Atık ısı çevrede kayıp olmak yerine faydalı bir şekilde kullanılabilir.Otpadna toplina se gubi u okolišu umjesto da se ponovo iskoristi.
Flavonoidlerin potansiyel yan etkileri düşünülürse faydalı olup olmadığı tartışmalıdır.Korist od flavonoida je upitna, uz moguće nuspojave.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Korist od fizikalne terapije prsnog koša kod pneumonije nije još potvrđena.
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Hiperbarična oksigenacija se pokazala korisnom kao dodatak uobičajenoj terapiji.
Faydalı mikroorganizmaları uyarır.Koristi se i kod jakih mikrovalnih odašiljača.
Sık sık arkanıza bakmakta fayda var.Često služe za privlačenje pozornosti.
Ancak bu aşıdan toplumun sadece çok küçük bir kısmı faydalanabilmektedir.Dakako, samo jedan manji dio svega toga mogao bi se učinkovito iskorištavati.
Çok geniş bir kullanma sahası vardır. pek çok ürün için faydalıdır.Ima ljekovita svojstva i koristi se za pravljenje mnogih proizvoda.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.U slučajevima gdje su infekcije vezane uz snošaj, može biti korisno uzimanje antibiotika poslije snošaja.
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.Fasciotomija može biti od koristi kod opeklina električnom strujom.
He 111'in geliştirilme sürecinde, bu prototipten faydalanılmıştır.Već 117 dana nakon narudžbe prototip je bio spreman za testiranje.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Ono može biti štetno i korisno.
Mide bulantısı ilaçları çocuklarda kusma tedavisinde faydalı olabilir.Antiemetici mogu biti korisni u liječenju povraćanja kod djece.
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.Postoji velik broj dostupnih lijekova.
Bu reaksiyon ısısından sanayide büyük ölçüde faydalanılır.U praksi stvarni toplinski strojevi zaostaju znatno za ovim stupnjem iskorištenja.
Talmud'un belirli bölümlerinde cinlerden faydalanıp şeytanların kullanılması gerektiği yazar.Talmud na mnohých miestach hovorí o veľkosti tých, ktorí vedeli odpúšťať.
Bunu gerçekleştirirken oldukça fayda sağlayan araçlar kullanır.Z týchto dôvodov sa bezprostredne po automutilácii cíti celkom dobre.
Şimdi buna göre okumakta fayda var.Fakt si to len treba prečítať.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Oddelenie dobrých od zlých sa má odohrať na moste, cez ktorý sú prevádzaní.
Bunun için kalite kontrol birimlerinden faydalanmak mümkündür.Zaujímavé je z tohto pohľadu sledovať kapacitu USB klúčov.
Fakat Filaret bu durumdan faydalanarak kendi hesabına çalışmıştır.Karol Róbert bol však rozhodnutý túto situáciu využiť vo svoj prospech.
Bu idari bölünlenmeyi daha iyi anlamak için aşağıdaki tablo faydalı olabilir.Pre lepšie pochopenie využitia tohto princípu poslúži vytypovanie porovnateľného pravidla.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Družbene razlike smejo temeljiti samo na splošnem interesu.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.V zapletenih primerih ali če je zdravljenje neuspešno, lahko pomaga kultura na osnovi urina.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Točkovanje po CURB-65 je koristno pri odločanju, ali je odraslo osebo treba hospitalizirati.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.V primerih, ko so okužbe povezane s spolnim odnosom, je lahko da jemanje antibiotikov po odnosu koristno.
Uçak F-22'de kullanılan teknolojilerden faydalanılarak üretilmiştir.K temu bi pripomogla tehnologija, ki jo že ima F-22.
Faydacılığın ilk taraftarlarından ve felsefi anarşizmin ilk modern destekçilerinden biri olarak kabul edilir.Velja za enega prvih predstavnikov utilitarizma in je prvi sodobni zagovornik anarhizma.
Çok geniş bir kullanma sahası vardır. pek çok ürün için faydalıdır.Vsekakor pa je tam moč najti veliko uporabnega za otroke.
