fayda ile cümle
fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şeker hastalarına faydalıdır.Lahko ga uživajo tudi sladkorni bolniki.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Koliko je pljučna fizioterapija pri pljučnici koristna, še ni jasno.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Visuomeniniai skirtumai gali būti grindžiami tik bendra nauda.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Koketiška“ „Kaligrafijos pamoka“ Vikiteka Encyclopaedia Britannica The Guardian Edmond de Goncourt.
İletişim için de faydalıdır.Taip pat labai svarbu bendrauti.
İnsana fayda sağlamak.Žmogui labai naudingas.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Gali būti naudingi arba žalingi.
Kemiklere de faydası vardır.Taip pat gali naudoti ir kauliukus.
Böylelikle orgon enerjisinden faydalanılacaktır.Pavyzdžiui, orgoninė energija.
İnşallah takımıma faydalı olurum.Esu patenkintas tuo, kad atliekami mano kūriniai.
Ancak taşımalı eğitimden faydalanılmaktadır.Tačiau tai galima išvystyti treniruotėmis.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.1933 m. gegužės 11 d. Saudas tapo karališkuoju princu.
Dereden sulama amaçlı faydalanılmaktadır.Gaunamas geras priėmimas iš už horizonto.
Bu durumdan faydalanarak kendini "Tüm Rusya'nın Çarı" ilan etti.Maskvos dk pradėjo skelbtis „visos Rusios viešpačiu“.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Centras – Gastos.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Saugos diržai užtikrina papildomą saugumą.
Roma Katolik Kilisesi nadiren bireylere karşı kullansa da, bu yaptırımlardan halen faydalanmaktadır.Kai kurios Romos katalikų bažnyčios tradicijos šį sąrašą praplečia arba pripažįsta tik jo dalį.
Taylor, Bismarck'ın Prusya için mümkün olan en faydalı sonuçlar için olayları manipüle ettiğini düşünüyor.Taylor arvab, et Bismarck manipuleeris sündmusi Preisimaale võimalikult kasulikumas suunas.
Birbirlerinden ayrı ayrı çalışmaları faydalarına olur mu?Mida tuleks teha, kui kummastki osapoolest eriliselt ei hoolita?
Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir.Ta vajab argumente terve mõistuse vastu.
Bu fırsattan faydalanmak isteyen David de peşinden gelir.Kui David maksab, siis tal peab olema võimalus kasu saada.
Harici modeller Zip sürücüsü syiline yüklendi ve USB 1.1 bağlantılarından faydalandı.Välised mudelid olid paigaldatud Zip-draivi stiilis korpusse, ja kasutasid standardset USB 1.1 ühendust.
(Bu noktada şunu belirtmekte fayda vardır ki; 30 kapasiteli şarjörlere 28 adet fişek doldurmak idealdir.(Võib-olla kaotas ta seegi kord, sest võimalikke tulemusi on kõigest 31.
Cahillere oturup kalkmak fayda değil zarar verir.Õitsemine ainuüksi hukkumist esile ei kustu, küll aga teeb seda viljumine.
Aksine, faydası çoktur.Vastupidi, väga palju.
Bu nedenle köpek edinmeden önce hangi ırkların ne amaçla üretildiğini öğrenmekte fayda vardır.Sellest tulenevalt tuleb enne tehismärgala ehitamist teada, milliseid aineid reovesi sisaldab.
Ayrıca cilt, egzama ve sedef hastalıklarında da faydalıdır.Samuti olevat kurkum kasulik köha, seedehäirete ja silmahaiguste korral.
Polat, Yeni misyonunda ondan da faydalanmak istemiştir.Seetõttu keeldus Paulus teda uuele reisile kaasa võtmast.
Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun.Kui ühte inimest ähvardab palju suurem kahju, siis tema võib olla see, kes satuks kõige halvemasse olukorda.
Oysaki kargalar her türlü ekin zararlısını yiyerek zaman zaman çiftçilere faydalı da olurlar.Põllumeestelt tuleb linnalaste heaks kas või viimane leivapäts ära võtta.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Goncourti auhind on kirjandusauhind, mille asutas Prantsuse kirjanik Edmond Huot de Goncourt.
Neden olarak da, risk-fayda oranının bu vakalar için düşük olmasını gösterir.Selle tõttu on nad tihti vaidluse all, et kas tehnika on väärt nii väikest energiasäästu.
Bir doğru teorisi olarak ise faydacılık neticecidir (consequentialist).Näiteks: soodsaks (kasulikuks, kasu toovaks) püsivus (ustavus).
Prostat kanseri taramasının faydası tartışmalıdır.Seda soovitatakse kasutada vähkkasvaja ravis.
Renji, Rukia’nın hızlı olduğu için faydalı olduğunu söyler.Recanati väidab, et see oli Russelli suur viga.
Bunun sebebi Japon yönteminin faydalı taraflarından kaynaklanıyordu.Need teosed on inspireeritud tema Jaapanis-käikudest.
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır. -4つ下げるように頭の中で考えてみましょう。
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.머릿속에 수 선을 그린다고 상상해 보세요
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.los lugares de los dígitos
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.O 1, aqui mesmo, este um, e se houvesse outro dígito por baixo, esta coluna é a casa das dezenas.
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.Of ik zou eigenlijk een getallenlijn kunnen tekenen;
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.toute cette colonne, ici, c'est la place des dizaines.
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.Какво имам предвид с това?
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.להתחיל בבמקום על ציר המספרים או לדמיין
16 eksi 4'ü aklımdan bulamıyorsam, aslında bunun cevabını bilmek faydalıdır.رسم خط الأرقام
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.1952, presenterade Buckminster Fuller ett särskilt högtravande förslag for Geoskopet.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Em 1952, Buckminster Fuller apresentou uma proposta particularmente audaciosa para o Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.En 1952, Buckminster Fuller a présenté une proposition particulièrement audacieuse pour le Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.En 1952, Buckminster Fuller presentó una propuesta particularmente audaz para el Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Im Jahr 1952 machte Buckminster Fuller machte fur das Geoscope einen besonders mutigen Vorschlag.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.În 1952, Buckminster Fuller a prezentat o propunere îndrăzneaţă a Geoscopului.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.In 1952, presenteerde Buckminster Fuller een bijzonder uitdagend voorstel aan Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Nel 1952, Buckminster Fuller avanzò una proposta particolarmente audace: il Geoscopio.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Pada tahun 1952, Buckminster Fuller mempresentasikan proposal yang berani kepada Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Vào năm 1952, Buckminster Fuller trình diễn một đề xuất cực kỳ táo bạo cho Geoscope.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.V roku 1952 predstavil Buckminister Fuller obzvlášť smelý návrh Geoskopu.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.W roku 1952 Buckminster Fuller zaprezentował wyjątkowo śmiały projekt Geoskopu.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.Το 1962 ο Μπακμίνστερ Φούλερ παρουσίασε την ιδιαιτέρως παράτολμη πρότασή του για το Kατοπτρικό Στερεοσκόπιο.
1952'de, Buckminster Fuller Geoscope için kısmen faydalı bir teklif sundu.През 1952 Букмайстър Фюлър представи особено дръзко предложение за Геоскоп.
2,5 milyar insanın sağlık hizmetlerinden faydalanma imkanı yok.2,5 bilhões de pessoas não tem serviços de saneamemento.