Al trabajar con una cámara lúcida es recomendable utilizar papel negro y dibujar con un lápiz blanco.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.La económica, que está interesada en lo que es útil.
TFT teknolojisinin en faydalı yönü, ekrandaki her piksel için ayrı bir transistör kullanılmasıdır.El aspecto más beneficioso de la tecnología TFT es un transistor para cada píxel en la pantalla.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.La propiedad de los bienes es una fuente de infinitas pasiones de las que vosotros estáis limpios.
İnşallah takımıma faydalı olurum.Creo en mi equipo.
Değerli, faydalı ya da güzel şeyler vardı.Lo bueno, lo útil y lo bello.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Esto puede ser beneficioso o perjudicial.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Por lo menos, parece justificable dedicarle algún estudio.
İletişim için de faydalıdır.Ayuda a mejorar la comunicación.
Maddenin katı ve sıvı formda diğer haller arasındaki faydalı mezofazlar.Mesofases útiles entre sólido y líquido forman otros estados de la materia.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Claves para el bienestar emocional de los hijos.
Çok geniş bir kullanma sahası vardır. pek çok ürün için faydalıdır.Es una costumbre de buena vecindad y de otra manera habría que tirar mucho producto.
Bununla birlikte, idrardaki glukoz ölçümleri çok daha az faydalıdır.Sin embargo, el uso de lápices de color de menor calidad tiene sus ventajas.
Ağrılı bölgeye masaj yapılması da faydalıdır.La hernia provoca dolor en la zona lumbar.
Gelgit enerjisinin %8–25'i faydalı hale dönüştürülebilir.Actualmente del 8-10% de la energía es renovable.
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.No solo esta planta tuvo problemas.
Buna rağmen bu kaynaklarda da faydalı bilgiler bulmak mümkündür.Aun así, se puede tomar una imagen útil de los mismos.
Yaşarsa faydalı yaşar.Vale la pena vivir.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Il punteggio CURB-65 è utile per determinare la necessità del ricovero negli adulti.
Bu kılcıklar sayesinde öğütülmüş olarak gelen besinlerin faydalı kısımları emilerek kana verilir.Egli invece, va a comprare dei calderoni rubati, che poi rivende a suo vantaggio.
Vert tarzında ise daha geniş tekerlerin kullanılması daha faydalıdır (genellikle 55–65 mm).È caratterizzato da lunghe pagine verticali (solitamente 55-56 centimetri, o più).
Streptokok farenjiti olan bir kişide Antibiyotikler faydalı olabilir.Una biopsia di un linfonodo può rivelarsi utile.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Farmaci antiemetici possono essere utili per il trattamento del vomito nei bambini.
Fındık, kalp ve damar sağlığı açısından çok faydalıdır.Il fiele, il cuore e il fegato possano essere utili medicamenti".
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.È necessario intraprendere quanto prima una adeguata terapia di supporto.
Teşhiste faydalı olabilecek bir yöntem ise kan alınarak hastanın HLA doku tipinin araştırılmasıdır.L'unico modo per verificare se si è portatori sani è l'analisi del DNA.
Renji, Rukia’nın hızlı olduğu için faydalı olduğunu söyler.Chi fa Reiki scopre l'importanza di dire grazie.
Logaritmalar: üstel fonksiyonların tersleri; üstel denklemleri kapsayıp çözmek için faydalıdır.Forzieri e Vasi: Basta rompere uno di questi e scoprirne il contenuto.
O bize biraz faydalı bilgi verdi.Она дала нам некоторую полезную информацию.
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.Уготовав таким образом праведную душу свою, блаженный преставился ко Господу для вселения в небесные обители.
Yaşarsa faydalı yaşar.Для жизни — благоприятный.
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Были предприняты попытки исправить аттракцион и повторно открыть его, однако все усилия были бесполезны.
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.«Множество людей спрашивают меня, почему я ношу маску.
Bununla birlikte, idrardaki glukoz ölçümleri çok daha az faydalıdır.Однако, молодые крокодилы поедают их значительно реже.
Faydalı model Patent Nedir?Лицензия на полезную модель.
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Отставание интеллектуального развития у детей.
İnşallah takımıma faydalı olurum.Могу ли я быть полезным для его команды.
Veri madenciliği, büyük ölçekli veriler arasından faydalı bilgiye ulaşma, bilgiyi madenleme işidir.Достоверность источника, однако, невелика, полагает известный ученый Р.Г. Скрынников.
Bu, tüm sistemde davranışları koordine etmek için sadece tek bir nesne gerektiği durumlarda faydalıdır.Более того, требуется лишь одно успешное проникновение, чтобы скомпрометировать всю систему.
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.Она, безусловно, будет полезна и для системы образования».
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.В холодное время нужно надевать теплую накидку.
İnşallah bundan sonra daha fazla fırsat bulacağım ve bunu da en faydalı şekilde kullanacağım.Понимаю, что мне предоставлен огромный шанс, надеюсь, что им воспользуюсь в полной мере.
Bu leylekler kuşların göçlerini anlamak için faydalı olmuştur.Это было задолго до того, как мы узнали, что воробьи — хорошие птицы.
Ekonomik: Faydalı olan şeyler ile ilgilenenler.非你莫属) для людей, которые ищут работу.
Uykunu hafızanın saklanmasına faydalı olduğu teorisi yeni bir fikir değil.نظرية أن النوم له فوائد في الاحتفاظ بالذاكرة ليست فكرة جديدة.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.إن نتيجة كورب-65 (كورب-65) مفيدة في تحديد الحاجة إلى العلاج داخل المستشفى لدى البالغين.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.في الحالات التي تكون فيها الالتهابات متعلقة بالجماع، قد يكون أخذ المضادات الحيوية بعده مفيدًا.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.صحة كالفين وفائدته للدولة جعلتاه لم يظهر شخصياً ضد سيرفيت.
Şeker hastalarına faydalıdır.رعاية مرضى البول السكري.
Ehemmiyetlerine binaen umumî hükümleri ihtiva eden bu maddelerin aynen derci faydalı görülmüştür.وهو بهذا قد نسف القانون الذي آمن به المناطقة القدماء وجعلوه نبراسهم الذي يهتدون به في تفكيرهم.
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.ويفضل ارتداء الكثير من اللابس الثقيلة في مثل هذة الايام الباردة.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.في الحالات المعقدة أو إذا فشل العلاج، قد تكون مزرعة البول مفيدة.
Bunlara ek olarak basit log kayıtlarının tutulması gerçek zamanlı eylemlerin hata ayıklamasında faydalı olur.ويمكن أن يحل احتفاظ الأطباء بسجلات صوتية محل الخدمات القانونية اللازمة لتجنب قضايا أخطاء الممارسة.
İlaç, bünyeye faydalı otlar üzerine araştırmalar yapıp ilmi çalışmalarını sürdürür.وفي الكتاب نكشف بعض سموم أفعتهم ونراقب مساراتها.
Tüberküloz menenjitte de faydalı olduğu görülmüş, en azından HIV negatif olan bireylerde.كما أنها تبدو مفيدة للمصابين بالتهاب السحايا السلّي، على الأقل أولئك غير المصابين بفيروس الايدز.
Uykunu hafızanın saklanmasına faydalı olduğu teorisi yeni bir fikir değil.A teoria de que o sono beneficia a retenção de memória não é uma idéia nova.