fayda ile cümle
fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Faydalı olabilecek bir dizi tedavi mevcuttur.Hiện có nhiều loại thuốc điều trị rất có hiệu quả.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Goncourt là một giải thưởng văn học Pháp được sáng lập theo di chúc của Edmond de Goncourt vào năm 1896.
Gene de daha ayrıntılı çalışmalara başlangıç olarak faydalı sayılırlar.Tuy nhiên, chúng là điểm khởi đầu hữu dụng cho công việc phân loại.
Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz" demiştir.Vì các chư hầu không tham dự đủ để giúp Sở nên việc không thành thôi".
Buna ek olarak, çeşitli sosyal yardım faydaları geliştirildi.Hơn thế, phúc lợi của toàn xã hội cũng được gia tăng.
Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.Tuy nhiên sự tập trung này có hại hơn là có lợi.
Ve tüm bu faydalar ek bir ücret ödemeden gelir.Tuy nhiên, tất cả những lợi thế đi kèm với một mức giá.
Şeker hastalarına faydalıdır.Dùng thường ngày cho bệnh nhân tiểu đường.
Penisilinin ilk olarak uygulanacağı şahıslara penisilin deri testi yapmakta fayda vardır.Ban đầu penicillin được chiết xuất từ nấm penicillin.
Ama yine de üretici ve uygulayıcı detaylarına başvurmakta fayda vardır.Có tiêu chuẩn áp dụng cho cả các tổ chức sản xuất và dịch vụ.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.此れ朕の願なれば、敢へて或(まど)ひ懈(おこた)ること無(な)かれ。
Hepsini en güzel ve en faydalı biçimde terbiye eden Rabbimizin rahmetini, keremini okuruz.主の「לאהבי」(愛人)であることに対する見返りが、主の「חסד」(慈悲)である。
Ehl-i kitaptan olanlar, ölümlerinden önce gerçeği öğrenip inanacaklar, fakat bunun faydası olmayacaktır.また信者の貞節な女、あなたがた以前に、啓典を授けられた民の中の貞節な女も。
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.遺産には積極財産(プラスの財産)と消極財産(マイナスの財産)がある。
Gecenin karanlığından faydalanıp kaçmaya çalışanlar yakalanır.呪い師 白夜の呪術を修める者。
Âyinlerde çoğunlukla sembollerden ve ilahî kavramlardan faydalanılır.ほとんどの仲間は間鰓蓋骨と鰓条骨をもつ。
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.社会的差別は、共同の利益の上にのみ設けることができる。
Bunlardan sonra gelen müfessirler, bunlardan faydalanmışlardır.それらは後ほど希望者に実費で配布された(部外者も購入できる)。
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.兄であるエドモン・ド・ゴンクールと共同執筆を行った。
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.炎を用いたスタント自体が大掛かりなものだった。
Cahillere oturup kalkmak fayda değil zarar verir.セーフティー 負けてもダメージはないが退場となる。
İzotopik kayıtlardan faydalanılarak sesten kaynaklanabilecek hatalar azaltılmıştır.彼の言い間違いを集めたレコードさえ出ている。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.ある意味で、これは18世紀から19世紀における功利主義の発展の前兆であったともいえる。
Bu derslere katılanlar deneyimledikleri etkileyici faydaları akraba ve arkadaşlarına anlattılar.こうしてできた物が親戚や友人に配られた。
Bazı bulgular maske takmanın da faydalı olduğunu göstermektedir.いくつかの根拠はマスクの使用を支持している。
Parmak izi yanında bunlardan da faydalanılmaktadır.指紋の検出にも使われる。
Babası her zaman ona Faydasız der.彼らはいつも役に立たないことについて議論していた。
