Ana içeriğe geç
Sözlük

fayda ile cümle

fayda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Örneğin bir kişi yalan söylerse en fazla faydayı elde edeceği bir durumda olsun.Jos esimerkiksi jollakulla on anteliaisuuden hyve, hän käyttäytyy tietyissä tilanteissa anteliaasti.
Kistik pankreas fibrozu olan çocuklara E vitamini vermek faydalıdır.Kolistiinia voidaan käyttää kystistä fibroosia sairastaville potilaille.
Son araştırmalar insanların 650.000 senedir giyimden faydalanmakta olduğunu göstermektedir.Vaatetäin perimän avulla on arvioitu, että ihmiset ovat pukeutuneet yli 100 000 vuotta.
Sütün dışında besinsel faydaları vardır.Verhiön ulkopuolella on mesirauhasia.
Bunu aklımızda tutarak içeriğimizi faydalı bulan herkesle paylaşmak istiyoruz." diyerek özetlemiştir.Tämä mielessä haluamme jakaa sisältömme kenen tahansa kanssa, jolle siitä voisi olla hyötyä."
Şikayet etmenin faydası yok.Valittaminen on hyödytöntä.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.Ο δείκτης CURB-65 είναι χρήσιμος για να διαπιστωθεί η ανάγκη εισαγωγής στους ενήλικες.
Okaliptus ağaçları ise günde ortalama 400 litre su harcadıklarından bataklıkları kurutmada faydalıdırlar.Οι Καταριανοί καταναλώνουν μεγάλες ποσότητες νερού την ημέρα, χρησιμοποιώντας περίπου 400 λίτρα.
Faydacılık sağduyu ile çeliştiği için de eleştirilmiştir.Είναι επίσης καλό να τον επικαλεστείς σε μονομαχίες. "
Hiperbarik oksijen tedavisi de geleneksel tedavilere ilaveten faydalı olabilmektedir.Πρόσθετα στις παραδοσιακές θεραπείες μπορεί να χρησιμοποιηθεί και υπερβαρική οξυγόνωση.
Parmak izi yanında bunlardan da faydalanılmaktadır.Αυτό τώρα επιβεβαιώνεται από αποτυπώματα γούνας.
Bu özellikle log (sistem tarafından tutulan günlük dosyaları) dosyalarını izlemek için çok faydalıdır.Το χαρακτηριστικό αυτό είναι ιδιαίτερα χρήσιμο για την παρακολούθηση αρχείων συμβάντων (log files).
Bu çizgiler yavruların çalıların arasında daha iyi saklanmaları için faydalıdır.Αυτά τα σμήνη διευκολύνουν στα αρσενικά να είναι καλύτερα ευκρινή στα θηλυκά.
Washington Enstitüsü’nün değerli çalışmalarından çok faydalandım.«Γνωριμία με την πολύτιμη συλλογή του Γιώργου Κωστάκη».
Demir yolunun onarılması ve yeniden açılması girişimleri yapıldı ancak faydalı olmadı.Έγιναν προσπάθειες να διορθωθεί η τροχιά και να διασωθεί η αποστολή, αλλά δεν είχαν επιτυχία.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Κοινωνικές διακρίσεις γίνονται μόνο με γνώμονα το κοινό συμφέρον.
Komplike vakalarda veya tedavinin başarısız olduğu durumlarda bir idrar kültürü faydalı olabilir.Σε περίπλοκες περιπτώσεις ή αν η θεραπευτική αγωγή αποτύχει, ίσως να είναι χρήσιμη μια καλλιέργεια ούρων.
Flavonoidlerin potansiyel yan etkileri düşünülürse faydalı olup olmadığı tartışmalıdır.Τα οφέλη των φλαβονοειδών αμφισβητούνται με πιθανές παρενέργειες.
Bu daha faydalı bir şey." demiştir.Αυτό θα σας βοηθήσει πολύ."
Yaşarsa faydalı yaşar.Φαίνεται να είναι αποτελεσματικό για τη ζωή.
Ateşin içinden gelen bir kimse çok faydalı olacaktı.Αυτό το φαινόμενο είναι χρήσιμο στην πυρόσβεση.
14:21 Taşlanmaya hükümlü öküzden faydalanma Ex.Στις 14:21 το σώμα του αιωρείτο άψυχο.
Sık sık arkanıza bakmakta fayda var.Συχνά, αποσκοπεί στο δικό του κέρδος.
Penisilinin ilk olarak uygulanacağı şahıslara penisilin deri testi yapmakta fayda vardır.Στα παιδιά μπορεί να χρησιμοποιηθεί η δοκιμασία πενικιλαμίνης.
Çekiç faydalı olur, tornavida da aynı şekilde.Το σφυρί θα είναι χρήσιμο, και το κατσαβίδι.
Kitapta Meşrûtiyet'in gerekliliği, faydaları ve İslâm'a aykırı olmadığı anlatılır.Derpå udlægger han skriften for dem: Skulle Kristus ikke lide dette og gå ind til sin herlighed?.
Yapısal olarak aralarında aşağı düşmüş bir blok olan iki normal faydan oluşmuşlardır.Strukturelt består de af to almindelige forkastninger med en nedfaldet blok imellem.