Bebeklerde iştahı açar ve annenin sütüne çok faydalıdır.Reserpin prehaja v materino mleko in je škodljiv za dojene otroke.
Bunların tecrübelerinden faydalandı.Prideš zaradi izkušenj.
İnsana fayda sağlamak.Da služimo človeštvu?
İleriki bahisler açısından, ıraksamayı temel bir yaklaşımla değerlendirmek de faydalı olur.Za kasnejšo analizo bo koristno videti divergenco na osnovnem nivoju.
Bu özellikleri biraz açarsak korunma bakımından bazı faydalı sonuçlar elde etmek mümkün olur.Če bi počakali le nekaj sekund bi jim bila morda omogočena varna rešitev.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Ker lahko tudi pomaga, je zmanjšati število komarjev in se izogibati pikom.
Bu göçün faydalı yönleri de yok değildi.Ta potovanja po kopnem niso imela takojšnjega učinka.
İlde elektrik üretiminde en çok hidroelektrik enerjiden faydalanılmaktadır.Danes se hidroenergija koristi predvsem za proizvodnjo električne energije.
Böylece GPU nun gelişmiş özellikerinden daha rahat faydalanılır.Slikovna diagnostika pride v upoštev pri že bolj razvitih oblikah FTD.
Ayrıca güneş enerjisinden faydalanılmaktadır.S tem se poveča izkoristek sončne energije.
Ancak bu faydalar gelişmiş bir sayaç altyapısı sayesinde elde edilebilir.Lahko rečemo, da je tako zaradi varčevanja s plodno zemljo.
Şeker hastalarına faydalıdır.Lahko ga uživajo tudi sladkorni bolniki.
Pnömonide göğüs fizyoterapisinin faydası henüz belirlenmemiştir.Koliko je pljučna fizioterapija pri pljučnici koristna, še ni jasno.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Visuomeniniai skirtumai gali būti grindžiami tik bendra nauda.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Koketiška“ „Kaligrafijos pamoka“ Vikiteka Encyclopaedia Britannica The Guardian Edmond de Goncourt.
İletişim için de faydalıdır.Taip pat labai svarbu bendrauti.
İnsana fayda sağlamak.Žmogui labai naudingas.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Gali būti naudingi arba žalingi.
Kemiklere de faydası vardır.Taip pat gali naudoti ir kauliukus.
Böylelikle orgon enerjisinden faydalanılacaktır.Pavyzdžiui, orgoninė energija.
İnşallah takımıma faydalı olurum.Esu patenkintas tuo, kad atliekami mano kūriniai.
Ancak taşımalı eğitimden faydalanılmaktadır.Tačiau tai galima išvystyti treniruotėmis.
11 Mayıs 1933 tarihinde babasının Kral oluşundan faydalanarak ülkenin veliaht-prensi oldu.1933 m. gegužės 11 d. Saudas tapo karališkuoju princu.
Dereden sulama amaçlı faydalanılmaktadır.Gaunamas geras priėmimas iš už horizonto.
Bu durumdan faydalanarak kendini "Tüm Rusya'nın Çarı" ilan etti.Maskvos dk pradėjo skelbtis „visos Rusios viešpačiu“.
Değer= Faydalar – Maliyetler.Centras – Gastos.
Emniyet için ağırlık kemeri kullanmakta fayda vardır.Saugos diržai užtikrina papildomą saugumą.
Roma Katolik Kilisesi nadiren bireylere karşı kullansa da, bu yaptırımlardan halen faydalanmaktadır.Kai kurios Romos katalikų bažnyčios tradicijos šį sąrašą praplečia arba pripažįsta tik jo dalį.
Taylor, Bismarck'ın Prusya için mümkün olan en faydalı sonuçlar için olayları manipüle ettiğini düşünüyor.Taylor arvab, et Bismarck manipuleeris sündmusi Preisimaale võimalikult kasulikumas suunas.
Birbirlerinden ayrı ayrı çalışmaları faydalarına olur mu?Mida tuleks teha, kui kummastki osapoolest eriliselt ei hoolita?
Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir.Ta vajab argumente terve mõistuse vastu.