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.これらにより、子供の精神的予後が改善する。
Serin havalarda bir kazak giydirilmesi faydalıdır.寒冷地の市井では毛織物が用いられる。
İletişim için de faydalıdır.地球との通信でも有利である。
Arkasında faydalı, edep sâhibi çocuklar bıraktı.悪所にてスリやかっぱらいで生計を立てていた子供。
Bu derenin birçok köye sulama yönünden faydaları olduğu için dere boğazı adı verilmiştir.地形が危険のため怪我人が多くでることから、この名前がついた。
Ancak Pr'ı ( PageRank ) yüksek olan sitelerden link almak daha faydalıdır.^ 伊達宗基より偏諱の授与を受ける。
Yaşarsa faydalı yaşar.短命何益。
TKC'ye göre faydalı köpekler kategorisindedir.※JKC犬種別犬籍登録頭数による。
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.酵素の立体構造が分かると、速度論的な情報の解釈に有利である。
Bu daha faydalı bir şey." demiştir.役に立つことがあるのではないか」と述べた。
Ancak bu faydalar gelişmiş bir sayaç altyapısı sayesinde elde edilebilir.私がそうしてもらったので、そういう育ち方のポジティブ面をあげられる。
Bu da "siyasi öğretim de faydalı olmak"tır.「実事求是の学」とも。
Transhümanizm ve Tekno- gelişimcilik ise teknolojinin topluma faydalı olduğunu savunur. ^一方、トランスヒューマニズムなどの支持者は、テクノロジーの継続的進歩が社会や人間性にとって有益だと主張する。
Aynı zamanda gizli anahtarlama sisteminin sağlandığı hızdan faydalanılır.また、打鍵されたキーの位置によって変化速度を調整できるキーフォローも用意されている。
Taşların tekrar oluşmasından faydalanarak bunu düşmanları öldürmekte kullanabiliriz.盗まれた宝石は敵を倒すことで取り戻せる。
Bu sıvı sayesinde, hem anne ve bebek birbirlerinden faydalanırlar hem de korunmuş olurlar.母と子、共に健康にとって恩恵があるためである。
Sütün dışında besinsel faydaları vardır.牛乳以外の乳製品を用いたカプチーノもある。
Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.主に統合失調症、躁病の治療薬として用いられる。
Sovyetler, bu sayede Yuri'den faydalanmıştır.そのためユウちゃんからライバル視されている。
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.有人試圖修理和重新開放鐵路,但無濟於事。
ICF'yi kullanmanın hem sağlık profesyonelleri hem de hastalar için faydaları var.使用ICF,對服務對象與健康專業人員都有好處。
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.社会区隔只应建立在共同利益的基础之上。
Kâr (kazanç) ve yarar (fayda) sağlamayı amaçlar.勳勞宜賞,不吝千金;無功望施,分毫不與。
Bu transferler en çok faydayı sayısı artırılmış olan geçitlerden görürler (x2, x4, vb. )这样的传输受益于增加的传输通道(x2, x4 等)。
USPSTF, bu testin potansiyel faydalarının beklenen zararlarına üstün olmadığı kararına varmıştır.USPSTF認為檢測的益處並不超過可能存在的弊端。
Camera lucida ile çalışırken siyah kâğıt kullanmak ve beyaz kalem ile çizmek faydalıdır.因此在使用投影描绘器时,使用白铅笔在黑纸上画比较好。
Karaciğere faydalıdır.對腸胃有益。
Faydalı mikroorganizmaları uyarır.•鼓勵有益微生物。
Faydacı: Zaman, para, ve kaynaklar bakımından bütün yatırımlardan getiri elde etmeye duyulan tutku.后重賜恩典,移住襄州,授太子率府率,給予祿錢。
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.酶的结构的知识有助于解释动力学数据。
(26,455 lb.)’lik faydalı yükü taşıyabileceği 12 adet yükleme noktası da mevcut.另外,本作設有12種可以解鎖的「特技挑戰」關卡。
Soyanın insan sağlığına faydalı mı yoksa zararlı mı olduğu tartışılmıştır.這很難說這些對人體健康有利或不利。
Bu bir anlamda, fayda teorisinin 18.-19. yüzyılda gelişeceğinin bir habercisi idi.某种程度上,这预示了18到19世纪发展的功利主义的出现。