Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.兄であるエドモン・ド・ゴンクールと共同執筆を行った。
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.炎を用いたスタント自体が大掛かりなものだった。
Cahillere oturup kalkmak fayda değil zarar verir.セーフティー 負けてもダメージはないが退場となる。
İzotopik kayıtlardan faydalanılarak sesten kaynaklanabilecek hatalar azaltılmıştır.彼の言い間違いを集めたレコードさえ出ている。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.ある意味で、これは18世紀から19世紀における功利主義の発展の前兆であったともいえる。
Bu derslere katılanlar deneyimledikleri etkileyici faydaları akraba ve arkadaşlarına anlattılar.こうしてできた物が親戚や友人に配られた。
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.いくつかの根拠はマスクの使用を支持している。
Parmak izi yanında bunlardan da faydalanılmaktadır.指紋の検出にも使われる。
Babası her zaman ona Faydasız der.彼らはいつも役に立たないことについて議論していた。
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.これらにより、子供の精神的予後が改善する。
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.寒冷地の市井では毛織物が用いられる。
İletişim için de faydalıdır.地球との通信でも有利である。
Arkasında faydalı, edep sâhibi çocuklar bıraktı.悪所にてスリやかっぱらいで生計を立てていた子供。
Bu derenin birçok köye sulama yönünden faydaları olduğu için dere boğazı adı verilmiştir.地形が危険のため怪我人が多くでることから、この名前がついた。
Ancak Pr'ı ( PageRank ) yüksek olan sitelerden link almak daha faydalıdır.^ 伊達宗基より偏諱の授与を受ける。
Yaşarsa faydalı yaşar.短命何益。
TKC'ye göre faydalı köpekler kategorisindedir.※JKC犬種別犬籍登録頭数による。
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.酵素の立体構造が分かると、速度論的な情報の解釈に有利である。
Bu daha faydalı bir şey." demiştir.役に立つことがあるのではないか」と述べた。
Ancak bu faydalar gelişmiş bir sayaç altyapısı sayesinde elde edilebilir.私がそうしてもらったので、そういう育ち方のポジティブ面をあげられる。
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.「実事求是の学」とも。
Transhümanizm ve Tekno- gelişimcilik ise teknolojinin topluma faydalı olduğunu savunur. ^一方、トランスヒューマニズムなどの支持者は、テクノロジーの継続的進歩が社会や人間性にとって有益だと主張する。
Aynı zamanda gizli anahtarlama sisteminin sağlandığı hızdan faydalanılır.また、打鍵されたキーの位置によって変化速度を調整できるキーフォローも用意されている。
Taşların tekrar oluşmasından faydalanarak bunu düşmanları öldürmekte kullanabiliriz.盗まれた宝石は敵を倒すことで取り戻せる。
Bu sıvı sayesinde, hem anne ve bebek birbirlerinden faydalanırlar hem de korunmuş olurlar.母と子、共に健康にとって恩恵があるためである。
Sütün dışında besinsel faydaları vardır.牛乳以外の乳製品を用いたカプチーノもある。
Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.主に統合失調症、躁病の治療薬として用いられる。
Sovyetler, bu sayede Yuri'den faydalanmıştır.そのためユウちゃんからライバル視されている。
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.有人試圖修理和重新開放鐵路,但無濟於事。
ICF'yi kullanmanın hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için faydaları var.使用ICF,對服務對象與健康專業人員都有好處。
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.社会区隔只应建立在共同利益的基础之上。
Bu transferler en çok faydayı sayısı artırılmış olan geçitlerden görürler (x2, x4, vb. )这样的传输受益于增加的传输通道(x2, x4 等)。
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.USPSTF認為檢測的益處並不超過可能存在的弊端。
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.因此在使用投影描绘器时,使用白铅笔在黑纸上画比较好。
Karaciğere faydalıdır.對腸胃有益。
Faydalı mikroorganizmaları uyarır.•鼓勵有益微生物。
Faydacı: Zaman, para, ve kaynaklar bakımından bütün yatırımlardan getiri elde etmeye duyulan tutku.后重賜恩典,移住襄州,授太子率府率,給予祿錢。
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.酶的结构的知识有助于解释动力学数据。
(26,455 lb.)’lik faydalı yükü taşıyabileceği 12 adet yükleme noktası da mevcut.另外,本作設有12種可以解鎖的「特技挑戰」關卡。
Soyanın insan sağlığına faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu tartışılmıştır.這很難說這些對人體健康有利或不利。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.某种程度上,这预示了18到19世纪发展的功利主义的出现。
Çiçekler, kuşlardan faydalanmak için onlara yakınsayarak evrilmiştir.而鸟儿们也都来到树枝上憩息。
Fakat Filaret bu durumdan faydalanarak kendi hesabına çalışmıştır.但是皮卡尔为了人类的利益,通过了这个测试。
Aşırılık durumunda ise faydalar zarara dönmektedir.幸得湊的相救,才免至重傷。
Bilginin faydası ve bilgisizliğin zararı hakkında olan konuyu işlemiştir.猪头的笑话多是关于他的没用和无知。
Faydalı çıkış elektriksel güç, mekanik güç veya ısı olabilir.輸出的可利用能量可能是電能、機械功或是熱量。
Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler.”若以之分防各口,不惟無益而且有害。
Daha sonra, dolaylı yollarla yaptığımız deneylerden faydalanarak daha fazla bilgi türetmeye çalışırız.因此,我們需要更多的實驗去確認濾泡形成的進程。
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.此外,也可能需要降低蚊子的數量且避免被蚊子叮咬。
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.同样,最好首先进行一些思维实验。
Bu test, hücre duvarlarının türüne göre çok farklı olan iki bakteri tipini ayırmakta son derece faydalıdır.通过这种测试我们可以区分两种细胞壁结构不同的细菌。
Ayrıca TCDD Yollarından faydalanılmaktadır.) 我們現在明白了TDAC的運作原理。
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.加尔文脆弱的健康状况以及他对于国家的作用使得他个人并未表现出对塞爾韋特的反对。
Kayalıkların arasından çıkan oldukça soğuk ve faydalı bir sudur.這地區為丘陵地帶,荒涼而寒冷。
Bunun faydaları Sosyal Güvenlik'e ek gelir demektir.該項稅收將用於社會福利。
Sistemlerden yararlanma ve verimlilik gelişmeleri çoğunlukla %10-20’lik bir fayda artışı sağlar.原先利用率只有10-20%的系统利用效率增加了。
Medresesiyle namlı Karacahisar.” faydalanabilmektedir.’黄遣人往验,果然!由是复使用之”。
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.除传统疗法外,高压氧法可能是有益的。
Trabzon hurması ^ Faydaları番外篇BONUS TRACKS
Fakat faydalarına ve sağladıklarına istinaden kaybedilen performansa razı olunur.滿足你們所擁有的事物,並且好好利用它們。