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.Kendskab til enzymets struktur er hjælpsom når kinetiske data skal fortolkes.
Sosyal farklılıklar ancak ortak faydaya dayanabilir.Sociale forskelle kan kun be­grundes med almenvellet.
Dragoon planının sunmuş olduğu faydalardan biri, Marsilya Limanı'nın ele geçmesiydi.En planlagt fordel ved Dragoon var erobringen af den vigtige havn i Marseille.
Şeker hastalarına faydalıdır.Patienter med sukkersyge.
Calvin'in hassas sağlığı ve devlete olan faydalılığı Servet'e kişisel olarak karşı olduğunu belli etmiyordu.Calvins skrøbelige helbred og brugbarhed for staten betød, at han ikke personligt deltog i sagen mod Serveto.
Yetişkinlerde hastaneye yatış ihtiyacının belirlenmesinde CURB-65 puanı faydalıdır.CURB-65-scoringsredskabet er en nyttig metode til at vurdere, hvorvidt voksne skal indlægges.
Aynı zamanda Sefe değişkeni yıldızlarıyla ilgili çalışmalarda da faydalanılmıştır.Desuden beskæftigede han sig med undersøgelser af foranderlige stjerner.
Bu rekabet benim için de faydalı olacak.Dette vil være hold i konkurrencen.
Bunlardan daha çok ormandan kesilen ağaç kütüklerini taşımak için faydalanılır.Man brugte mere trækul hertil, end skovene kunne give.
Araştırmalara göre sıcak çikolata, sağlığa faydalı olabilen büyük oranda antioksidan bulunmaktadır.Undersøgelser har vist, at varm chokolade indeholder store mængder af antioxidanter, som styrker ens helbred.
The Perks of Being a Wallflower (Türkçe: Saksı Olmanın Faydaları) 2012 ABD yapımı dram filmi.The Perks of Being a Wallflower er en amerikansk ungdomsfilm fra 2012.
Daha faydacı bir ders Edmond de Goncourt tarafından çıkarıldı.Lykkeper er en film instrueret af Fritz Magnussen.
Birincisi o malın kişiye sağladığı fayda, ikincisi o malın başka mallarla mübadele değeri.For den første fik han hæderlig omtale, for den anden en pengebelønning.
Enfeksiyonların cinsel ilişkiye bağlı olduğu durumlarda, sonra da antibiyotik alımı faydalı olabilir.Hvis infektionerne kommer af samleje, kan det hjælpe at tage antibiotika bagefter.
Zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.Depressionspiller gør større skade end gavn.
Ulus, ayrıca ekonomik ölçeklerden de faydalandı.Også byggebranchen har nydt godt af det økonomiske boom.
Direnç eğitimi de faydalıdır ve en etkili yöntem, her iki egzersiz türünün birlikte yapılması olabilir.Styrketræning er også nyttigt, og en kombination af de to typer motion er det bedste.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Denne påvirkning kan være enten fordelagtig eller ufordelagtig.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.Han brokkede sig over, at han ikke blev brugt ordentligt.
Durumdan faydalanmak isteyen Penah Han ise, Erdebil'i işgal etti.Den som går på villstrå, gjør det til eget tap.
Uzmanların genel kanısına göre Daniel 4, Nabonidus gelenek ve efsanelerinden faydalanmıştır.Forskernes generelle konsensus er at Daniels bok 4 har lånt fra tradisjonene og legendene om Nabonidus.
Bu durumda onları faydalandırın."Hold dere unna dem!»
Çocukların Zihinsel gelişimine çok faydalıdır.Det foregår mye forskning på barns sosiale utvikling.
Buna herkesin şaşkınlığından faydalanan Leporello hemen oradan kaçar.Det viser seg at Ocelot har lurt alle fra begynnelsen av det hele.
Uranyum içeriğinin belirlenmesinde bu durumdan da faydalanılmaktadır.Eksempelvis brukes uran til dette formålet.
Çiçekler, kuşlardan faydalanmak için onlara yakınsayarak evrilmiştir.Det er også blitt hevdet at slangene stammer fra øgler som stod nær varanene.
Xbox Live ücretsiz bir servistir ama bazı özeliklerden faydalanmak için ücret ödemeniz gerekmektedir.Det er ikke nødvendig å kjøpe Nexon cash, men det gjør at du får fordeler.
Bunun faydasını uzun vadede görürsünüz.Dette ville lønne seg på lang sikt.
Rusların bu tasarısı ilk aşamada pek faydalı olmadı.De portugisiske myndighetene sendte bortimot ingen hjelp i disse vanskelige tidene.
Bu reaksiyon faydalı veya zararlı olabilir.Kraftvirkningen kan være tiltrekkende eller frastøtende.
İleriki bahisler açısından, ıraksamayı temel bir yaklaşımla değerlendirmek de faydalı olur.For senere bruk, vil det også være nyttig å se divergensen på et fundamentalt nivå.
Steroidler de faydalı olup (vizköz lidokain gibi).Steroidsalver finnes som milde (Gr.
Araştırmalara göre sıcak çikolata, sağlığa faydalı olabilen büyük oranda antioksidan bulunmaktadır.Nyere forskning har antydet at kakao kan gi en god helseeffekt pga. sitt høye innhold av antioksidanter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod